Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/4776 E. , 2025/6110 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1968 E., 2023/1697 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temy
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/4776 E. , 2025/6110 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1968 E., 2023/1697 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2022/796 Esas, 2023/129 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62, 52, 53, 54, 58 ve 63. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 12.09.2023 tarihli ve 2023/1968 Esas, 2023/1697 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun eleştirerek, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Sanığın, ele geçirilen uyuşturucu maddeleri kullanmak amacıyla bulundurduğu; maddelerin satışa hazır halde olmadığı; sanığın yakalandığı sırada uyuşturucu maddenin etkisi altında bulunduğu; sanığın telefonunun incelenmesinde suç unsuru oluşturabilecek herhangi bir delile rastlanmadığı; tekerrür hükümlerinin uygulanmasının infaz aşamasında sanık aleyhine sonuç doğuracağı ve suç vasfının değişme ihtimalinin bulunduğu gerekçeleriyle, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya kapsamına göre; sanığın bulunduğu araç içerisinde uyuşturucu maddeler ele geçirildiği, bu şekilde, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun Ek 4-A maddesinin 6. fıkrasında: "....Polis, durdurduğu kişi üzerinde veya aracında silah veya tehlike oluşturan diğer bir eşyanın bulunduğu hususunda yeterli şüphenin varlığı halinde, kendisine veya başkalarına zarar verilmesini önlemek amacına yönelik gerekli tedbirleri alabilir. Bu amaçla kişinin üzerindeki elbisenin çıkarılması veya aracın, dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerinin açılması istenemez. (Ek cümleler: 27/3/2015-6638/1 md.) Ancak, el ile dıştan kontrol hariç, (İptal ibare:Anayasa Mahkemesinin 4/5/2017 tarihli ve E.: 2015/41, K.: 2017/98 sayılı Kararı ile)(2) (…) Kolluk amirinin kararı yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur..." şeklindeki düzenleme uyarınca; dava dosyasında, polisin mesleki tecrübesine dayanarak oluşan şüphesi üzerine durdurduğu araçta bulunan şeffaf poşeti açtığı ve içinden net 305 gram uyuşturucu maddenin ele geçirildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, anılan madde hükmüne göre, önleme arama kararı olmaksızın da söz konusu uyuşturucu maddeye el konulması işleminin hukuka uygun olduğu değerlendirilmiş; bu nedenle tebliğnamede yer alan aksi yöndeki görüş yerinde görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia savunmaları ve toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, uyuşturucu madde ticareti ile ilgili kriminal rapor birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, ele geçirilen uyuşturucu maddenin kullanma için bulundurma miktarından fazla olması nedeniyle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 12.09.2023 tarihli ve 2023/1968 Esas, 2023/1697 Karar sayılı kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkında ki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise stanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2025 tarihinde karar verildi.