KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2025/13700 E., 2026/2904 K.
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/ 356 E., 2024/276 K
- Suç
- 6136 sayılı Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU
- Karar
- Müsadere KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması .. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.07.2024 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Ateşli
Karar Detayı
595 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'a (6136 sayılı Kanun) aykırılık suçundan aynı Kanun'un 13/1. maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun ) 250/4, 231. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına suça konu adli emanetin 2024/78 sırasında kayıtlı eşyaların müsaderesine ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin, 04.09.2024 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi tanzim edildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309/1. maddesi uyarınca, 06.11.2025 tarihli ve 2025/19079 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2025 tarihli ve KYB-2025/130809 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.11.2025 tarihli ve KYB-2025/130809 sayılı kanun yararına bozma isteminin.
“Dosya kapsamına göre, Araklı Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/356 Esasına kayden görülen kamu davasında, adli emanetin 2024/78 sırasına kayıtlı yarı otomatik tabanca, şarjör ve 11 adet fişeği sanığın aracında bulundurarak 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçunu işlediğinin kabulü ile anılan suçtan adı geçen sanığın mahkumiyeti ile suç konusu eşyaların müsaderesine karar verildiği,
söz konusu kararın kesinleşmesinden sonra ... isimli kişinin müsaderesine karar verilen tabancanın sahibinin olduğu iddia etmesi karşısında, fezlekede belirtilen ...'ın kaybolan silahının sanık ... tarafından ele geçirilmiş olması ve kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan şikayet yokluğu nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı kapsayan Araklı Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/302 soruşturma dosyasının getirtilerek incelenmesi,
suç konusu tabancanın sahibinin ilgili kurum kuruluşlardan araştırılarak tespit edilmesi ile adı geçen üçüncü kişinin iyi niyetli olup olmadığı hususunun takdir edilmesi sonucuna göre müsadere kararı verilmesinin sağlanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2. maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 34/2, 231/2, 232/6. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.
2.5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir 3.İnceleme konusu hükümde, 5271 sayılı Kanun'un 257. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan ikinci fıkrası; " Müsadere veya iade olunacak eşya veya diğer malvarlığı değerleri üzerinde hakkı olan kimseler de duruşmaya çağrılır.
Bu kişiler, sanığın sahip olduğu hakları kullanabilirler." Aynı Kanun'un 258. maddesi ise. "256 ncı maddeye göre verilecek hükümlere karşı Cumhuriyet savcısı, katılan ve 257 nci maddede belirlenen kişiler için istinaf yolu açıktır." Şeklinde düzenlenmiştir.
Adli emanetin 2024/78 sırasına kayıtlı eşyaların her ne kadar müsaderesine karar verilmiş ise de eşya sahibi olduğu iddiası bulunan ve bu hususta hüküm tarihinden önce 13.02.2024 tarihinde kolluğa müracaat ettiği anlaşılan malen sorumlu olan ...'ın müsadere kararına ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 2 57... . maddeleri uyarınca kanun yoluna başvurabileceği halde bu hususun kararda gösterilmemesi, kanun yoluna başvuru hakkının kullanılması usulüne ilişkin olarak yanılgı oluşturulduğu dolayısıyla inceleme konusu müsadere kararına ilişkin hükmün usulüne uygun olarak kesinleşmediği anlaşılmıştır.
İnceleme konusu karar usulüne uygun şekilde kesinleşmediğinden olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla birlikte adli emanetteki tabanca, şarjör ve fişeklerin müsaderesine karar verilmiştir. Karar kesinleştikten sonra üçüncü bir kişi tabancanın kendisine ait olduğunu ileri sürmüş; kanun yararına bozma istenmiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: CMK'nın 257 ve 258. maddeleri uyarınca müsadere veya iade olunacak eşya üzerinde hakkı olan kişiler duruşmaya çağrılır ve sanığa tanınan kanun yollarına başvurabilir. Malen sorumluya kanun yolu bildirilmediğinden müsadere kararı usulüne uygun kesinleşmemiştir. Usulüne uygun kesinleşmeyen karar, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozmaya (CMK 309) konu edilemez.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma isteminin reddi.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Müsadereye konu eşyada hak iddia eden üçüncü kişinin dinlenmemesi veya kanun yolu bildirilmemesi kararı kesinleştirmez; usulüne uygun kesinleşme sağlanmadan olağanüstü kanun yoluna gidilemeyeceği gözetilmelidir.