Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/24813 E. , 2025/10946 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1035 E., 2024/1940 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün te
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/24813 E. , 2025/10946 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1035 E., 2024/1940 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2024 tarihli ve 2023/514 Esas, 2024/189 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 19.09.2024 tarihli ve 2024/1035 Esas, 2024/1940 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafilerinin temyiz istemleri özetle; Aramanın usulsüz olduğuna, somut delil bulunmadığına, sanığın beyanlarının ve lehe delillerin değerlendirilmediğine, teşhis işlemlerinin hukuka aykırı olduğuna, parmak izi bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi aksi halde lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay günü narkotik ekiplerine sanığın temyiz dışı diğer sanıkla birlikte adres ve isim belirtilmek suretiyle uyuşturucu sattığına ilişkin istihbari bilgi gelmesi üzerine yapılan fiziki takip sonucu yakalanan kullanıcı tanık.... isimli kişinin rızaen bir miktar uyuşturucu teslim edip sanıktan aldığını söyleyerek sanığı teşhis ettiği, sanığın bu şekilde atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Dosyada bulunan kolluk tutanakları, arama kararı ve tutanağı, kullanıcı tanığın sanığı teşhis ettiğine ilişkin 23.09.2023 tarihli tutanak, 09.10.2023 tarihli kriminal rapor, tutanak mümzilerinin ifadeleri ve sanığın savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 19.09.2024 tarihli ve 2024/1035 Esas, 2024/1940 Karar sayılı kararında, sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Diyarbakır'da sanığın diğer sanıkla birlikte uyuşturucu sattığına dair istihbari bilgi üzerine fiziki takip yapılmış; yakalanan kullanıcı tanık rızaen uyuşturucu teslim edip sanıktan aldığını söyleyerek teşhis etmiştir. Sanık suçu kabul etmemiştir.
Hukuki İlke: İstihbari bilgi, fiziki takip, kullanıcı tanığın teşhis ve alım beyanı ile kriminal rapor birlikte değerlendirildiğinde eylem TCK 188/3 ticaret sayılmış; TCK 53 uygulanmış, dosya kapsamına uygun gerekçeyle takdiri indirimin uygulanmaması isabetli görülmüştür.
Uygulama Sonucu: onama
Dava Strateji Notu: Ticaret kabulü büyük ölçüde tek kullanıcı tanığın teşhisine dayandığında, savunma teşhis işleminin usulünü, tanığın güvenilirliğini ve çelişkilerini hedef almalı; takdiri indirim için sanığın duruşmadaki tutumu ve pişmanlığı somut delillerle desteklenmelidir.