Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/1510 E. , 2026/708 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2233 E., 2024/1642 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/1510 E. , 2026/708 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2233 E., 2024/1642 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2023 tarihli ve 2023/292 Esas, 2023/280 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62/1, ve 53. maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası, 16.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.11.2024 tarihli ve 2024/2233 Esas, 2024/1642 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanıık Müdafiinin Temyiz İstemi Yakalanan terazinin hassas terazi olmadığı, kendi içimliği için esrar ektiği, evden ele geçirilen bitkilerden dava dosyasında belirtilen miktarda esrar edemeyeceği, alınan her iki raporda uyuşturucu madde miktarının farklı olarak tespit edildiği, sanığın ticarete ilişkin kastı olmadığı, uyuşturucu madde ticaretine ilişkin delil olmadığı gerekçelerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanığın ikametinde kenevir yetiştirdiğine yönelik istihbari bilgi bulunması nedeniyle ikametinde usulüne uygun olarak gerçekleştirilen aramada ekili kenevir bitkileri ile hasadı tamamlanmış kurutulmuş kenevirlerin ele geçirildiği olayda sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, istihbari bilgi, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı ve ele geçiriliş biçimi, ikametten hassas terazinin ele geçirilmesi ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.11.2024 tarihli ve 2024/2233 Esas, 2024/1642 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanığın ikametinde kenevir yetiştirdiği yönündeki istihbari bilgi üzerine evde yapılan usulüne uygun aramada ekili kenevir bitkileri, hasadı tamamlanmış kurutulmuş kenevirler ve hassas terazi ele geçirilmiştir. Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticaretinden TCK 188/3, 62/1 ve 53 uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezasına mahkûm etmiş, Ankara BAM 3. Ceza Dairesi istinafı esastan reddetmiş, sanık müdafii kendi içimi için ektiği ve iki rapordaki madde miktarlarının farklı olduğu savunmasıyla temyize gitmiştir.
Hukuki İlke: Ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı, ele geçiriliş biçimi ve ikametten hassas terazi çıkması istihbari bilgiyle birlikte değerlendirildiğinde kişisel kullanım savunmasını aşan ticari kastı gösterir; delillerin bu şekilde değerlendirilmesi mahkemenin takdir alanı içinde kalır ve hükme esas alınan ve reddedilen deliller gerekçeli kararda açıkça gösterildiği sürece hukuka aykırılık oluşmaz.
Uygulama Sonucu: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, CMK 289/1 ve temyiz sebepleriyle sınırlı incelemede hukuka aykırılık bulmayarak CMK 302/1 uyarınca tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle hükmü onadı; terazinin hassas olmadığı ve raporlar arası miktar farkı iddiaları, delil bütünü karşısında sonuca etkili görülmedi.
Dava Strateji Notu: Evde kenevir yetiştirme dosyalarında 'kendi kullanımım için ektim' savunması, hassas terazi ve kurutulup hazırlanmış ürün gibi ticaret emarelerinin varlığında Yargıtay'da itibar görmemektedir; müdafi, kullanım amacını sanığın bağımlılık geçmişi gibi bağımsız verilerle desteklemeli ve rapor çelişkilerini soyut biçimde değil, miktarın vasfa etkisini gösterecek şekilde işlemelidir.