İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/1948 Karar: 2025/8072 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/1948 K.2025/8072

8. Ceza Dairesi 2025/1948 E. , 2025/8072 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/4590 D.İş ŞİKAYETÇİ : ... SUÇ : Yalan tanıklık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/1948 E. , 2025/8072 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/4590 D.İş ŞİKAYETÇİ : ... SUÇ : Yalan tanıklık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/1948 E. , 2025/8072 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/4590 D.İş ŞİKAYETÇİ : ... SUÇ : Yalan tanıklık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının 31.08.2023 tarihli kararı ile şüpheli hakkında yalan tanıklık suçundan kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, bu karara karşı şikayetçi vekilinin itirazı üzerine Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 11.10.2023 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığı kararının usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/11924 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11149 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında başlatılan soruşturmada Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca 8 yıl zaman aşımı süresinin dolduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karara karşı yapılan itirazın Silivri Sulh Ceza Hâkimliğinin 11/10/2023 tarihli ve 2023/4590 değişik iş sayılı kararı ile reddine karar verilmiş ise de; Müştekinin Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/93 esas, 2009/282 karar sayılı dosyasında şüphelinin 02/04/2015 tarihli duruşmada gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapması nedeniyle hakkında mahkûmiyet kararı verildiğini, sonrasında beraatine hükmedildiğini iddia etmesi karşısında, Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/93 esas, 2009/282 karar sayılı dosyasının denetime olanak verecek şekilde dosya arasına getirtilerek müştekinin iddiasının doğruluğu ve şüphelinin eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 272. maddesinin hangi fıkrasına uyduğu tespit edilerek zaman aşımı hususunun değerlendirilmesi, şüphelinin ifadesinin alınması ve sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, hiçbir delil araştırmasına girişmeksizin, eksik incelemeye dayalı verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. Şikayetçinin, Marmara 7 Nolu Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu 12.06.2023 havale tarihli dilekçesinde, Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/93 Esas sayılı dosyasında tanıklık yapan ...'un yalan tanıklık yaparak mahkumiyetine neden olduğunu, sonrasında beyanını değiştirmesi üzerine beraatine karar verildiğini belirterek şikayetçi olduğu belirlenmiştir. 2. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 15.06.2023 tarihli yetkisizlik kararı ile suç yerinin Silivri olması nedeniyle soruşturma dosyasının Silivri Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinden 2008/93 Esas sayılı dosyanın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden gönderilmesini talep ettiği, söz konusu dosyanın Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesince gönderildiği belirlenmiştir. 3. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının 31.08.2023 tarihli kararı ile şüpheli hakkında yalan tanıklık suçundan, şüphelinin eyleminde 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, zamanaşımını kesen veya durduran bir hal bulunmadığı, bu nedenle dava açılmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu karara karşı şikayetçinin, şüphelinin yalan tanık beyanının 02.04.2015 tarihli olduğu, zamanaşımının dolmadığına dair itirazı üzerine Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 11.10.2023 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığı kararında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçinin, şüphelinin yalan tanıklık yaptığını iddia ettiği Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/93 Esas sayılı dava dosyasının aslının veya onaylı örneğinin denetime olanacak verecek biçimde dosya içerisine alınması ile öncelikle şikayetçinin iddiasının doğruluğunun araştırılması, şikayetçinin iddiasının hak arama hürriyeti kapsamında bulunup bulunmadığının tartışılması şüphelinin yalan tanıklık yaptığının tespiti durumunda ise yalan tanık beyanının hangi aşamada verildiği, şikayetçi hakkında bir koruma tedbiri uygulanıp uygulanmadığının belirlenmesi ile şüphelinin eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 272. maddesinin hangi fıkrasına uyduğunun tespiti ile zamanaşımı hususunun değerlendirilmesi ile hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Silivri Sulh Ceza Hâkimliğinin 11.10.2023 tarihli ve 2023/4590 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla