Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/25964 E. , 2026/449 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1987 E., 2024/1522 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz e
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/25964 E. , 2026/449 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1987 E., 2024/1522 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2024 tarihli ve 2024/193 Esas, 2024/191 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52, 53, 58... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 17.09.2024 tarihli ve 2024/1987 Esas, 2024/1522 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın suç işleme kastı bulunmadığına, ekin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay günü, sanığın uyuşturucu madde sattığı bilgisi üzerine yapılan takipte, sanığın kullanıcı tanık U.D.'ye sentetik kannabionid maddesi sattığının görülmesi üzerine kolluk görevlileri tarafından olay yerine intikal edildiğinde, kullanıcı tanık U.D.'nin sanıktan aldığı uyuşturucu maddeyi yere attığı, olay yerinde yakalanan sanığın üzerinde usulüne uygun yapılan aramada sentetik kannabionid maddesinin ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak; Uyuşturucu maddenin ele geçirilmesine ilişkin olarak kolluk tarafından düzenlenen tutanak, ele geçirilen uyuşturucu maddeye ilişkin uzmanlık raporu, kullanıcı tanığın beyanları, sanığın ikrar içeren savunması, sanık ile kullanıcı tanıkta ele geçen uyuşturucu maddenin aynı türde olduğu hususları birlikte dikkate alındığında sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmadığı, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle sanık hakkında takdir indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltilmesi gereken husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına ibaresinin yazılması hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 17.09.2024 tarihli ve 2024/1987 Esas, 2024/1522 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Hüküm fıkrasının tekerrür ile ilgili kısmından "... infaz sırasında sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına," ibaresinin çıkarılmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanığın uyuşturucu madde sattığı bilgisi üzerine yapılan takipte, kullanıcı tanığa sentetik kannabinoid sattığı görülmüş; tanık maddeyi yere atmış, sanığın üzerindeki aramada da aynı türde madde ele geçirilmiştir. Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı TCK 188/3 ve 188/4-a uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezasına mahkûm etmiş ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimiyle çektirilmesine hükmetmiş, Bursa BAM 13. Ceza Dairesi istinafı esastan reddetmiştir.
Hukuki İlke: Kolluk tutanağı, uzmanlık raporu, kullanıcı tanık beyanı, sanığın ikrar içeren savunması ve sanık ile tanıkta ele geçen maddenin aynı türde olması birlikte değerlendirildiğinde ticaret suçu sübuta erer. İnfaz yönünden ise 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi gereği, ikinci kez tekerrürde artık birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanacağından, hükümde 'koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına' ibaresine yer verilemez.
Uygulama Sonucu: BAM kararı CMK 302/2 gereği bozulmuş, ancak yeniden yargılama gerektirmeyen bu aykırılık CMK 303/1 uyarınca hüküm fıkrasından koşullu salıverilme yasağı ibaresi çıkarılarak düzeltilmiş ve hüküm bu haliyle onanmıştır; sübut, etkin pişmanlığın koşullarının oluşmaması ve takdiri indirimin reddi isabetli bulunmuştur.
Dava Strateji Notu: İkinci kez mükerrir müvekkili olan avukat, hükümde koşullu salıverilme yasağı ibaresi varsa 7550 sayılı Kanun değişikliğine dayanarak bunun çıkarılmasını hem temyizde hem infaz aşamasında talep etmelidir; bu lehe değişiklik kesinleşmiş dosyalarda dahi infaz hesabını doğrudan etkiler. Esasa yönelik savunmada ise satış anının görülmesi ve madde türü eşleşmesi karşısında sübut itirazının zayıf kalacağı öngörülmelidir.