İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/24668 Karar: 2025/8204 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/24668 K.2025/8204

8. Ceza Dairesi 2024/24668 E. , 2025/8204 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/962 E., 2024/1481 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, onama İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 11.09.2024 tarihli ve 2024/9

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/24668 E. , 2025/8204 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/962 E., 2024/1481 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, onama İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 11.09.2024 tarihli ve 2024/9

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/24668 E. , 2025/8204 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/962 E., 2024/1481 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, onama İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 11.09.2024 tarihli ve 2024/962 Esas, 2024/1481 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 26.03.2024 tarihli ve 2022/3628 Esas, 2024/2754 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307/4. maddesi uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle; Sanık ... müdafiinin; sanığın atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmesi gerektiğine dair temyiz itirazında hukuki yarar bulunduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlâmı Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2020 tarihli ve 2015/275 Esas, 2020/218 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın katılan mağdur vekili tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 26.03.2024 tarihli ve 2022/3628 Esas, 2024/2754 Karar sayılı kararı ile ''Bölge Adliye Mahkemesince, katılan mağdur vekili, sanık ..., sanıklar ... ve ... müdafileri tarafından, İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik yapmış oldukları istinaf başvuruları yönünden bir değerlendirme yapılarak, 5271 sayılı Kanun'un 280 ve devam maddeleri uyarınca karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde aynı olayla ilgili olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın hukuken kesinleştiğinin kabulünün zorunlu olduğu ve bu halde kesin hükümle sonuçlanmış bir soruşturma olması nedeniyle bilahare iddianameye konu edilerek sanıklar hakkında katılan mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama ve tehdit suçlarından açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince reddine karar verilmesi ve suça sürüklenen çocuk bakımından yargılamaya devam edilerek, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararlarına yönelik katılan mağdur vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde davaların reddine karar verilmesi,'' nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 11.09.2024 tarihli ve 2024/962 Esas, 2024/1481 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, suça sürüklenen çocuk ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama ve tehdit suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi uyarınca kamu davalarının reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanıklar ... ve ...'ın üzerlerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları, suça sürüklenen çocuk hakkında ise atılı suçlardan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığına, şüpheden sanığın yararlanacağına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 3. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Bölge Adliye Mahkemesince, aynı olaya ilişkin olarak verilen kesin nitelikteki kovuşturmaya yer olmadığına dair karar bulunduğundan bahisle, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi uyarınca reddine karar verilmiş ise de; olay tarihi itibarıyla henüz onsekiz yaşını doldurmayan mağdur için görevlendirilen zorunlu vekile kovuşturmaya yer olmadığı kararı tebliğ edilmiş ve vekil tarafından ilgili karara 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesi uyarınca itiraz edilmemiş ise de, aynı Kanun'un 172. maddesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın suçtan zarar görene bildirileceğinin düzenlenmiş olması, 5271 sayılı Kanun'un 234. maddesinde mağdura, Cumhuriyet savcısının, kovuşturmaya yer olmadığı yönündeki kararına kanunda yazılı usule göre itiraz hakkını kullanma hakkının tanınması, mağdur ile zorunlu vekil arasındaki ilişkinin yapısı, Anayasal hak arama hürriyeti ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkân sağlanmasının amaçlanması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, kovuşturmaya yer olmadığı kararının mağdura/suçtan zarar görene bildirilmesinin zorunlu olduğu, bu minvalde Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 28.11.2014 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın sonuç kısmında, kanuni düzenlemelere uygun şekilde, kararın suçtan zarar görene tebliğ edileceğinin karara bağlandığı, ancak dosyada söz konusu kararın mağdur ...'e tebliğ edildiğine dair bir belgeye rastlanmadığı, sonuç olarak mağdurun öğrenme üzerine yapmış olduğu 11.03.2015 tarihli itirazın süresinde olduğu kabul edilmelidir. Buna göre, Bölge Adliye Mahkemesince, katılan mağdur vekili, sanık ..., sanıklar Murat ve ... müdafileri tarafından, İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik yapmış oldukları istinaf başvuruları yönünden bir değerlendirme yapılarak, 5271 sayılı Kanun'un 280 ve devam maddeleri uyarınca karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde aynı olayla ilgili olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın hukuken kesinleştiğinin kabulünün zorunlu olduğu ve bu halde kesin hükümle sonuçlanmış bir soruşturma olması nedeniyle bilahare iddianameye konu edilerek sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında katılan mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama ve tehdit suçlarından açılan kamu davalarının reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan, Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 26.03.2024 tarihli ve 2022/3628 Esas, 2024/2754 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla