Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/26406 E. , 2025/2973 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/198 E., 2018/380 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : İftira İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Maddi
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/26406 E. , 2025/2973 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/198 E., 2018/380 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : İftira İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Maddi hatanın düzeltilmesi Dairemizin 13.11.2024 tarihli ve 2023/1751 Esas, 2024/8672 Karar sayılı kanun yararına bozma kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2024 tarihli ve KYB - 2023/52858 sayılı maddi hatanın düzeltilmesi ile dava dosyası yeniden Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2024 tarihli ve KYB- 2023/52858 sayılı maddi hatanın düzeltilmesi isteminin; “Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13.11.2024 tarihli, 2023/1751 Esas ve 2024/8672 Karar sayılı ilâmının İSTEM başlıklı bölümü incelendiğinde, ilamda yazılı içeriğin dosya kapsamı ile ilgisinin bulunmadığı görülmüştür. Talebin kabulü ile 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca belirtilen maddi hatanın düzeltilmesi" şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Dairemizin 13.11.2024 tarihli ve 2023/1751 Esas, 2024/8672 Karar sayılı ilamın "İSTEM" başlıklı bölümünde sehven bir başka dosyaya ait talebe yer verildiği anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2024 tarihli ve KYB-2023/52858 sayılı maddi hata düzeltme istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının maddi hatanın düzeltilmesi isteminin KABULÜNE, Dairemizin 13.11.2024 tarihli ve 2023/1751 Esas, 2024/8672 Karar sayılı ilamının "İSTEM" başlıklı bölümünün tamamen çıkartılarak yerine " Dosya kapsamına göre, Terme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2018 tarihli kararı ile, sanık ... ve babası ile katılanlar ... ile ... arasında alacak verecek anlaşmazlığına konu olan bir ticari ilişkinin bulunduğu, katılanların, sanık ve babası tarafından gönderilmesi gereken bedeli ödenmiş ürünlerin gönderilmediğinden bahisle görüşmek amacıyla olay tarihinde sanığın dükkanına gittikleri ve paralarını istedikleri, bu esnada sanığın kendilerine yönelmiş herhangi silah teşhiri, tehdit gibi bir eylem olmadığı halde, katılanlardan kurtulabilmek amacıyla 155 hattını arayarak işyerlerinde silahlı kişilerin olduğunu beyan ettiği, bunun üzerine güvenlik güçlerinin olay yerine intikal ettiği ve yapılan kaba üst aramalarında katılanların üzerinde ihbara konu tabanca veya başka bir suç unsuruna rastlanılmadığının tespit edilmesi sebebiyle sanığın zincirleme iftira suçundan 5237 sayılı Kanun'un 267/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına, sanığın eylemi nedeniyle mağdurlar üzerinde arama yapıldığından bahisle de anılan Kanun'un 267/3. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılmasına karar verildiği, 5237 sayılı Kanun'un "Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş mağdurun aleyhine olarak bu fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. " şeklindeki düzenleme uyarınca, sanığın iftira eylemi nedeniyle güvenlik güçleri tarafından katılanlar üzerinde arama yapıldığından bahisle anılan Kanun'un 267/3. maddesi uyarınca artırım yapılmış ise de, katılanlar haklarında atılı iftira eylemi nedeniyle verilmiş bir beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar bulunmadığının belirtilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 267/1. maddesi uyarınca verilen cezadan aynı Kanun'un 267/3. maddesi gereğince artırım yapılamayacağının gözetilmemesinde isabet görülmemiştir." paragraflarının yazılması suretiyle Dairemiz kararının DÜZELTİLMESİ ile karardaki diğer kısımların aynen bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2025 tarihinde karar verildi.