Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/1036 E. , 2025/7356 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/211 E., 2023/1378 K. MÜŞTEKİ : Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı SUÇ : 5464 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun usulden ve esastan reddine dair kararlar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama Yapıl
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/1036 E. , 2025/7356 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/211 E., 2023/1378 K. MÜŞTEKİ : Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı SUÇ : 5464 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun usulden ve esastan reddine dair kararlar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama Yapılan ön inceleme neticesinde; 1.Sanık hakkında, ilk derece mahkemesince, 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik, müşteki Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun, "Kurum vekilinin, 5271 sayılı Kanun'un 237/1 maddesi gereğince kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı belirtilerek aynı kanunun 279/1-b maddesi uyarınca reddine karar verildiği ve bu kararın aynı maddenin son cümlesi uyarınca itiraza tabi olduğu, itiraz talebinin de yetkili mercii tarafından incelenerek karara bağlandığı, 2. Sanık hakkında, ilk derece mahkemesince, 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik, sanığın istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kararın ise; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Hususları tespit edilmekle, sanığın temyizine hasren inceleme yapılarak gereği düşünüldü: Dava dosyası kapsamına göre, sanığın, kişilerin nakit ihtiyacını karşılamak için, gerçekte bir alışveriş olmadığı halde, şahısların kredi kartları ile POS cihazından faiz karşılığı çekim yaptığı iddiasına dayanan olayda; Sanığın eyleminin sabit görülmesi halinde, hem 5237 sayılı Kanun'un 241. maddesinde düzenlenen "Tefecilik" suçunu hem de, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 36. maddesinde düzenlenen "Sahte belge düzenlenmesi" suçunun oluşacağı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/8-239 Esas, 2022/325 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, içtima hâllerinde hangi hükmün uygulanması gerektiğine yönelik ilkelerden biri olan "özel normun önceliği" ilkesinde özel normun genel normun tüm unsurlarını taşımakla birlikte genel normda yer almayan özel bazı unsurları da ihtiva etmesinin gerektiği, 5464 sayılı Kanun'un 36. maddesinde "Gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi, nakit ödeme belgesi ya da alacak belgesi düzenlemek veya bu belgelerde ne surette olursa olsun tahrifat yapmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayanlar.." şeklinde hüküm altına alınan "Sahte belge düzenlenmesi" suçunun ise, 5237 sayılı Kanun'un 241. maddesinde "Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi" şeklinde düzenlenen "Tefecilik" suçunun tüm unsurlarını ihtiva ettiğinden bahsedilemeyeceğinden her iki norm arasında özel-genel norm ilişkisinin bulunmadığı, tefecilik suçunun 5464 sayılı Kanun'un 36. maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan "Sahte belge düzenlenmesi" suçunu bünyesine aldığı ve bu suçu tükettiği, diğer bir anlatımla "Sahte belge düzenlenmesi" suçunun "Tefecilik" suçunun unsuru olduğu ve sanığın eyleminin bir bütün hâlinde "Tefecilik" suçunu oluşturacağı; Bununla birlikte; gerek tefecilik, gerek ise 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden, suç tarihinde yürürlükte olan kanun maddelerinde öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, sanık hakkında yürütülen soruşturma kapsamında suça onu POS cihazlarına el konulma tarihi olan 21.08.2013, suç tarihi olarak kabul edilse dahi, bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. KARAR A. Müşteki Kurum Vekilinin Temyizine İlişkin Yapılan İncelemede Ön inceleme bölümünde 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanığın Temyizine İlişkin Yapılan İncelemede Ön inceleme bölümünde 2 no'lu bentte açıklanan nedenlerle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 06.10.2023 tarih, 2021/211 Esas, 2023/1378 Karar sayılı kararına yönelik, sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun‘un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca takdîren Kadirli 3. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanığın, gerçekte alışveriş olmadığı halde kişilerin nakit ihtiyacı için kredi kartlarından POS cihazıyla faiz karşılığı çekim yaptığı iddiasıyla 5464 sayılı Kanun'a muhalefetten mahkûmiyet kurulmuş, istinaf başvurusu düzeltilerek esastan reddedilmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, hem eylemin hukuki vasfını hem de POS cihazlarına el konulduğu 21.08.2013 tarihinden temyiz incelemesine kadar geçen süreyi değerlendirmiştir.
Hukuki İlke: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/8-239 Esas, 2022/325 Karar sayılı kararı doğrultusunda, 5464 sayılı Kanun'un 36. maddesindeki sahte belge düzenlenmesi suçu ile TCK'nın 241. maddesindeki tefecilik suçu arasında özel-genel norm ilişkisi yoktur; POS tefeciliğinde sahte belge düzenlenmesi tefecilik suçunun unsuru olup eylem bir bütün hâlinde tefecilik suçunu oluşturur. Her iki suç yönünden de TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresi işler.
Uygulama Sonucu: Daire, katılma hakkı bulunmayan müşteki kurum vekilinin temyizini CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca reddetmiş; sanık yönünden ise 21.08.2013'ten itibaren 12 yıllık olağanüstü zamanaşımının dolması nedeniyle hükmü CMK'nın 302/2. maddesi gereği bozup, CMK'nın 303/1-a maddesindeki yetkiyle kamu davasının 223/8. madde gereği zamanaşımından Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle düşmesine karar vermiştir.
Dava Strateji Notu: POS tefeciliği dosyalarında suç vasfını mutlaka tartıştırın: eylem 5464 sayılı Kanun'a muhalefet değil tefecilik olarak nitelenir ve bu nitelendirme görev, zamanaşımı ve ceza rejimini değiştirir. Suç tarihi eskiyse el koyma tutanağındaki tarihten itibaren 12 yıllık olağanüstü zamanaşımını hesaplayın; süre temyiz aşamasında dolmuşsa düşme talebi en kestirme sonuçtur.