Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/26040 E. , 2026/1988 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2422 E., 2024/1861 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir oldu
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/26040 E. , 2026/1988 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2422 E., 2024/1861 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Küçükçekmece 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.09.2024 tarihli ve 2023/305 Esas, 2024/289 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3,4-a, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası, 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 06.11.2024 tarihli ve 2024/2422 Esas, 2024/1861 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Aramanın hukuka aykırı olduğu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, tanık beyanlarının çelişkili olduğu, uyuşturucu maddelerin kullanım sınırında olduğu, delillerin yetersiz olduğu, teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiği, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçelerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; devriye görevini yapan polislerin şüphe üzerine durdurmak istediği araç kaçması sırasında takip edilirken araçtan atlayan sanığın bu sırada aracın altına doğru attığı poşetten kişisel kullanım sınırının üzerinde kokainin ele geçirildiği olayda sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, olay tutanağı, tutanak mümzileri beyanları, tanık beyanları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde, dava dosyası kapsamındaki uyuşturucular arama sonucunda değil atılan yerden ele geçirildiğinden uyuşturucuların ele geçirilmesinde, sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanmamasında, kendisinin veya bir başka suç ortağının suçunun ortaya çıkarılmasında yardım niteliğinde bir eylemi olmayan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 06.11.2024 tarihli ve 2024/2422 Esas, 2024/1861 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Küçükçekmece 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Devriye görevindeki polislerin şüphe üzerine durdurmak istediği araç kaçmış, takip sırasında araçtan atlayan sanığın aracın altına doğru attığı poşette kişisel kullanım sınırının üzerinde kokain ele geçirilmiştir. Küçükçekmece 6. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticaretinden 5237 sayılı Kanun'un 188/3,4-a, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezasına mahkûm etmiş, istinaf başvurusu 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddedilmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, müdafiin arama hukuka aykırılığı, teşebbüs ve etkin pişmanlık itirazlarını inceleyerek hükmü onamıştır.
Hukuki İlke: Uyuşturucu madde arama işlemi sonucunda değil, sanığın kaçarken kendiliğinden attığı yerden ele geçirilmişse arama hukukuna aykırılık tartışması sonuca etkili olmaz; kendisinin veya bir suç ortağının suçunun ortaya çıkarılmasına yardım niteliğinde eylemi bulunmayan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanamaz.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir; çünkü Daire, atılan poşetten ele geçirme nedeniyle arama itirazını, kokain miktarının kullanım sınırını aşması ve tutanak ile tanık beyanları karşısında teşebbüs ve etkin pişmanlık itirazlarını yerinde görmemiştir.
Dava Strateji Notu: Sanığın kaçarken maddeyi atması hâlinde arama kararı eksikliğine dayalı hukuka aykırı delil savunması bu kararda etkisiz kalmıştır; savunmayı arama prosedürü yerine maddenin sanıkla irtibatını kuran tutanak ve tanık beyanlarının çelişkileri üzerine kurmak, etkin pişmanlık için ise soyut talep yerine suçun aydınlatılmasına somut katkı göstermek gerekir.