Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/10317 E. , 2026/1752 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/155 E. 2022/227 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/10317 E. , 2026/1752 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/155 E. 2022/227 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Ankara 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli ve 2022/155 Esas, 2022/227 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 16.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 04.09.2025 gün ve 2025/24455 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2025 tarihli ve KYB-2025/103408 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararı bulunduğundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın, itiraz kanun yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hükümlü hakkında, 18.12.2017, 16.02.2018 tarihlerinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2018 tarih, 2018/42354 soruşturma, 2018/1023 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, hükümlünün 24.03.2018 tarihli eylemi ile erteleme kararının kaldırılarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.2018 tarihli, 2018/42354 soruşturma, 2018/37031 Esas, ... numaralı iddianamesi ile Ankara 49. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Şüphelinin 17.05.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2018 tarihli, 2018/142036 soruşturma, 2018/54693 Esas, ... numaralı iddianamesi ile Ankara 49. Asliye Ceza Mahkemesine açılan kamu davasında, Mahkemenin 2018/634 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, C. Hükümlü hakkında, Ankara 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2019 tarihli ve 2018/634 Esas, 2019/141 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 30.03.2019 tarihinde kesinleştiği, D. Sanığın 25.08.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin Ankara Batı 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2022 tarihli ve 2021/174 Esas, 2022/72 Karar sayılı kararının ihbarı üzerine hüküm açıklanarak Ankara 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli, 2022/155 Esas, 2022/227 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 16.03.2022 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. E. Anayasa'nın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 4.maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerekmekte olup; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18.04.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığı bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, mahkemesince açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223/8-2. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre ''iki hafta'' içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ankara 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli, 2022/155 Esas, 2022/227 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Hükümlü hakkında 2017-2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemleri nedeniyle verilen erteleme kararında itiraz süresi 7 gün olarak yazılmış, ihlaller üzerine açılan ve HAGB ile sonuçlanan dava, 25.08.2020 tarihli yeni eylemin ihbarı üzerine açıklanan hükümle Ankara 49. Asliye Ceza Mahkemesince 1 yıl 8 ay hapse dönüşmüştü. Adalet Bakanlığı, yanlış süre bildirimi nedeniyle erteleme kararının kesinleşmediği gerekçesiyle kanun yararına bozma istedi.
Hukuki İlke: Anayasa'nın temel hak ve hürriyetlerin korunmasına ilişkin düzenlemesi ile TCK 191/2 ve CMK 171-172. maddeleri uyarınca başvurulacak kanun yolunun, merciin, başvuru şekli ve süresi ile sürenin başlangıcının ilgiliyi yanıltmayacak biçimde açıkça gösterilip tebliğ edilmesi gerekir; itiraz süresinin 15 gün yerine 7 gün gösterilmesi hükümlüyü yanılttığından erteleme kararı usulüne uygun kesinleşmiş sayılmaz ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamaz.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi kabul edilip mahkûmiyet kararı oy birliğiyle bozuldu; kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilerek erteleme kararının iki haftalık itiraz hakkı ihtarıyla yeniden tebliği ve kesinleşme sonrası infaz sonucunun beklenmesi gerektiği vurgulandı.
Dava Strateji Notu: Erteleme kararında itiraz süresinin eski mevzuata göre 7 gün yazılması bile tek başına kesinleşmeyi engelleyen bir yanıltma sayılıyor; kesinleşmiş kullanma mahkûmiyetlerinde müdafi bu süre hatasını tarayıp KYB talep ederek hükmü ortadan kaldırtabilir, dosya durma noktasına geri döner.