İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/2455 Karar: 2025/6347 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/2455 K.2025/6347

8. Ceza Dairesi 2025/2455 E. , 2025/6347 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/659 D.İş SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2024 tarihli kararı ile şüpheli hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun k

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/2455 E. , 2025/6347 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/659 D.İş SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2024 tarihli kararı ile şüpheli hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun k

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/2455 E. , 2025/6347 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/659 D.İş SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2024 tarihli kararı ile şüpheli hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, mağdur vekilinin itirazı üzerine ... Sulh Ceza Hakimliğinin 14.02.2024 tarihli kararı ile itirazın süresinde yapılmadığı gerekçesiyle itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 2024/10382 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.02.2025 tarihli ve KYB-2025/14580 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02/01/2024 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın 17/01/2024 tarihinde elektronik tebligat yoluyla müşteki vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve 22/01/2024 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, müşteki vekilince itiraz dilekçesinin Uyap sistemi üzerinden 05/02/2024 tarihinde dosyaya gönderildiği, bu itibarla anılan itiraz dilekçesinin 15 günlük yasal süre içerisinde sunulduğu anlaşılmakla, süresinde yapılan itirazla ilgili esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın usulden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. 19.01.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun’un 2. maddesi ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7101 sayılı Kanun’un 48. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun), “Elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesinin ilgili bölümü; “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. ... 9. Baro levhasına yazılı avukatlar. ... Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.” şeklinde hükümler içermektedir. 5271 sayılı Kanun'un “Sürelerin hesaplanması” başlıklı 39/1. maddesi; “Gün ile belirlenen süreler, tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar.” şeklinde, aynı maddenin dördüncü fıkrası; “Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter.” biçiminde düzenlenmiştir. Gün ile belirlenen sürelerin, tebliğin yapıldığı tarihin ertesi gününden itibaren işlemeye başlayacağı ve son günün tatile isabet etmesi durumunda sürenin tatil gününü takip eden ilk iş günü sona ereceği hüküm altına alınmıştır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde, şikayetçi vekilinin elektronik tebligat adresine gönderilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı 17.01.2024 tarihinde ulaşmıştır. Bu itibarla 7201 sayılı Kanun’un 7/a maddesinin dördüncü fıkrası gereği bu tarihten beş gün sonra, 22.01.2024 tarihinde ilgili evrak tebliğ edilmiş sayılacaktır. Şikayetçi vekilinin, kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı itiraz dilekçesini dosyaya Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden 06.02.2024 tarihinde gönderdiği anlaşılmakla, itirazın süresinde olduğu gözetilmeden itiraz süresi dolduğundan bahisle itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... Sulh Ceza Hâkimliğinin 14.02.2024 tarihli ve 2024/659 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına müşteki vekilinin itirazının, Sulh Ceza Hakimliğince süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddedilmesi; oysa elektronik tebligatın beşinci günün sonunda yapılmış sayılmasıyla itirazın süresinde olduğunun kanun yararına bozma yoluyla tespit edildiği olay.

Hukuki İlke: Tebligat Kanunu 7/a uyarınca baro levhasına kayıtlı avukatlara elektronik tebligat zorunlu olup, elektronik tebligat muhatabın adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. CMK 39/1 gereği süreler tebliğin ertesi günü işlemeye başlar; itiraz süresi bu esaslara göre hesaplanır.

Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma

Dava Strateji Notu: Avukata yapılan elektronik tebligatlarda sürenin, kararın UYAP'a düştüğü gün değil, ulaşmayı izleyen 5. günün sonunda tebliğ sayıldığı dikkate alınarak itiraz/temyiz süresi hesaplanmalıdır. Süre yönünden reddedilen itirazlarda bu 5 günlük kural öne sürülerek kanun yararına bozma talep edilebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla