İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/1003 Karar: 2025/2371 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/1003 K.2025/2371

8. Ceza Dairesi 2025/1003 E. , 2025/2371 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1204 E., 2024/1349 K. KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.10.2024 tarihli ve 2024/1204 Esas, 2024/1349 Karar sayılı kararı ile Yargıtay (8). Ceza Dairesinin, 22.

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/1003 E. , 2025/2371 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1204 E., 2024/1349 K. KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.10.2024 tarihli ve 2024/1204 Esas, 2024/1349 Karar sayılı kararı ile Yargıtay (8). Ceza Dairesinin, 22.

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/1003 E. , 2025/2371 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1204 E., 2024/1349 K. KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.10.2024 tarihli ve 2024/1204 Esas, 2024/1349 Karar sayılı kararı ile Yargıtay (8). Ceza Dairesinin, 22.05.2024 tarihli ve 2022/6488 Esas, 2024/4466 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/4. maddesi uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiince süresinde duruşma talebinde bulunulmuş ise de; dosya kapsamı dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği takdiren duruşma talebinin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlâmı Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 01.04.2022 tarihli ve 2021/1116 Esas, 2022/523 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafileri tarafından temyizi sonrasında, Dairemizin 22.05.2024 tarihli ve 2022/6488 Esas, 2024/4466 Karar sayılı kararı ile hükmün "... Sanığın ihbarının iftira derecesine ulaşmadığı ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 74 üncü maddesi ile güvence altına alınan anayasal şikayet ve ihbar hakkını kullanma niteliğinde olması nedeniyle, sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibarı ile oluşmadığı anlaşıldığından, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur..." şeklinde gerekçeyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.10.2024 tarihli ve 2024/1204 Esas, 2024/1349 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 307/4. maddesi uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267/1, 43/2-1, 62, 53 ve 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl 5 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın cezasında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 2. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Bozma ilamına uyularak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ve müdafiinin Temyiz İstemleri Sanığın anayasal şikayet hakkını kullandığına, iftira suçunu işlemediğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanık ve katılanların, Konya İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde emniyet mensubu olarak görev yaptıkları, sanığın Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu 18.10.2016 tarihli dilekçe ve akabinde verdiği beyanlar ile katılanlar hakkında FETÖ/PYD silahlı terör örgütüne üye olmak, örgüte yardım etmek ve örgüt lehine iş ve işlemlerde bulunmak suçlarından haksız isnatlarda bulunduğu iddiasına ilişkin olarak; 5237 sayılı Kanun'un 267. maddesinde düzenlenen iftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. İhbara konu suçtan delil bulunmadığı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi veya beraat hükmü kurulması sanık açısından iftira suçunun oluşması için yeterli değildir. İftira suçunun oluşabilmesi için sanığın isnat ettiği eylemin işlenmediğini bilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında ve sanığın şikayet hakkını kullandığına, iftira etme amacıyla ihbarda bulunmadığına dair savunmalarına göre somut olay değerlendirildiğinde; suç tarihinde emniyet amiri olarak görev yapan sanığa tevdi edilen bir takım görevlerin bir süre sonra bilgisi dışında geri çekilmesi, birkaç yıllık süreç içerisinde birden fazla kez görev yerinin değiştirilmesi, 2016 yılına ait görev performans değerlendirme notunun diğer yıllara nazaran düşük tayin olunması, üst dereceye terfi ettirilmemesi, hakkında disiplin cezaları uygulanması, sanığın son olarak açığa alınması üzerine, belirli olay ve olgulardan yola çıkarak Cumhuriyet Başsavcılığına sunmuş olduğu ihbar dilekçesinde ve devamında alınan beyanlarında katılanlarla birlikte birçok kişi hakkında şikayetçi olması, yapılan soruşturma sonucunda şüpheliler hakkında örgüt üyesi olduklarına ve görevlerini kötüye kullandıklarına dair yeterli delil olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi ve ihbarın niteliği itibari ile sanığın eyleminin suç işlemediğini bildiği kimseye suç isnat etmek biçiminde olmayıp 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 74. maddesi ile güvence altına alınan anayasal şikayet ve ihbar hakkını kullanma niteliğinde olması nedeniyle unsurları yönünden oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş; açıklanan nedenle Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay (8). Ceza Dairesinin, 22.05.2024 tarihli ve 2022/6488 Esas, 2024/4466 Karar sayılı bozma kararının Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine 24.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla