İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/1949 Karar: 2025/6349 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/1949 K.2025/6349

8. Ceza Dairesi 2025/1949 E. , 2025/6349 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/88 E. 2023/73 K. SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2008 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında h

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/1949 E. , 2025/6349 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/88 E. 2023/73 K. SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2008 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında h

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/1949 E. , 2025/6349 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/88 E. 2023/73 K. SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2008 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154/2. maddesi delaletiyle 154/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde ... Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2009 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 154/2. maddesi delaletiyle 154/1, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içerisinde hükümlünün kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle ... Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2021 tarihli kararı ile hükmün aynen açıklanmasına karar verildiği, hükümlünün istinaf başvurusunda bulunması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 10.11.2022 tarihli kararı ile hükümlüye atılı suçun seri muhakeme usulü kapsamında kaldığı ve seri muhakeme usulünün uygulanmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2023 tarihli talepnamesi ile hükümlü hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 154/2. maddesi delaletiyle 154/1, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250/4, 5237 sayılı Kanun'un 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 3 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmesinin talep edildiği, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2023 tarihli kararı ile talebin kabulü ile talepname doğrultusunda hükümlünün cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu karara karşı hükümlünün itiraz ettiği ve ... Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2023 tarihli itirazın reddi kararı ile kararın kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 2024/16237 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11493 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan hakkı olmayan yere tecavüz suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca 12 yıl olduğu nazara alındığında, Sanığın müsnet suçu 2008 yılında işlendiği, sanığın savunmasının 03/12/2008 tarihinde alındığı ve sanık hakkında verilen 10/06/2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 17/07/2009 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 19/12/2012 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 17/07/20 09... /12/2012 tarihleri arasında ( 3 yıl 5 ay 2 gün) dava zamanaşımı süresinin duracağı, denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 17/07/2009 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı nazara alındığında, sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 03/12/2008 tarihinden, hükmün açıklandığı 15/03/2023 tarihine kadar geçen ( 12... ay 12 gün) süreden, durma süresi (3 yıl 5 ay 2 gün) çıkarıldığında, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin tamamlandığı cihetle, kamu davasının düşmesi yerine, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan fıkraları; "(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Kanun yararına bozma yolunun konusunu hȃkim veya mahkeme kararları oluşturmakta olup, bu kararın uyuşmazlığı sona erdiren son karar olması gerekmektedir. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması ile kanun yararına bozma istemine konu ... Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2023 tarihli kararının itiraz yolu açık olmak üzere verildiği ve bu karara karşı hükümlünün itirazı üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2023 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verildiği, kanun yararına bozma yoluna kesin nitelikte olan son kararlar konu edilebileceğinden ... Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2023 tarihli itirazın reddi kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceğine ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR ... Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2023 tarihli itirazın reddi kararına karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla