Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/25951 E. , 2025/5999 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/963 E. 2021/503 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR :Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2018 ta
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/25951 E. , 2025/5999 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/963 E. 2021/503 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR :Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2018 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2021 tarihli kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 02.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 01.11.2024 tarihli ve 2024/10644 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.12.2024 tarihli ve KYB-2024/114472 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 29/04/2021 tarihli ve 2019/7784 Esas, 2021/5441 Karar sayılı ilâmında da değinildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde de sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresinin de gösterilmesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılması gerektiği, böyle bir bildirimin olmadığı durumda sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiği, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar sanığa tebliğ edilmiş ise de, söz konusu karara karşı itiraz yolunun gösterilmeyerek şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 14.11.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2015 tarihli ve 2014/27863 Soruşturma, 2015/34 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın şüpheliye 15.01.2015 tarihinde tebliğ edildiği, B. Sanığın 11.09.2017 tarihli eylemi ihlal kabul edilerek Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2015 tarihli ve 2014/27863 Soruşturma, 2018/964 Esas, 2018/677 sayılı iddianamesi ile Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2018 tarihli ve 2018/173 Esas, 2018/292 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 04.04.2018 tarihinde kesinleştiği, D. Sanığın 29.10.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eyleminin ihbarı ile Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2021 tarihli ve 2020/963 Esas, 2021/503 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 02.04.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. E. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığından söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B.Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2021 tarihli ve 2020/963 Esas, 2021/503 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Şanlıurfa'da 2014'te kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı şüpheliye tebliğ edilmiş, ancak kararda itiraz kanun yolu hiç gösterilmemişti. Sonraki yıllarda iki ayrı ihlal iddiasıyla süreç ilerlemiş; 2019 tarihli eylemin ihbarıyla Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesi 1 yıl 8 ay hapis ve hak yoksunluklarına hükmetmiş, karar istinafsız kesinleşmişti. Adalet Bakanlığının istemi üzerine dosya kanun yararına bozma incelemesine geldi.
Hukuki İlke: Erteleme ve denetimli serbestlik kararlarının itiraz yolu açık olarak verilip tebliğ edilmesi zorunludur; kararda itiraz yolunun hiç gösterilmemesi hâlinde karar kesinleşmez, tedbirin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresi dahi işlemeye başlamaz ve ihlalden söz edilemez.
Uygulama Sonucu: Daire kanun yararına bozma istemini kabul ederek mahkumiyeti oy birliğiyle bozdu; itiraz hakkı tanınmadan kesinleşmeyen erteleme kararına dayalı davada kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilmesi gerekiyordu.
Dava Strateji Notu: İtiraz süresinin yanlış yazılması kadar itiraz yolunun hiç gösterilmemesi de kesinleşme engelidir; bu içtihat, erteleme süresinin bile başlamadığı sonucunu doğurduğundan, zincirleme ihlal iddialarıyla ağırlaşan dosyalarda tüm sürecin baştan geçersiz kılınması için güçlü bir dayanaktır.