Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/26070 E. , 2026/257 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2631 E., 2024/1461 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama İlk Derece Mahkemesince verilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/26070 E. , 2026/257 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2631 E., 2024/1461 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama İlk Derece Mahkemesince verilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Çanakkale 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2024 tarihli ve 2024/157 Esas, 2024/336 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53, 54... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 16.10.2024 tarihli ve 2024/2631 Esas, 2024/1461 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafii istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemleri İlk derece ve istinaf mahkemesi kararlarının usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın yargılama sürecinin tüm aşamalarında tutarlı, samimi ve istikrarlı beyanlarda bulunduğu, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğu, üzerinde ve araçta ele geçirilen uyuşturucu maddeleri ticaret kastıyla bulundurduğuna veya naklettiğine dair tanık beyanı, fiziki ya da teknik takip sonucu elde edilmiş, mahkûmiyetine yeterli kesin ve somut delillerin bulunmadığı; sanığın kan ve idrar tahlil sonuçları, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı, ele geçme şekli ve yeri ile sanık hakkında uyuşturucu madde kullanma suçundan yürütülen soruşturma ve kovuşturmalara ilişkin kayıtların varlığı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu; sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, ceza yargılamasının temel ilkelerinden olan şüphenin sanık lehine yorumlanması ilkesi gereğince sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; kolluk görevlilerinin devriye görevini ifa ettikleri sırada şüphe üzerine durdurulan aracın sürücüsü olan sanığın araçtan dışarı davet edildiği, sanıkta yapılan aramada ve usulüne uygun olarak alınan arama kararına istinaden araçta yapılan aramada da uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği ve bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Olay tutanağı, yakalama tutanağı, arama tutanağı, kriminal rapor, ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı, sanık savunması, tanık beyanları, beraat eden sanık ...'in beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu ve mevcut delillerin mahkûmiyet için yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun şekilde yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanaatin dosya içeriğindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemece gösterilen gerekçenin yasal ve yerinde olduğu, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin miktarının kişisel kullanım miktarının üzerinde olduğu anlaşılmakla sanık ve müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararında yapılan eleştirilerin isabetli olduğu anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 1-Sanık hakkında verilen adli para cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca taksitlerle tahsiline karar verildikten sonra "ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği" belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması, 2- Suçun işlenmesinde kullanılan Adli Emanet'in 2024/593 sırasında kayıtlı bulguların 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi uyarınca müsaderesi yerine imhasına karar verilmesi, hukuka aykırı kabul edilmiş; ancak bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 16.10.2024 tarihli ve 2024/2631 Esas, 2024/1461 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkralarındaki; 1. Hüküm fıkrasının adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımda yer alan "..ödenmeyen adli para cezasının ödenmeyen kısmının tamamının muaccel hale geleceği ve ödenmeyen adli para cezası miktarının kısmen veya tamamen hapse çevrilerek 5275 sayılı Kanunun 106/3 maddesi gereğince infaz edileceği hususunun.." ibarelerinin hükümden tamamen çıkartılarak, yerlerine "...ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin...";ibaresinin yazılmasına, 2-Hüküm fıkrasının müsadereye ilişkin kısmında; adli emanetin 2024/593 sırasında kayıtlı suçta kullanılan eşyalarla ilgili paragrafın sonunda yer alan, ''..karar kesinleştiğinde maddi bir değeri olmaması nedeniyle imhasına," ibaresinin hükümden çıkartılarak, yerine, "suçta kullanılmaları, kullanılmak üzere hazır edilmeleri nedeniyle 5275 sayılı Kanun'un 54/1 maddesi uyarınca müsaderesine";ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çanakkale 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Devriye görevi sırasında şüphe üzerine durdurulan aracın sürücüsü sanığın üzerinde ve arama kararına istinaden araçta yapılan aramada uyuşturucu maddeler ele geçirilmiştir. Çanakkale 3. Ağır Ceza Mahkemesi uyuşturucu ticaretinden hapis ve 25.000 TL adli para cezasına hükmetmiş, istinaf başvuruları esastan reddedilmiş; savunma, eylemin kullanma suçu kapsamında kaldığını ve delil yetersizliğini ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Ele geçen maddenin kişisel kullanım miktarının üzerinde olması, olay-yakalama-arama tutanakları, kriminal rapor ve beraat eden diğer sanığın beyanlarıyla birlikte ticaret kabulünü destekler; öte yandan taksitlendirilen adli para cezasında ödenmeme hâlinde hapse çevrileceğinin 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesinin son cümlesi uyarınca açıkça belirtilmesi ve suçta kullanılan eşyanın imhası yerine 54/1 uyarınca müsaderesine karar verilmesi zorunludur.
Uygulama Sonucu: Daire, istinaf kararını bu iki infaz-müsadere hatası nedeniyle bozup hüküm fıkralarını düzelterek hükmü düzeltilmiş hâliyle onamıştır; kullanma suçu savunması, madde miktarının kullanım sınırını aşması karşısında reddedilmiştir.
Dava Strateji Notu: Sürücünün 'tutarlı ve samimi beyan' vurgusu, madde miktarı kullanım sınırını aştığında tek başına vasıf değişikliği sağlamamaktadır; savunma, kullanıcılığı kan-idrar tahlili ve önceki kullanma soruşturmaları gibi nesnel kayıtlarla belgelemeli, bunlar dosyada varsa temyizde açıkça tartıştırmalıdır. Adli para cezasının infaz şekline ilişkin eksik ibareler hükmün bütününü etkilemez, yalnızca düzeltme konusu olur.