Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/2427 E. , 2024/9867 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/265 E., 2023/108 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temy
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/2427 E. , 2024/9867 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/265 E., 2023/108 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2022/79 Esas, 2022/221 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-b, 43/1, 62, 52, 53, 54 ve 58. maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 30.01.2023 tarihli ve 2023/265 Esas, 2023/108 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına ve delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanık hakkındaki ihbar, iletişimin tespiti çözüm tutanakları, fiziki takip ve yakalama tutanakları, haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen kullanıcı beyanları, olay yerinde yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ve tutanak mümzi beyanları uyarınca eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkında kurulan hükümde, ikinci kez mükerrerliğe esas alınan Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1001 Esas, 2020/358 Karar sayılı ilamı içerisinde tekerrüre esas alınan ilk ilamın, Nazilli Ağır Ceza Mahkemesince 2006/545 Esas ve 2007/6 Karar sayı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a maddesi uyarınca nitelikli yağma suçundan verilen 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin olduğu, 12.06.2008 tarihinde kesinleştiği ve hükmün 28.06.2014 tarihinde infaz edildiği anlaşılmıştır. Buna göre, 5237 sayılı Kanun'un 58/2 maddesinde yer alan "Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz" hükmü karşısında sanığın 28.06.2014 tarihinde infazının tamamlandığı ve 5237 sayılı Kanun'un 58/2-a maddesi uyarınca başlayan beş yıllık sürenin 28.06.2019 tarihinde, bir başka anlatımla ikinci kez tekerrüre esas alınan kullanma suçunun suç tarihi olan 16.07.2019'dan önce dolduğu anlaşılmakla; sanık hakkında ikinci kez tekerrürlük koşullarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 30.01.2023 tarihli ve 2023/265 Esas, 2023/108 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, B (10) nolu paragrafında yer alan "İKİNCİ KEZ" ibarelerinin hükümden çıkarılması suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2024 tarihinde karar verildi.