İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/26264 Karar: 2025/6120 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/26264 K.2025/6120

8. Ceza Dairesi 2024/26264 E. , 2025/6120 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/497 E., 2024/661 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/26264 E. , 2025/6120 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/497 E., 2024/661 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/26264 E. , 2025/6120 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/497 E., 2024/661 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 27.01.2021 tarihli kararının Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdur vekili ve sanık ... tarafından temyizi sonrasında hükmün, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 22.01.2024 tarihli ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 27.03.2024 tarihli ve 2024/497 Esas, 2024/661 Karar sayılı kararı ile sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ...'in temyiz istemi, savunmasının samimi olduğuna, ifadelerin çelişkili olduğuna, üzerine atılı suçu işlemediğine, mağdura haksız tahrik etkisi altında sadece tokat attığına, mağdurun mahkemede alınan ifadesinin doğru olduğuna, mağdurun teyzesinin ifadesinin alınması durumunda gerçeklerin ortaya çıkacağına yöneliktir. 2. Sanık ...'ın temyiz istemi, üzerine atılı suçu işlemediğine, mağdurun mahkemedeki ifadesinin esas alınması gerektiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir. 3. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi, sanıklar hakkında takdiri indirim maddelerinin uygulanmaması gerektiğine, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedişmesi gerektiğine yöneliktir. 4. Katılan mağdur vekilinin temyiz istemi, sanıklar hakkında takdiri indirim maddelerinin uygulanmaması gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğine yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanık ...'in iş yerinden eşya çalınması ve bunu katılan ...'ın yaptığını tahmin etmesi üzerine, sanıkların katılanı sanık ...'in iş yerine zorla getirip kapıyı kilitledikten sonra darp ettikleri iddiasına ilişkin olarak; T.C. Anayasasının 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir. Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir. 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup; sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik beyanları, mağdur ifadesi ve tüm dava dosyası kapsamı birlikte değerledirildiğinde, suçun sübut bulduğuna yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı belirlenerek, sanıklar ... ve ... ile katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdur vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 2024/497 Esas, 2024/661 Karar sayılı kararında, sanıklar ... ve ... ile katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdur vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanıklar, iş yerinden eşya çalındığı şüphesiyle mağduru zorla iş yerine getirip kapıyı kilitledikten sonra darp etmiş; bozma üzerine kişiyi hürriyetinden yoksun kılmadan ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapse mahkum edilmişlerdir. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.

Hukuki İlke: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılması Anayasa ve 6284 sayılı Kanundan doğan koruma görevine dayanır; CMK 237 ve devamındaki katılma için aranan "suçtan doğrudan zarar görme" şartı Bakanlık bakımından gerçekleşmediğinden lehine vekalet ücretine hükmedilemez.

Uygulama Sonucu: ONAMA (esastan ret) - mağdur ifadesi ve dosya kapsamıyla suç sabit; Bakanlık vekilinin vekalet ücreti talebi doğrudan zarar görme şartı bulunmadığından reddedilmiştir.

Dava Strateji Notu: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı davaya katılsa da suçtan doğrudan zarar gören konumunda olmadığından lehine vekalet ücreti çıkmaz; bu ayrım katılan taraf vekalet ücreti taleplerinde gözetilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla