İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/3550 Karar: 2024/9342 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/3550 K.2024/9342

8. Ceza Dairesi 2024/3550 E. , 2024/9342 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1366 E., 2023/977 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik isti

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/3550 E. , 2024/9342 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1366 E., 2023/977 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik isti

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/3550 E. , 2024/9342 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1366 E., 2023/977 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I.HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının,27.09.2022 tarihli iddianamesi ile sanığın5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve dördüncü fıkrasınınn (a) bendi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinin,09.03.2023 tarihli ve kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesi ile 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15/05/2023 tarihli ve 2023/1366 Esas, 2023/977 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2.Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3.Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 4.Eksik inceleme yapıldığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir. Suç tarihinde motosikletli polis ekipleri ring görevlerini ifa ederken şüpheli gördükleri 34...57 plakalı aracı durdurmuş, sürücü koltuğundan sanık ... inmiş, aracın içinde gözle görünür şekilde vites koluna yerleştirilmiş 15 adet ayrı şeffaf poşete konulmuş ve alınan kriminal uzmanlık raporuna göre kokain olduğu belirlenen maddeler ele geçirilmiştir. Sanık aşamalarda maddeleri kulanmak için ve fiyat artışı olacağını söyledikleri için toplu miktarda aldığını ileri sürmüştür. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "Sanık ...'ın aşamalarda alınan savunmalarında özetle; yaklaşık 1-2 yıldır uyuşturucu madde kullandığını, olay günü de adının ... olduğunu bildiği bir kişiden uyuşturucu madde satın aldığını, fiyatına zam geleceğini duyduğu için biraz fazla miktarda satın aldığını, telefonunda tespit edilen fotoğrafları kendisinin çektiğini, satın aldığı uyuşturucu maddenin poşetinde delik olduğu için aldığı kişilere göndermek üzere fotoğrafı çektiğini, uyuşturucu madde ticareti yapmadığını beyanla üzerine yüklenen suçu kabul etmemiş ise de, yerleşik Yargıtay uygulamaları da dikkate alındığında, sanıktan ele geçen kokain maddesinin, cins ve miktar itibariyle kişisel kullanım sınırlarının üzerinde olduğu, uyuşturucunun çok sayıda özenli olarak hazırlanmış küçük paketçikler halinde bulunduğu, her paketçiğin içine hassas biçimde yapılan tartım sonucu aynı miktarda uyuşturucu madde konulduğu, sanıktan ele geçen dijital materyal üzerinde yapılan incelemede cep telefonu içerisinde uyuşturucu madde görsellerinin bulunduğu, sanığın sosyo-ekonomik durumu ile üzerinde yakalanan uyuşturucu cinsi ve miktarı birlikte değerlendirildiğinde sanığın savunmalarının hayatın olağan akışına aykırı olup cezadan kurtulmaya yönelik olduğu mahkememizce kabul edilmekle, Emniyet Genel Müdürlüğü İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 05/07/2022 tarih ve IST-KİM-22-24638 sayılı uzmanlık raporuna göre 12,6 gram ve 0,8 gram net ağırlıklı kokain içeren maddeleri ticaret amacıyla bulunduran sanığın, üzerine yüklenen "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçunu işlediği anlaşıldığından, eylemine uyan Türk Ceza Kanunu'nun 188/3. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği yer ve zaman, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak takdiren 10 yıl hapis ve 1000 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu uyuşturucu maddenin kokain olduğu anlaşıldığından Türk Ceza Kanunu'nun 188/4-a-son maddesi uyarınca takdiren 1/2 oranında artırım yapılarak sanığın 15 yıl hapis ve 1500 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen cezadan, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 12 yıl 6 ay hapis ve 1250 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 1250 gün adli para cezasının Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddesi uyarınca bir gün karşılığı takdiren 20 TL'den hesaplanmak suretiyle sanığın 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, nedenleri görülmediğinden sanığın cezası üzerinden başkaca kanuni veya takdiri artırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına, sanığın ekonomik ve sosyal durumu göz önüne alınarak, verilen 1250 gün adli para cezasının Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddesi uyarınca bir gün karşılığı takdiren 20 TL'den hesaplanmak suretiyle sanığın 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen adli para cezasının miktarı, sanığın ekonomik ve sosyal durumu göz önüne alınarak Türk Ceza Kanunu'nun 52/4. maddesi uyarınca takdiren birer ay ara ile 20 eşit aylık taksitlerle tahsiline, taksitlerin birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğini ve yasal ihtarlara rağmen ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına, sanığa verilen hapis cezasının, tür ve miktarına göre yasal olanak bulunmadığından Türk Ceza Kanunu'nun 50/1. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmesine, Türk Ceza Kanunu'nun 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine ve sanık hakkında Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği vicdani sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " demek suretiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık ... hakkında, dava dosyamıza konu ... nedeniyle Türk Ceza Kanunu'nun 220 inci maddesinin ikinci,üçüncü ve dördüncü fıkrası ile 188 inci maddesinin üçüncü, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan kamu davasının, İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2023/519 Esas sayılı dosyasıyla hali hazırda derdest olduğu ve dava dosyamızdaki suç tarihi, suç yeri ve eylemlerin aynı nitelikte olması nedeniyle bağlantılı olduğu, nitekim İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12.11.2024 tarihli ara kararı ve 15.11.2024 tarihli yazısıyla da birleştirme talebinin bulunduğu, bu nedenle iki dosyanın birleştirilerek birlikte görülmesinde zorunluluk hasıl olduğu anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15/05/2023 tarihli ve 2023/1366 Esas, 2023/977 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla