Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/25750 E. , 2026/766 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2275 E., 2024/1587 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebil
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/25750 E. , 2026/766 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2275 E., 2024/1587 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1.maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2024 tarihli ve 2024/278 Esas, 2024/307 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 53... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 02.10.2024 tarihli ve 2024/2275 Esas, 2024/1587 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-d maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Aramanın hukuka aykırı olduğuna, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde sanığın uyuşturucu madde sattığı yönündeki ihbar üzerine Sulh Ceza hakimliğinden alınana arama kararı gereğince ikametine gidildiği, sanığın bina içinde yakalandığı yer ile ikametinde metamfetamin bulunduğu ayrıca bina dışına çıkıldığında merdiven çıkıntısının kontrolünde de hassas terazi ve metamfetamin bulunduğu iddiasına ilişkin olarak; Sanığın ikametinin bulunduğu bina dışında, bir başkası tarafından müdahale edilebilecek durumda bulunan merdiven çıkıntısında ele geçen hassas terazinin ve metamfetaminin sanığa ait olduğuna ilişkin kesin delil bulunmadığı ancak olay tutanakları, sanıktan ele geçen maddenin cinsi, paketlenme şekli ile kişisel kullanım miktarının üzerinde bulunmasına göre ele geçen uyuşturucu maddeyi satış amaçlı bulundurduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, aramanın hukuka uygun olarak icra edildiği, sanığa adli sicil kaydının duruşmada okunduğu bu nedenle sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 02.10.2024 tarihli ve 2024/2275 Esas, 2024/1587 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Satış ihbarı üzerine sulh ceza hâkimliğinden alınan kararla sanığın ikametine gidilmiş; bina içinde yakalandığı yerde ve evinde metamfetamin, bina dışındaki merdiven çıkıntısında ise hassas terazi ile ayrıca metamfetamin bulunmuştur. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 188/3, 188/4-a ve 62 uyarınca verdiği cezaya yönelik istinaf, hükümdeki aykırılık düzeltilerek CMK 280/1-d ile reddedilmiş; Yargıtay hükmü onamıştır.
Hukuki İlke: Herkesin müdahalesine açık ortak alanda (merdiven çıkıntısı) bulunan madde ve terazinin sanığa aidiyeti kesin delille ispatlanamasa da, sanığın bizzat üzerinden/evinden çıkan maddenin cinsi, paketlenme şekli ve kişisel kullanım miktarını aşması satış amacını kanıtlamaya yeterlidir; adli sicil kaydı duruşmada okunmuşsa ikinci kez tekerrür uygulanması hukuka uygundur.
Uygulama Sonucu: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile onama ve salıverilme talebinin reddi; ortak alandaki bulgular dışlansa dahi sanıktan ele geçen madde satış kabulünü tek başına taşıdığı gerekçesiyle.
Dava Strateji Notu: Dairenin ortak alanda bulunan eşya yönünden 'kesin delil yok' tespiti savunma için değerli bir dayanaktır; ancak bu kazanım, sanığın kendi zilyetliğindeki madde miktarı kullanım sınırını aşıyorsa sonucu değiştirmez. Müdafi ayrıca tekerrüre esas ilamın duruşmada okunup okunmadığını tutanaklardan denetlemelidir; okunmamışsa bu usul eksikliği ayrı bir temyiz sebebidir.