İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/324 Karar: 2025/2751 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/324 K.2025/2751

8. Ceza Dairesi 2024/324 E. , 2025/2751 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/74 Değişik İş ŞİKAYETÇİ : Yeter Demir ŞÜPHELİ : ... SUÇ : Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/324 E. , 2025/2751 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/74 Değişik İş ŞİKAYETÇİ : Yeter Demir ŞÜPHELİ : ... SUÇ : Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/324 E. , 2025/2751 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/74 Değişik İş ŞİKAYETÇİ : Yeter Demir ŞÜPHELİ : ... SUÇ : Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının şüpheli hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan 28.12.2022 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı şikayetçi vekili tarafından yapılan itirazın Bitlis Sulh Ceza Hakimliğinin 10.01.2023 tarihli ve 2023/74 Değişik İş sayılı kararıyla kabulüne ve kamu davasının açılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun'un) 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2023 tarihli ve 2023/24237 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.01.2024 tarihli ve KYB-2024/2289 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.01.2024 tarihli ve KYB-2024/2289 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28/12/2022 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz edilmesi üzerine, itirazın kabulüne ve kamu davasının açılmasına ilişkin mercii Bitlis Sulh Ceza Hâkimliğinin 10/01/2023 tarihli kararının gerekçe kısmında "...Şüphelinin gayri resmi olarak birlikte yaşadığı mağdurdan doğmuş olan ve aralarında suç tarihi itibariyle velayet ilişkisi bulunmasa da kan hısımlığı bulunan ortak bebeklerini, velayet hakkına sahip olan mağdurdan zorla alıp almadığı hususunun 05/11/2022 tarihli çocuk teslim tutanağındaki polis memurları ile diğer hazır bulunanların gerekli görülmesi halinde beyanları da alınmak suretiyle söz konusu bebeğin nerede bulunduğunun ortaya çıkartılması suretiyle yapılacak değerlendirme neticesinde çocuğun kaçırılması, alıkonulması suçunun oluşup oluşmadığının takdir ve ifası ile Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının 28/12/2022 tarih ve 2022/4134 sayılı dosyasında şüpheli ... hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına...." şeklinde denilerek soruşturmanın genişletilmesine karar verildiği belirtilmesine rağmen, kararın hüküm kısmında itirazın kabulüne ve kamu davası açılmasına karar verilmek suretiyle gerekçe ve hüküm arasında çelişki oluşturulmasında isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1.5271 sayılı Kanun'un 160/1. maddesi "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar."; 160 ıncı maddesinin ikinci fıkrası "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.''; 170/2. maddesi "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler."; 172/1. maddesi "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173/3-4 maddesi “Sulh ceza Hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu çerçevede, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen hakimlik, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 3. 5271 sayılı Kanun'un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Anılan maddeye göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. 4.İnceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde, şüpheli hakkında, gayri resmi eşi olan şikayetçi ile birlikteliğinden olan 07.07.2022 doğum tarihli Fatma Nur isimli kızlarını kaçırıp alıkoyduğu iddiası ile başlatılan soruşturma kapsamında Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28.12.2022 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı şikayetçi vekili tarafından yapılan itirazın Bitlis Sulh Ceza Hakimliğinin 10.01.2023 tarihli kararıyla kabulüne ve kamu davası açılmasına karar verilmiş ise de, inceleme konusu kararın gerekçesinde "...velayet hakkına sahip olan mağdurdan zorla alıp almadığı hususunun 05/11/2022 tarihli çocuk teslim tutanağındaki polis memurları ile diğer hazır bulunanların gerekli görülmesi halinde beyanları da alınmak suretiyle söz konusu bebeğin nerede bulunduğunun ortaya çıkartılması suretiyle yapılacak değerlendirme neticesinde çocuğun kaçırılması, alıkonulması suçunun oluşup oluşmadığının takdir ve ifası ile..." şeklinde belirtildiği üzere eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verildiği dolayısıyla hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki oluşturularak kamu davasının açılmasına karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bitlis Sulh Ceza Hakimliğinin, 10.01.2023 tarihli ve 2023/74 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla