İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/1247 Karar: 2025/6063 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/1247 K.2025/6063

8. Ceza Dairesi 2025/1247 E. , 2025/6063 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/109 E., 2014/289 K. SUÇLAR : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma, iftira HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanığın yokluğunda verilen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayıl

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/1247 E. , 2025/6063 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/109 E., 2014/289 K. SUÇLAR : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma, iftira HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanığın yokluğunda verilen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayıl

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/1247 E. , 2025/6063 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/109 E., 2014/289 K. SUÇLAR : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma, iftira HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanığın yokluğunda verilen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34. maddesi uyarınca hükme yönelik eski hale getirme talebi ve temyiz başvurusu hususunda karar verme yetkisinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 42. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmü temyizen incelemekle görevli Yargıtay'a ait bulunduğu ve sanığın dilekçesinin eski hale getirme ve temyiz başvurusu mahiyetinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Başka suçtan cezaevinde bulunan sanık hakkında yokluğunda Kandıra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2014 tarihli ve 2013/109 Esas, 2014/289 Karar sayılı karar ile sanık hakkında mahkumiyet hükümleri verildiği ve gerekçeli kararda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 263/1. maddesi uyarınca ''zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek'' kanun yoluna başvurulabileceğinin belirtilmemesi ve ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 35/3. fıkrasında düzenlenen "ilgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır" hükmü uyarınca, kararın sanığa okunup anlatılmadığı, bu suretle sanığa yapılan tebliğin usulsüz olduğu ve temyiz isteğinin öğrenme üzerine süresinde olduğu tespit edilmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Kandıra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2014 tarihli ve 2013/109 Esas, 2014/289 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 297/1-1.cümle, 297/1-son, 62, 53, 58/6. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 13.10.2016 tarihli ek karar ile 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesi uyarınca müsadereye karar verilmiştir. 2. İftira suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 267/1-2, 43, 269/2, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 4 ay 21 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 22.07.2015 tarihli ek karar ile sonuç cezanın 4 ay 20 gün hapis cezası olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın temyiz sebepleri; Lehine olan kanun hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, ... 1 Nolu F Tipi cezaevinde hükümlü olarak bulunan sanığın 17.11.2012 tarihli Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan ifadesinde kurum müdürü ve başmemuru olan müştekilerin kendisini hükümlü ...'ı öldürme suçuna azmettirmeye çalıştıkları, kendisinin bu komployu ispat etmek için müşteki kurum müdüründen bir miktar uyuşturucu madde istediği, müşteki kurum müdürünün de kendisine uyuşturucu maddeyi verdiği şeklinde ihbarda bulunarak bu olayın ispatı için söz konusu uyuşturucu maddeyi Cumhuriyet savcısına teslim ettiği, ele geçirilen uyuşturucu maddenin uzmanlık raporuna göre net 0,4 gram esrar maddesi olduğunun tespit edildiği, sanığın daha sonra 17.12.2012 tarihinde sunmuş olduğu dilekçesi ile müştekiler hakkında verdiği ifadelerinin düzmece olduğunu, gerçek olmadığını, kurum müdürü ve başmemurunu zor durumda bırakmak için kızgınlıkla bu şekilde ifade verdiğini belirttiği, müştekiler hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan 19.02.2013 tarihli takipsizlik kararı verildiği, sanığın bu şekilde infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma ve iftira suçlarını işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık savunmaları, müşteki beyanları, takipsizlik kararı, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre, sanığın iftira ve infaz kurumuna yasak eşya sokmak ve bulundurmak suçlarını işlediği ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50, 51. maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulama dışı bırakılması şeklindeki kabulün isabetli olduğu anlaşıldığından sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Gerekçeli karar başlığında iftira suçu yönünden müştekiler hakkında takipsizlik kararının verildiği 19.02.2013 tarihinin suç tarihi olarak gösterilmemesi, 3. Sanık hakkında kurulan hükümde tekerrür uygulamasına ilişkin olarak tekerrüre esas alınan birden fazla mahkûmiyet ilamından hangisinin tekerrüre esas alındığının hükümde gösterilmemesi suretiyle infazda tereddüde sebebiyet verilecek şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de bu hususların 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünün (2. ve 3.) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, Kandıra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2014 tarihli ve 2013/109 Esas, 2014/289 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, gerekçeli karar başlığında suç tarihi olarak yer alan ''10.09.2012'' ibaresinin yanına gelmek üzere " (İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçu yönünden), 19.02.2013 ( İftira suçu yönünden ) " ibarelerinin yazılmasına; hükümlerden tekerrür uygulamasına ilişkin (A-5.) numaralı ve (B-7) numaralı bendler çıkartılarak yerlerine gelmek üzere "Sanık hakkında daha önce verilip kesinleşen Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16.09.2009 tarihli ve 2008/266 Esas, 2009/221 Karar sayılı kasten adam öldürme suçundan verilen ve Yargıtay 1. Ceza Dairesince onanarak 25.01.2011 tarihinde kesinleşen müebbet hapis cezası içeren mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas olduğu anlaşıldığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58/6-7. maddesi uyarınca TEKERRÜR HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASINA, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına," ibarelerinin eklenmesi sureti ile hükümlerin Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla