Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/14694 E. , 2026/2893 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2005/386 E., 2005/519 K. SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/14694 E. , 2026/2893 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2005/386 E., 2005/519 K. SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Erbaa Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.09.2025 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 170, 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Erbaa Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2005 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c, 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51. maddesi gereği cezanın ertelenmesine ve bir yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, söz konusu kararın, temyiz edilmeksizin 30.12.2005 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 04.12.2025 tarihli ve 2025/22660 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2025 tarihli ve KYB-2025/146050 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/06/2007 tarihli ve 2007/8-143 Esas, 2007/155 sayılı kararında ve benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 16/03/2020 tarihli ve 2019/22598 Esas ve 2020/11576 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, silâh vasfında bulunmayan kuru sıkı tabanca ile havaya ateş etme eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 170/1-c maddesinde tanımlanan, içinde silâh öğesi bulunan suç tipine uygun bulunmadığından, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunu oluşturmayacağı, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36. maddesinde düzenlenen ve idarî para cezası yaptırımını öngören gürültüye neden olma kabahati kapsamında kalacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun oluşabilmesi için, eylemin kişilerde korku, kaygı ve panik yaratabilecek tarzda gerçekleşmesi yeterli olmayıp, eylemde kullanılan silahın da 5237 sayılı Kanun'un 6/1-f maddesi tanıma uygun olarak, ateşli silah olması, başka bir anlatımla fonksiyonu itibariyle ateş etmeye elverişli gerçek bir silah olması gerekmektedir. Kuru sıkı tabir edilen gaz tabancaları nitelikleri itibariyle, bu suç açısından silah sayılamayacağından, bu nitelikteki tabanca ile havaya ateş edilmesi eylemi, korku, kaygı veya panik yaratabilecek nitelikte olsa dahi, 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c maddesi kapsamında değil, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun (5236 sayılı Kanun) 36. Maddesinde düzenlenen ve idari para cezası yaptırımını öngören "gürültüye neden olma" kabahatini oluşturacaktır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün, düğün yerinde kalabalık ortamda kendisine ait kuru sıkı tabanca ile havaya ateş etme eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c maddesinde tanımlanan ve içinde silah ögesi bulunan suç tipine uygun olmadığı, 5326 sayılı Kanun'un 36/1. maddesinde tanımı yapılan gürültüye neden olma kabahatini oluşturduğunun anlaşılması karşısında, hükümlü hakkında anılan Kanun maddesi uyarınca idari para cezasına hükmedilmesi yerine genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozam isteminin KABULÜNE, 2. Erbaa Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2005 tarihli ve 2005/386 Esas, 2005/519 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, hükümlü hakkında mahkemece hükmedilen bu CEZANIN KALDIRILMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun'un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; "Sanığın eylemine uyan 5326 sayılı Kanun'un 36/1. maddesi uyarınca 50,00 TL İDARİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2026 tarihinde karar verildi.