İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/23746 Karar: 2025/4083 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/23746 K.2025/4083

8. Ceza Dairesi 2024/23746 E. , 2025/4083 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/332 Değişik İş SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şüpheli ... hakkında genel güvenliğin kasten tehli

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/23746 E. , 2025/4083 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/332 Değişik İş SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şüpheli ... hakkında genel güvenliğin kasten tehli

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/23746 E. , 2025/4083 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/332 Değişik İş SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şüpheli ... hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan yapılan soruşturma sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 25.09.2023 tarihli ve 2023/32185 sayılı iddianame düzenlendiği, .......... Asliye Ceza Mahkemesinin 01.09.2023 tarihli iddianamenin değerlendirilmesi kararı ile şüpheli hakkında üzerine atılı suçun taksirle işlenebilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verildiği ve anılan karara karşı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın ..........Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2023 tarihli ve 2023/332 Değişik İş sayılı kararıyla reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/1953 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96270 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96270 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Ankara 71. Asliye Ceza Mahkemesince, hakkında mala zarar verme suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilen şüpheli hakkında korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan cezalandırılması sebebiyle dava açılmasının çelişki oluşturduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 170/1-c maddesinde düzenlenen suçun taksirle işlenebilen suçlardan olmadığı, olayda suç işleme kastı olmayan eylemini taksirle işlediği kabul edilen şüpheli hakkında anılan Kanun'un 170/1-c maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle dava açılmasının şüphelinin lekelenmeme hakkını ihlal ettiği gerekçesi ile iddianamenin iadesine karar verildiği ve itirazın reddedildiği anlaşılmış ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği nazara alındığında, somut olayda şüphelinin aynı eylem ile birden fazla suçun oluşmasına neden olduğu şüpheli ile müştekiler arasında husumet olmadığından şüphelinin mala zarar verme kastı ile hareket etmediği, eylemin bütün olarak korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçunu oluşturduğu hususunda kamu davasını açmaya elverişli yeterli delile ulaşıldığının görülmesi üzerine 5271 sayılı Kanun'un 170/2. maddesi uyarınca iddianame tanzim edildiği, iddianame tanzim edilirken suçun vasıflandırılmasının Cumhuriyet savcısına ait olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 174/2. Maddesindeki "suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez" hükmü gereğince hukuki nitelendirme sebebiyle iddianamenin iade edilemeyeceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 174. maddesinde iddianamesinin iadesi müessesesi düzenlenmiştir. Bu kurumla, kamu davasının açılmasından evvel kanuni şartları taşımayan, yeterli bilgileri içermeyen ve hatalı düzenlenen iddianamelerin bir nevi süzgeçten geçirilip filtrelenerek yargının faaliyetinin hızlandırılması, makul sürede yargılamanın gerçekleştirilmesi, gereksiz davaların önüne geçilmesi, lekelenmeme hakkının korunması amaçlanmaktadır. 2. 5271 sayılı Kanun'un 174/2. maddesinde ise, suçun hukuki nitelendirmesi nedeniyle iddianamenin iade edilemeyeceği belirtilemektedir. Ceza muhakemesinde yaptığı soruşturmadan sonuç çıkarma görevi olan Cumhuriyet savcısının, sonuç çıkarma aşamasında suçun hukuki niteliğini takdir etme hakkı da bulunmaktadır. Buna göre yapılan soruşturma sonucunda, tipik fiilin, Kanun’un hangi maddesindeki suçu oluşturduğunu Cumhuriyet savcısı gösterecek, ancak hakim, bu gösterim ile bağlı olmayacaktır. Hakim, hükmünü, 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine göre; iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verecektir. Hakimin, Cumhuriyet savcısının yaptığı nitelendirme ile bağlı olmadığı için iddianameyi bu yönde de iade edemeyeceği 5271 sayılı Kanun'un 174/2. maddesinde hüküm altına alınmıştır. 3. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Ankara 71. Asliye Ceza Mahkemesince "...şüphelinin üzerine atılı suçu düzenleyen TCK'nın 170. maddesinin başlığından da anlaşılacağı üzere TCK'nın 170/1-c maddesinde düzenlenen suçun taksirle işlenebilen suçlardan olmadığı, olayda suç işleme kastı bulunmayan, eylemini taksirle işlediği kabul edilen şüpheli hakkında TCK'nın 170/1-c maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle dava açılmasının şüphelinin lekelenmeme hakkını ihlal ettiği..." gerekçesiyle, 25.09.2023 tarihli iddianame iade edilmiş ise de, mahkemece tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre suça konu eylemin hukuki vasıflandırmasının yapılmasının gerektiği anlaşılmakla, Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesince iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2023 tarihli ve 2023/332 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla