Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/3070 E. , 2025/4550 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2334 E., 2023/66 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesinc
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/3070 E. , 2025/4550 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2334 E., 2023/66 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince verilen uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son oturumda sanığın Alaşehir M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan SEGBİS sistemi ile hazır edildiği, sanık müdafiinin ise Alaşehir Adliye SEGBİS odasında hazır edildiği, bu şekilde sanık ve müdafiinin yüzüne karşı tefhim edilen asıl karara ilişkin duruşma tutanağının bir örneğinin verilmediğinin anlaşıldığı, temyiz süresinin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlayacağı, bu sebeple sanık müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2022 tarihli kararı hakkında Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen, 24.01.2023 tarihli kararı ile, İlk Derece Mahkemesi Kararı kaldırılarak, sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti suçundan tekerrüre esas alınan hüküm düzeltilerek, 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık atılı suçları işlediğine dair delil bulunmadığına, tanıkların beyanlarının soyut nitelikte olduğuna, itibar edilemeyeceğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi durumda ise zincirleme suç hükümlerinin uygulama şartlarının oluşmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hüküm yönünden Dava dosyası kapsamına göre, 18.01.2021 tarihinde üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilen Z.P isimli kişinin, uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığını söylemesi üzerine aynı gün sanığın evinde yapılan aramada üzerinde uyuşturucu madde bulaşığı olan hassas terazi ve uyuşturucu madde paketlemekte kullanılan kilitli şeffaf poşetlerin ele geçirildiği, bu tarihten sonra 19.06.2021 tarihinde sanığın ikametinin yakınlarında devriye görevlerini ifa eden kolluk görevlilerinin H.K isimli kişinin sanığın ikametinde bir süre kalıp tekrar dışarı çıktığını görüp şüphelenmeleri üzerine H.K'nin yanına gidip üzerinde suç unsuru olup olmadığını sordukları, H.K isimli kişinin rızaen sanıktan aldığını beyan ettiği uyuşturucu maddeyi kolluk görevlilerine teslim ettiği, sonrasında sanığın ikametinde arama yapılmak üzere gidildiğinde sanığın evinden siyah bir poşetin dışarı atıldığının fark edildiği, bu poşet içerisinde hassas terazi, uyuşturucu kullanma aparatları ve bir miktar uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olayda; 18.01.2021 tarihli eylemi nedeniyle sanık hakkında uyuşturucu madde ticaret suçundan soruşturma başlatıldığı, 19.01.2021 tarihinde hakkında ifade alma, sorgu adli işleminin yapıldığı, sanığın tutuklanmasına karar verildiği, tutukluluğa itirazın değerlendirilmesi kararı ile Sulh Ceza Mahkemesince 18.03.2021 tarihinde sanığın tahliyesine karar verildiği ve bu suretle fiili kesintinin oluşmasından ve ilk eylemin üzerinden yaklaşık 5 ay gibi bir süre geçmesinden sonra 19.06.2021 tarihinde sanığın suç işleme kararını yenileyerek ikinci kez aynı suçu işlediğinin anlaşılması karşısında; belirtilen eylemlerin ayrı ayrı suç oluşturduğu gözetilmeden, zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurularak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Olayların intikal şekli, sanığın aşamalardaki savunmaları, tanıkların aşamalardaki beyanları, uyuşturucu maddesini sanıktan aldıklarını ifade eden tanıklara yaptırılan teşhis işlemlerine ilişkin tutanaklar, suça konu uyuşturucu maddeler ve aparatlara ilişkin olarak alınan ekspertiz raporları, kolluk tutanakları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan kurulan hüküm yönünden Dava dosyası kapsamına göre, 18.01.2021 ve 19.06.2021 tarihlerinde hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan başlatılan soruşturmada sanığın kan ve idrarından alınan örneklerde uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği, sanığın hakkında daha önceden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/6. maddesi uyarınca doğrudan dava açıldığı, bu şekilde sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olayda; 18.01.2021 ve 19.06.2021 tarihli inceleme konusu eylemleri nedeniyle düzenlenen iddianame içeriklerinde sanık hakkında daha önceden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan dava açıldığının belirtildiği ancak bahse konu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği, tebliğ evrakları ya da kesinleşme tarihine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği, bu evrakın incelenen dosya arasında bulunmadığı ya da kamu davasının ertelenmesi kararına ilişkin inceleme tutanağının da dosya arasında yer almadığı anlaşılmakla, Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hükmün, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinin gözetilmesi gerektiği, Dairemizin 27.03.2024 tarihli ve 2024/12622 Esas, 2024/2780 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun kesinleşene kadar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan işlenen tüm suçların tek suç olup ancak alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği, ilgili kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına ilişkin söz konusu dosyanın/dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulup, incelenen 18.08.2015 tarihli eylemi yönünden 5237 sayılı Kanun’un 191/6. maddesi gereği doğrudan dava açma koşulunun bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR 1.Uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hüküm yönünden, gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 24.01.2023 tarihli, 2022/2334 Esas, 2023/66 Karar sayılı, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafinin tahliye talebinin REDDİNE, 2. Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçu yönünden gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 24.01.2023 tarihli, 2022/2334 Esas, 2023/66 Karar sayılı sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan kurulan kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2025 tarihinde karar verildi.