İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/1115 Karar: 2025/5450 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/1115 K.2025/5450

8. Ceza Dairesi 2025/1115 E. , 2025/5450 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/344 E., 2024/451 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; bozma üzerine sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/1115 E. , 2025/5450 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/344 E., 2024/451 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; bozma üzerine sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/1115 E. , 2025/5450 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/344 E., 2024/451 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; bozma üzerine sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2019 tarihli kararının sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi tarafından 10.11.2020 tarihinde mahkumiyet hükmünü kaldırarak kamu davasının düşmesine karar verildiği, sanık müdafiinin temyizi üzerine Dairemizin 11.07.2024 tarihli kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2024 tarihli ve 2024/344 Esas, 2024/451 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi Vekalet ücreti yönünden temyiz ettiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi kapsamına göre, vekalet ücreti ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini müdafii ile temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeden karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2024 tarihli ve 2024/344 Esas, 2024/451 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükme; "Sanık ...'nün kendisini 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen zorunlu müdafii ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. Kısmının II. Bölümü gereğince kovuşturma için ödenmesi gereken 29.800,00 TL maktu vekalet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekalet ücretinin hazineden alınıp sanık ...'ye verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğnameye aykırı olarak, Üye ...'nin karşı düşüncesi ile oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY 5320 sayılı Kanun Madde-13 (1) Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekile, avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücret, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödenir. Bu ücret, yargılama giderlerinden sayılır. (2) Bu madde uyarınca yapılacak ödeme ve uygulamaya ilişkin usûl ve esaslar Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınmak suretiyle Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. 5320 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre CMK. gereği zorunlu olan müdafilere; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ayrık olarak T.B.B.’nin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilen ücreti ödeneceği açıktır. Bu şekilde vekaletname alarak müdafii olup, Avukatlara özel ücret sözleşmesi yapan sanığın durumu ile Baro tarafından atanan müdafilerin durumu farklıdır. Bu sebeple; beraat eden sanıklara; Türkiye Barolar Birliği'nin yayınladığı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden ödeme yapılması Kanun’a aykırıdır. Bu gerekçeyle sayın çoğunluğa katılmamaktayım.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesi, önceki mahkûmiyet ve düşme kararının daire tarafından bozulması üzerine sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan beraat kararı vermiştir. Sanık müdafii, yalnızca beraat eden sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yönünden temyiz etmiştir.

Hukuki İlke: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesi uyarınca beraat eden ve müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi zorunludur; zorunlu müdafi bulunması halinde ödenen ücretin mahsubu suretiyle uygulanır.

Uygulama Sonucu: Oy çokluğuyla düzeltilerek onama; beraat eden sanık lehine mahsuplu maktu vekâlet ücreti hükme eklenmiş, bir üye zorunlu müdafi ile özel sözleşmeli müdafiin durumunun farklı olduğu gerekçesiyle karşı oy kullanmıştır.

Dava Strateji Notu: Beraat kararında lehe vekâlet ücretine hükmedilmemesi başlı başına temyiz sebebidir; müdafi, esas yönünden lehe karar çıksa dahi ücret kalemini ayrıca temyiz ederek Hazine aleyhine maktu ücreti talep etmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla