İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/2392 Karar: 2024/8287 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/2392 K.2024/8287

8. Ceza Dairesi 2024/2392 E. , 2024/8287 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3821 E., 2023/264 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemes

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/2392 E. , 2024/8287 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3821 E., 2023/264 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemes

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/2392 E. , 2024/8287 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3821 E., 2023/264 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2022 tarihli ve 2021/100596 Soruşturma, 2022/11126 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi ile 53, 54, 58 ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2022 tarihli ve 2022/113 Esas, 2022/440 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi ile 52, 53, 58 ve 62 nci maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hak yoksunluklarının ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin 09.02.2023 tarihli ve 2022/3821 Esas, 2023/264 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Sadece isme ilişkin ihbarın sanık aleyhine delil olamayacağına, 2.Sanığın konutunda herhangi bir suç unsuru bulunamadığına, uyuşturucu maddelerin sanığın konutunun da bulunduğu bina ile diğer bina arasındaki boşlukta ele geçirildiğine, bu maddelerden sanığın sorumlu tutulamayacağına, 3.Ele geçen uyuşturucu maddeler ile ambalajları üzerinde sanığa ait parmak izinin çıkmadığına, 4.Mahkumiyet gerekçesi olarak gösterilen kapının geç açılmasının gerekçesinin tanık olarak dinlenen sanığın eşinin beyanı ile açıklığa kavuştuğuna, 5.Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, atılı suçu işlemediğine, 6.Şüphenin sanık lehine yorumlanarak beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Dava konusu olay, sanık hakkında ikametinde sokak satıcılarına uyuşturucu madde sattığı, evinde yüklü miktarda uyuşturucu bulunduğu yönünde ihbar üzerine arama kararı alındığı, adrese gidildiğinde, sanığın ikametin penceresinde olduğu, kolluk görevlilerini fark ederek pencereden uzaklaştığı, polisin ihtarına rağmen kapının açılmadığı, sanığın eşine kapıyı açmamasını söylediği, apartman dış kapısının camı kırılarak apartmandan içeriye girildiği, konut kapısının da polise açılmaması üzerine fiziki güç kullanarak kapının açıldığı, açık bulunan pencerenin altında bulunan çatı üzerinde ve çatının altı kısmında beton zemin üzerinde çeşitli tür ve miktarlarda uyuşturucu madde bulunduğu iddialarına ilişkindir. 2.Dava dosyasında, ihbar tutanağı, arama, el koyma ve onama kararları, olay tutanağı, ele geçirilen maddelerin MMDA, metamfetamin, hint keneviri parçaları, eroin ve sentetik kannabinoidler grubunda bulunan 5F-AB-PINACA içerdiğine ilişkin kriminal inceleme raporu, parmak izi incelemesine ilişkin rapor, tanık beyanları ile sanık ifade ve savunmaları mevcuttur. Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince, ihbar üzerine sanığın ikametinde usulüne uygun arama yapıldığı, tutanak içeriklerine göre sanığın evde bulunduğu halde ikamet kapısını açmadığı ve kapıyı açmama hususunda kolluk güçlerine mukavemet gösterdiği, sanığın kolluk görevlilerince açık olduğu görülen pencerenin altındaki çatı üzerinde dökülmüş vaziyette farklı cins ve miktarlarda uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, sanığın bu maddelerin tanık İ.P.'ye ait olabileceğine dair savunmasının parmak izi raporu ve tanık olarak dinlenen İ.P.'nin beyanlarıyla uygun düşmediği, diğer yandan kolluktaki ifadesi ile mahkemedeki savunmalarında ele geçen maddelerin tümüyle kendisine ait olmadığını öne sürerken, sulh ceza hakimliğindeki sorgusunda içmek için bulundurduğu bonzai maddesini camdan döktüğünü, ancak orada bulunan diğer maddelerle döktüğü maddelerin karıştığını ve hepsinin kendisine aitmiş gibi işlem yapıldığına dair çelişki içeren savunmalarda bulunduğu, ihbarın sanığın ismine ve adresine yapıldığı, sanığın görevlilere kapıyı zamanında açmayarak zaman kazandığı ve uyuşturucu maddelerin sanığın camının altında dökülmüş vaziyette bulunduğu hususları birlikte nazara alındığında; sanığın aşamalarda çelişki içeren ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilen savunmalarına itibar edilmediği, üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesi ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince suça konu uyuşturucu maddelerin çeşitliliği ve miktarı ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddenin birinci fıkrası gereği ... ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği, ayrıca koşulları oluştuğu halde sanığın ikinci kez mükerrir sayılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmediği, kararın bu nedenlerle hukuka aykırı olduğu belirtilerek, aleyhe istinaf başvurusu olmadığından eleştirilmekle yetinilmiş, kararda bunun dışında hukuka aykarılık bulunmadığı gerekçesi ile sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın dava esas ve karar numaralarının yanlış yazılmış olduğu anlaşılmış ise de sanığın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas alınabilecek ilamın infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Dava dosyasında bulunan ihbar ve olay tutanağı, inceleme raporları, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin nitelik ve miktarı, tanık beyanları ile sanık ifade ve savunmaları birlikte ele alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin değerlendirmelerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştirilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 09.02.2023 tarihli ve 2022/3821 Esas, 2023/264 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla