İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/26167 Karar: 2025/3506 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/26167 K.2025/3506

8. Ceza Dairesi 2024/26167 E. , 2025/3506 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/239 Esas, 2022/12 Karar SUÇ : Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün te

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/26167 E. , 2025/3506 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/239 Esas, 2022/12 Karar SUÇ : Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün te

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/26167 E. , 2025/3506 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/239 Esas, 2022/12 Karar SUÇ : Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2021 tarihli ve 2020/665 Esas, 2021/48 Karar sayılı kararı ile sanığın halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 213/1, 43/1, 53/1-2-3 ve 58. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.01.2022 tarihli ve 2021/239 Esas, 2022/12 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi halde akıl hastalığı bulunduğundan ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiğine ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanığın, 15.10.2020 tarihinde sosyal medya hesabından “Burdan Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcısına sesleniyorum bizi başınızdan savmakla bu işten kimse kendini sıyıramaz, on beş gün sonra Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığında bir tane savcı makamında oturamayacak bu can orda verilecek..sayın cumhurbaşkanıma sesleniyoruz, yedii senedir Büyükçekmece Cumhuriyet başsavcılığı bu resimdeki teröristlere malımızı gasp ettirdiler başsavcı bizi başından savıp bu işten kurtulacağını sanıyor her halde o makamda bir savcı oturamayacak ” şeklinde; 27.10.2020 tarihinde @.......... @............., @............... şeklinde etiketleme yaparak “Sayın Cumhurbaşkanımız yedi senedir malımıza çöken bu resimdeki tefeci dolandırıcı kalpazan uyuşturucu gasp çetesine göz yumup malımızı gasp ettiren *** büyükçekmece cumhuriyet başsavcılığı salı günü belalarını bulacaklar inşaallah” şeklinde; 01.11.2020 tarihinde “…Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığını Salı günü ya kökünden yakacağım, ya o savcılar o mekanda yanacak, ya ben yanacağım….” şeklinde; 02.11.2020 tarihinde @............. @.............., @..................şeklinde etiketleme yaparak videonun üzerine “burdan sayın cumhurbaşkanımıza sesleniyoruz büyükçekmece cumhuriyet başsavcılığı savcıları adaleti satmıştır Allah'ın cc izniyle o makamda kendimi beş çocuğumu feda edecem satılmış köpekler belasını bulacak adaleti satan vatanıda satar" şeklinde ..@............., @... @............ şeklinde etiketleme yaparak resmin üzerine “sayın cumhurbaşkanımıza sesleniyoruz büyükçekmece cumhuriyet başsavcılığı önünde tuplu katlima sizide bekliyoruz beş çocuğumu kendimi büyükçekmece cumhuriyet başsavcılığının önünde satılmış ***ler için feda edecem allahıma gidiyoruz.." şeklinde @............. .............@............şeklinde etiketleme yaparak videonun üzerine “sayın cumhurbaşkanımız adalet için yardım bekliyoruz yedi senedir malımıza çöken tefeci dolandırıcı kalpazan uyuşturucu gasp çetesine göz yuman büyükçekmece cumhuri̇yet başsavcılığı savcıları hakimleri sattıkları o makamda oturamayacaklar...…Bize gidip Cumhuriyet Başsavcılığını mı yakalım ama Allahın izni ile Salı günü Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığını kökünden yakacağım İnşallah…" şeklinde paylaşımlar yaptığı iddiasına ilişkin olarak; Tebliğname'de; suç tarihlerinin, sanığın yargılamaya konu edilen paylaşımları yaptığı "15.10.2020, 27.10.2020, 01.11.2020 ve 02.11.2020" olarak yazılması gerekirken "15.10.2020, 27.10.2020, 01.11.2020 " şeklinde yazıldığı; ayrıca İlk Derece Mahkemesinin adının "Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesi" olarak yazılması gerekirken sehven "Büyükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesi" şeklinde yazıldığı tespit edilerek inceleme yapılmıştır. 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, ikrarına göre paylaşımların sanık tarafından yapıldığının saptandığı, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının hukuka uygun olduğu ve sonuç cezanın 3 yıl hapis cezası olması ile adli sicil kaydındaki ilamlar gözetildiğinde lehe hükümlerin uygulanmasına yasal engel bulunduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanığın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde ve sanık müdafinin temyiz dilekçesinde; sanığın akıl hastalığının bulunduğuna dair savunmalarının doğruluğunun tespiti amacıyla sanığın 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında suçun işlendiği tarihte akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen kaldıracak veya önemli ölçüde azaltacak şekilde akıl hastalığının ve cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan, tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden veya Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından sağlık kurulu raporu aldırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3.Oluş, tüm dosya kapsamı, sanığın söz konusu paylaşımları yaptığına dair ikrarı ve açık kaynak araştırma raporu birlikte değerlendirilmiştir. Bu itibarla; sanığın özellikle " bir tane savcı makamında oturamayacak bu can orda verilecek.., başsavcı bizi başından savıp bu işten kurtulacağını sanıyor...şerefsiz büyükçekmece cumhuriyet başsavcılığı salı günü belalarını bulacaklar inşaallah..Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığını Salı günü ya kökünden yakacağım, ya o savcılar o mekanda yanacak, ya ben yanacağım..o makamda kendimi beş çocuğumu feda edecem satılmış köpekler belasını bulacak.. Bize gidip Cumhuriyet Başsavcılığını mı yakalım ama Allahın izni ile Salı günü Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığını kökünden yakacağım İnşallah.." şeklindeki 01.11.2020, 02.11.2020, 15.10.2020, 27.10.2020 tarihli paylaşımlarının belirsiz sayıdaki insanların hayatlarına yönelik tehdit niteliğinde olduğu ve sanığın eylemlerinin zincirleme şekilde 5237 sayılı Kanun'un 213. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca; sanığın, özellikle "..Sayın Cumhurbaşkanımız yedi senedir malımıza çöken bu resimdeki tefeci dolandırıcı kalpazan uyuşturucu gasp çetesine göz yumup malımızı gasp ettiren şerefsiz büyükçekmece cumhuriyet başsavcılığı.. savcıları hakimleri sattıkları o makamda oturamayacaklar.. adaleti satan vatanıda satar..." şeklindeki 02.11.2020 ve 15.10.2020 tarihli paylaşımlarının zincirleme şekilde 5237 sayılı Kanun'un 301. maddesinde düzenlenen "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama" suçunu oluşturduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle; sanığın, eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 213. maddesi ve 43. maddesi ile soruşturma izni alındıktan sonra aynı Kanun'un 301. maddesi ve 43. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 4.Kabul ve uygulamaya göre de; basın yayın yoluyla atılı suçu işlediği anlaşılan sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 218. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği hususunun gözetilmemesi, Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 04.01.2022 tarihli ve 2021/239 Esas, 2022/12 Karar sayılı kararının sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, değişik gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık, Ekim-Kasım 2020'de sosyal medya hesabından Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığını hedef alan, savcılık binasını yakacağını, savcıların makamlarında oturamayacağını ve kendisiyle beş çocuğunu feda edeceğini söylediği paylaşımlar yapmıştır. Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesi halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehditten zincirleme suç hükümleriyle 3 yıl hapis cezası vermiş, istinaf esastan reddedilmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi hükmü sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak üzere bozmuştur.

Hukuki İlke: Akıl hastalığı savunması ileri sürüldüğünde, TCK 32 kapsamında suç tarihinde algılama ve irade yeteneğinin bulunup bulunmadığı Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu, tam teşekküllü ruh sağlığı hastanesi veya tıp fakültesi anabilim dalından sağlık kurulu raporuyla saptanmadan hüküm kurulamaz; ayrıca belirsiz sayıda insanı hedef alan yakma tehditleri TCK 213'ü, devlet kurumlarını aşağılayan ifadeler soruşturma izni koşuluyla TCK 301'i ayrı ayrı oluşturur ve basın yayın yoluyla işlenmede TCK 218 artırımı gözetilmelidir.

Uygulama Sonucu: Bozma: Cezai ehliyet raporu alınmadan eksik incelemeyle hüküm kurulması, eylemlerin TCK 213 yanında soruşturma izni alınarak TCK 301'den de ayrıca cezalandırılması gerektiğinin ve TCK 218 artırımının gözetilmemesi nedenleriyle karar, kazanılmış hak saklı tutularak bozulmuştur.

Dava Strateji Notu: Sosyal medya tehdit dosyalarında müdafi, akıl sağlığına ilişkin en küçük emareyi dahi dosyaya sokmalıdır; usulüne uygun sağlık kurulu raporu alınmadan kurulan hüküm eksik inceleme nedeniyle bozulur. Bozma sanık lehine kazanılmış hakla sınırlandığından, ek suç vasıflandırmaları gündeme gelse bile sonuç ceza eski cezayı aşamayacaktır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla