İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/2722 Karar: 2024/7643 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/2722 K.2024/7643

8. Ceza Dairesi 2024/2722 E. , 2024/7643 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3764 E., 2023/573 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kar

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/2722 E. , 2024/7643 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3764 E., 2023/573 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kar

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/2722 E. , 2024/7643 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3764 E., 2023/573 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 29.04.2022 tarihli ve 2022/2551 Soruşturma, 2022/2107 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi ile 53, 54, 55, 58 ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2022 tarihli ve 2022/194 Esas, 2022/352 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52, 53, 54 ve 58 inci maddeleri uyarınca 18 yıl hapis ve 36.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hak yoksunlukları ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin 13.03.2023 tarihli ve 2023/3764 Esas, 2023/573 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kaldırılmasına, sanığın, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile 52, 53, 54 ve 58 inci maddeleri uyarınca 12 yıl hapis ve 24.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hak yoksunlukları ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanığın temyiz sebepleri özetle, 1.Uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna ancak ticaretini yapmadığına, 2.Hakkında etkin pişmanlık nedeni ile hiç ceza verilmemesi yahut ceza indiriminin daha yüksek oranda uygulanması gerektiğine, B. Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; 1.Sanığın üzerine atılı suçu işlediği hususunda yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2.Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3.Ele geçirilen maddenin kişisel kullanım sınırında olduğuna, 4.Eksik ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğine, 5.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasındaki indirimin uygulanması gerektiğine, 6. Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin hatalı olduğuna, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Dava konusu olay, sanığın, ihbar üzerine durdurulan araçtan attığı poşette ve üzerinde uyuşturucu madde bulunduğu iddiasına ilişkindir. 2.Dava dosyasında; olay tutanağı, arama ve el koyma kararı ile bunların onanmasına ilişkin karar, ele geçirilen maddelerde eroin ve 6-MAM bulunduğuna ilişkin kriminal inceleme raporu, ele geçen maddelerde parmak izi bulunmadığına ilişkin rapor, sanık ifade ve savunmaları ile tanık beyanı mevcuttur. Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince, sanığın kullandığı araç ile İstanbul'dan temin etmiş olduğu yüklü miktarda uyuşturucuyu Tekirdağ'ın Çorlu ilçesine getirerek satacağı yönünde istihbari bilgi bulunduğu, sanığın içinde bulunduğu araç Çorlu'ya geldiği sırada kolluk görevlilerinin uygulama yaptıkları yerin araçtakiler tarafından fark edilmesi üzerine uygulama noktasına 200 metre kala sağ ön yolcu koltuğundan uyuşturucu maddelerin atıldığı, söz konusu maddeler üzerinde yapılan kriminal inceleme sonucunda eroin ve 6-MAM içerdiklerinin tespit edildiği, ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı ve niteliği nazara alındığında şahsi kullanım miktarının çok üzerinde olduğu, sanığın aşamalarda uyuşturucu maddeleri "Baver" isimli bir şahıstan kullanmak amacıyla aldığına ve polisleri görünce sağ ön yolcunun bulunduğu yerden attığına dair ikrarda bulunduğu, ancak ikrar içeren beyanları olmasaydı dahi mahkumiyetine yeterli delil elde edileceği, bu nedenle kendi suçunu ikrara yönelik beyanları nedeni ile hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, ayrıca her ne kadar " Baver" isimli şahıstan bahsetmiş ise de sanığın uyuşturucu maddeyi açık kimliğini bilmediği bir şahıstan aldığını söylemesi, hayalî isimler vermesi veya daha önceden uyuşturucu işine karıştığını bildiği kişinin adını vermesinin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için yeterli görülmemesi gerektiği, tüm bu sebeplerle hakkında buna bağlı olarak da etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahsedilemeyeceği, sanığın geliri ile uyumlu olmayacak miktarda uyuşturucu maddeyi içmek için aldığı yönündeki hayatın olağan akışına uygun olmayan savunmasına itibar edilmediği, üzerine atılı suçu işlediği, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı dikkate alınarak ... ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşıldığı gerekçesi ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, olay tarihinde Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, sanığın araç ile İstanbul'dan Çorlu'ya yüklü miktarda uyuşturucu madde getireceği ve satacağı yönünde bilgi edinilmesi üzerine aracın beklenildiği, bir müddet izlendiği, araçtakilerin durumu fark etmesi üzerine aracın sağ ön yolcu koltuğunun bulunduğu camdan dışarıya bir adet poşet atıldığının görüldüğü, atılan poşet içerisinde eroin maddesinin ele geçirildiği, durdurulan aracın şoförünün sanık olduğu, aracın sağ ön koltuğunda ise başka bir şahsın bulunduğu şeklinde gerçekleşen olayda, ele geçen madde miktarı ve sanık hakkında ihbarın bulunması sebebiyle sanığın eyleminin ticaret maksadıyla uyuşturucu madde nakletmek suçunu oluşturduğunun kabulünün gerektiği ancak aracın camından atılan uyuşturucu paketi üzerinde parmak izinin çıkmaması ve bu poşeti araçtan kimin attığının görülmemesi sebebiyle sanığın poşeti kendisinin attığını ve araçta bulunan diğer şahsa ait olmadığını söylemesinin kendi suçunu ortaya çıkardığı dikkate alındığında, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtilerek, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurularak sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Dava dosyasında bulunan tanık beyanı, sanık ifade ve savunmaları, kriminal inceleme raporu, parmak izi raporu ve tüm belgeler birlikte değerlendirildiğinde, hakkında uyuşturucu madde sevk edeceği yönündeki ihbar üzerine takip edilen sanığın bulunduğu araçtan, eroin ve 6-MAM içeren uyuşturucu madde bulunan poşet attığı, ele geçirilen maddenin kişisel kullanım sınırının üzerinde olduğu, bu maddeyi kolluk görevlileri muhafaza altına aldığı, araçta sanık dışında tanık H.'nin de bulunduğu, ele geçirilen poşet üzerinde parmak izine rastlanmadığı, bu maddenin sanığa mı yoksa tanık H.'ye mi ait olduğunun belli olmadığı aşamada sanığın torbayı kendisinin attığını beyan ederek kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım ettiği yönündeki Bölge Adliye Mahkemesinin değerlendirmesinin isabetli olduğu, suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ve müdafinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 13.03.2023 tarihli ve 2022/3764 Esas, 2023/573 Karar sayılı kararında sanık ve müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla