KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2024/24666 E., 2025/376 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yalan tanıklık
- Hüküm
- Düşme
- Temyiz edenler
- Katılan vekili, sanık müdafii
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bozma
Kayseri 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 28.03.2023 tarihli kararı ile sanığın yalan tanıklık suçunu işlediğine dair mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
Kayseri 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2024 tarihli ve 2023/1169 Esas, 2024/529 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yalan tanıklık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66. maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yargıtay bozma ilamının hatalı ve kanuna aykırı olduğu, katılan hakkında verilen disiplin soruşturmasının katılan lehine sonuçlanarak ceza tayinine yer olmadığına karar verildiği, sanık hakkında verilen düşme kararının bozulması gerektiği, dosyanın geldiği aşama ve mevcut duruma göre derhal beraat kararı verilecek hallerden olmadığı ve benzeri nedenlere ilişkindir. 2. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Derhal beraat kararı verilecek hallerde düşme kararı verilemeyeceği, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı, beraat kararı verilmesi gerektiği ve benzeri nedenlere ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 272/2. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 30.06.2015 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle, Mahkemece verilen düşme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, dosya kapsamına uygun gerekçesine ve incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık hakkında verilen düşme kararında isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/24666, K. 2025/376, 14 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama