Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/1444 E. , 2025/3423 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1801 E., 2024/1491 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğ
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/1444 E. , 2025/3423 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1801 E., 2024/1491 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Diyarbakır 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2024 tarihli ve 2023/491 Esas, 2024/177 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3-son, 62, 52, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ve 4.200 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, önceki kararı yalnızca sanık istinaf ettiğinden ve bu kapsamda sanığa daha fazla ceza verilemeyeceğinden sanığın 8 yıl 4 ay hapis cezası ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/1801 Esas, 2024/1491 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek yapılan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Delil bulunmadığına, atılı suçu işlemediğine ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; olay günü kolluk görevlilerinin bir erkek şahsın tedirgin ve şüpheli davranışlar sergilediği görmesi üzerine, durdurulduğunda rızaen içinde esrar olan poşeti teslim ettiği, bu kişinin suça sürüklenen çocuk ... olduğu ve beklemiş olduğu yere iki şahsın daha gelerek şüpheli davranışlar sergilediğinin görüldüğü, sanığın yakalanamadığı ancak yanındaki ... isimli şahsın ve suça sürüklenen çocuğun beyanları ile sanığın tespitinin yapıldığı, sanığın içinde uyuşturucu madde bulunan poşeti ...'ya vererek karşı tarafa götürmesini istediği, ... ile karşılaşması üzerine ... uyuşturucu madde satabileceğini ve satışa arz ettiği maddelerin tanık ..'da olduğunu söylediği iddiasına ilişkin olarak; 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, temyiz dışı suça sürüklenen çocuğun savunmaları, tutanak tanıkları ve tanık beyanları, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde, dava dosyası kapsamındaki delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde aşağıda belirtilen hususlar dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 2. Sanığın eyleminde, hakkındaki yargılaması kesinleşen temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ...'nın da suçun faili olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 188/3-son maddesinde yer alan "çocuğa uyuşturucu madde verme" nitelikli halinin bulunmadığı anlaşılmakla; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/3. maddesinin birinci cümlesi uyarınca ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması, Kabule göre de; 1. Takdiri indirim nedenleri uygulanırken hapis cezası yanında belirlenen adli para cezasının hesap hatası sonucu "4.166 gün" yerine "4.200 gün" olarak fazla ceza tayini, 2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 283. maddesi gereğince yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamayacağından verilen 12 yıl 6 ay hapis cezası ve adli para cezasının, 8 yıl 4 ay hapis cezası ve adli para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi gerekirken, sonuç cezanın 8 yıl 4 ay hapis cezası ve adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesine aykırı davranılması hususu, 3. Suçun işlenmesinde kullanılan adli emanetin 2020/1743 sırasında kayıtlı olan kağıt parçaları şeklindeki emanet eşyalarının 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi uyarınca müsaderesi yerine imhasına karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/1801 Esas, 2024/1491 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Diyarbakır 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kolluk supheli davrananlari durdurmus, suca suruklenen cocugun rizaen teslim ettigi esrar poseti ile olay ortaya cikmis, kacan sanigin diger kisilerin beyaniyla tespit edildigi ve uyusturucuyu cocuga tasittigi iddia edilmistir. Sanik uyusturucu madde ticaretinden mahkum edilmis, sanik ve mudafii temyiz etmistir.
Hukuki İlke: Suca birlikte katilan ve hakkindaki yargilamasi kesinlesen cocugun da failligi varsa, 5237 sayili Kanun'un 188/3-son maddesindeki 'cocuga uyusturucu madde verme' nitelikli hali olusmaz; bu durumda 188/3'un birinci cumlesi uygulanmalidir. Ayrica sucta kullanilan esya imha degil 54/1 uyarinca musadere edilir.
Uygulama Sonucu: Hukmun 5271 sayili Kanun'un 302/2 maddesi uyarinca bozulmasi; nitelikli halin yanlis uygulanmasi, adli para gun hesabindaki hata, 283. maddeye aykiri aleyhe agirlastirma ve musadere yerine imha karari hukuka aykiri bulunmustur.
Dava Strateji Notu: Uyusturucuyu tasiyan kisinin de sucun faili oldugu durumlarda 'cocuga/baskasina verme' nitelikli halinin uygulanmasina itiraz edilmeli; cezayi dogrudan artiran bu nitelikli hal savunma acisindan belirleyicidir.