İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/26039 Karar: 2026/1562 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/26039 K.2026/1562

8. Ceza Dairesi 2024/26039 E. , 2026/1562 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1596 E., 2024/1628 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebi

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/26039 E. , 2026/1562 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1596 E., 2024/1628 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebi

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/26039 E. , 2026/1562 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1596 E., 2024/1628 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2024 tarihli ve 2024/45 Esas, 2024/145 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4-a, 52/2. maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası, 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 06.05.2024 tarihli ve 2024/1596 Esas, 2024/1628 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Sanığın tanık olarak dinlendiği dava dosyasının temyiz incelemesine konu dava dosyasıyla birleştirilmesi gerektiği, uyuşturucu maddenin kullanım sınırında olduğu, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği, lehe hükümlerin uygulanması gerektiği gerekçelerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyasının kapsamına göre; polislerin uyuşturucu nakli yönünde istihbari bilgisi bulunması nedeniyle aracı içerisindeki sanığın aracının yol kontrolünde durdurulmak istendiği sırada kaçmaya çalıştığı, sonrasında usulüne uygun olarak gerçekleştirilen arama sonucunda sanığın üzerinden ve aracın içerisinden kişisel kullanım sınırının üzerinde metamfetamin ve esrarın ele geçirildiği olayda sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, ele geçirilen uyuşturucu madde miktar ve çeşitliliği, sanığın üzerinden .. ele geçirilmesine rağmen kan ve idrar örneklerinden .. kullandığının tespit edilememesi ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde, şartlarının oluşması halinde yargılamanın yenilenmesi suretiyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceği gözetilmekle bu aşamada şartları gerçekleşmediğinden sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında, sanığın tanık olarak yer aldığı dava dosyası ile temyiz incelemesine konu dava dosyasının birleştirilmemesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 06.05.2024 tarihli ve 2024/1596 Esas, 2024/1628 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Uyuşturucu nakli yapılacağı yönünde istihbari bilgi üzerine yol kontrolünde durdurulmak istenen sanık aracıyla kaçmaya çalışmış, yakalanmasının ardından yapılan aramada üzerinden ve aracından kişisel kullanım sınırının üzerinde metamfetamin ve esrar ele geçirilmiştir. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesi 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 4-a ve 52/2. maddeleri uyarınca hapis ve 25.000 TL adli para cezasına hükmetmiş, İzmir BAM 26. Ceza Dairesi istinafı esastan reddetmiş; temyizde sanığın tanık olarak dinlendiği dosyayla birleştirme talebi de ileri sürülmüştür.

Hukuki İlke: Sanığın üzerinden madde çıkmasına rağmen kan ve idrar örneklerinde kullanım tespit edilememesi, kullanıcı savunmasını çürüten ve ticari amacı destekleyen bir bulgu olarak madde miktarı ve çeşitliliğiyle birlikte değerlendirilir; sanığın başka bir dosyada tanık sıfatıyla yer alması, dosyaların birleştirilmesini zorunlu kılmaz.

Uygulama Sonucu: Yargıtay, etkin pişmanlığın şartları gerçekleşmediğinden bu aşamada uygulanamayacağını ancak şartlar oluşursa yargılamanın yenilenmesiyle değerlendirilebileceğini belirterek 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına oy birliğiyle karar vermiştir.

Dava Strateji Notu: Kullanıcılık savunması yapılacaksa müvekkilin yakalama sonrası alınan kan-idrar tahlil sonuçları önceden bilinmeli; negatif sonuç bu kararda görüldüğü gibi savunmayı doğrudan çökerten aleyhe delile dönüşmektedir. Durdurma anında kaçma girişimi de suç şuuru göstergesi olarak işlendiğinden, kaçışa ilişkin alternatif bir açıklama (ehliyetsizlik, başka dosya korkusu gibi) somut biçimde ortaya konmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla