Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/25846 E. , 2026/700 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1986 Esas, 2024/1764 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün tem
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/25846 E. , 2026/700 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1986 Esas, 2024/1764 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2024 tarihli ve 2023/396 Esas, 2024/325 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3, 188/4-a, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 14.10.2024 tarihli ve 2024/1986 Esas, 2024/1764 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi; Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, suç vasfında hataya düşüldüğüne, delil yetersizliğine, arama işlemlerinin usulsüz olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay günü sanığın günlük ev kiralayarak buraya gelen kullanıcı şahıslara uyuşturucu madde sattığına dair istihbari bilgiler doğrultusunda yapılan çalışmalarda, kolluk tarafından sanığın kiraladığı bu eve girip çıkan kullanıcı Z.Ş. isimli şahsa uyuşturucu madde sattığının tespit edildiği, devam eden fiziki takip sonrasında sanığın kullanıcı şahsın üzerinden çıkan uyuşturucu maddelerle aynı muhteviyata sahip uyuşturucu maddeler ve kendisine aidiyetini yargılama aşamasında kabul ettiği hassas terazi ile birlikte yakalandığı iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, fiziki takip tutanakları, sanıkla temas halinde olan Z.Ş. isimli şahsın soruşturma aşamasında müdafii huzurundaki anlatımları, Z.Ş. isimli şahıstan ve sanıktan ele geçen maddenin cinsi ve paketlenme şekli bakımından benzer olmasına göre, sanığın, Z.Ş. isimli şahsa olay günü arkadaşı B.D. isimli şahsı evine bırakması karşılığında uyuşturucu maddeyi temin ettiği ve kendisinden ele geçen uyuşturucu maddeyi de yine satış amaçlı bulundurduğuna dair kabulde, dosyada usulüne göre alınmış önleme arama kararına istinaden yapılan kaba üst araması şeklindeki arama işlemlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 14.10.2024 tarihli ve 2024/1986 Esas, 2024/1764 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Günlük kiralanan bir eve gelen kullanıcılara uyuşturucu satıldığı yönündeki istihbarat üzerine yürütülen fiziki takipte, sanığın Z.Ş. isimli kullanıcıya madde sattığı tespit edilmiş; sanık, alıcıdan çıkan maddelerle aynı muhteviyattaki uyuşturucu ve aidiyetini kabul ettiği hassas terazi ile yakalanmıştır. Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi TCK 188/3 ve 188/4-a uyarınca hapis ve 25.000 TL adli para cezası vermiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, 8. Ceza Dairesi hükmü onamıştır.
Hukuki İlke: Fiziki takip tutanakları, alıcının soruşturmada müdafii huzurundaki anlatımı ve alıcı ile sanıktan ele geçen maddelerin cins ve paketlenme şekli bakımından benzerliği birlikte değerlendirildiğinde, sanıkta bulunan maddenin de satış amaçlı bulundurulduğu kabul edilebilir; usulüne göre alınmış önleme arama kararına dayanan kaba üst araması hukuka uygundur.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına ve tahliye talebinin reddine karar verildi; Daire, kullanıcılık ve usulsüz arama savunmalarını, satış tespiti ve geçerli önleme arama kararı karşısında yerinde görmedi.
Dava Strateji Notu: Alıcı beyanı ile sanıktan ele geçen maddenin cins ve paketleme benzerliği, kullanma amaçlı bulundurma savunmasını çökerten temel delil zinciridir; savunma bu benzerlik tespitine ve alıcının müdafii huzurundaki ilk beyanına odaklanmalı, önleme arama kararının varlığı ve kapsamı dosyadan mutlaka denetlenmelidir.