Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/2671 E. , 2025/8146 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/750 E., 2024/985 K. SUÇ : Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama SUÇ TARİHLERİ : 09.11.2019-18.11.2019-04.12.2019 HÜKÜMLER : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi- Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık ... m
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/2671 E. , 2025/8146 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/750 E., 2024/985 K. SUÇ : Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama SUÇ TARİHLERİ : 09.11.2019-18.11.2019-04.12.2019 HÜKÜMLER : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi- Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık ... müdafinin sanık hakkında kurulan beraat hükmünü vekalet istemine yönelik temyiz ettiği ve temyizde hukuki yararının bulunduğu belirlenmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2024 tarihli ve 2023/384 Esas, 2024/24 Karar sayılı kararı ile sanık ......'in uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 6, 43 maddeleri uyarınca 7 yıl 6... hapis ve 15.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan açılan davanın mükerrir dava nedeniyle reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 07.05.2024 tarihli ve 2024/750 Esas, 2024/985 Karar sayılı kararı ile sanık ...... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine, sanık Mehmet hakkında kurulan hükme yönelik ise sanığın istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede sanığın beraatine karar verilmek suretiyle istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1.Sanık ......'in temyiz istemi, ele geçen hapları ticari amaçlı bulundurmadığına, söz konusu hapları ... adlı şahıstan aldığını beyan etmesine rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, hakkında iyi hal indiriminin yapılması gerektiğine yöneliktir. 2. Sanık ...... müdafinin temyiz istemi, sanığın özel vekaletname ile yetkilendirilmiş müdafisi olmalarına rağmen istinaf bozma ilamı sonrasında duruşmalardan haberdar edilmeyerek görevi biten zorunlu müdafii eşliğinde yargılamanın devam ettirilmek suretiyle savunma ve adil yargılanma hakkının kısıtlandığına yöneliktir. 3. Sanık ... müdafinin temyiz istemi, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündedir. B.Değerlendirme ve Gerekçe 1-Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Yapılan Temyiz Talebinin İncelenmesinde 1. 5271 sayılı Kanun'un "Yargılama giderleri" başlıklı 324/1. maddesinde harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemelerin yargılama gideri olduğu belirtilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 327/2. maddesinde, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderlerin Devlet Hazinesince üstlenileceği düzenlenmiştir. 2. 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 168. maddesinde ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) ne şekilde hazırlanacağı düzenlenmiş olup söz konusu maddeyle Türkiye Barolar Birliği'ne (TBB) serbest avukatlık faaliyetleri kapsamında, yani vekalet sözleşmesine dayalı olarak yapılan hukuki yardımlarda uygulanacak asgari ücret tarifesini belirleme yetkisi verilmiştir. Bahsedilen madde gereğince her yıl Türkiye Barolar Birliği tarafından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hazırlanmaktadır. 3. 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 13/1. maddesinde ise, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile, "avukatlık ücret tarifesinden...rık olarak", Türkiye Barolar Birliği'nin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücretin, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödeneceği ve bu ücretin, yargılama giderlerinden sayılacağı hüküm altına alınmıştır....nı Kanun'un 13/2. maddesinde de bu madde uyarınca yapılacak ödeme ve uygulamaya ilişkin usûl ve esasların ise Türkiye Barolar Birliği'nin görüşü de alınmak suretiyle "Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle" belirleneceği belirtilmiş olup bu hükme istinaden Adalet Bakanlığı tarafından "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafii ve Vekillerin Görevlendirilmeleri İle Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik" (Yönetmelik) hazırlanmıştır. Bahsedilen Kanun ve Yönetmelik doğrultusunda da Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafiye ve vekile ödenecek ücrete ilişkin olarak Türkiye Barolar Birliği'nin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücrete ilişkin olarak Adalet Bakanlığınca "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife" (Tarife) hazırlanmakta ve söz konusu Tarife her sene başında Resmi Gazetede yayımlanmaktadır. 4. Söz edilen kurallar ve ilkeler çerçevesinde Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafilerin ve vekillerin ücretlerinin, 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Yönetmeliğin 9. maddesi uyarınca "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden...rık olarak", Türkiye Barolar Birliği'nin görüşü alınarak, Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte belirlenecek bir tarife ile ödeneceği açıkça hükme bağlamıştır. 5271 sayılı Kanun ya da ilgili diğer mevzuatta Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafii veya vekil ücretlerine ilişkin Türkiye Barolar Birliği'ne düzenleme yapabilme yetkisi verildiğine dair açık bir hüküm yer almadığından Türkiye Barolar Birliği tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafii ve vekillere uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu hükümler ve ilkeler uyarınca, 1136 sayılı Kanun'un 168. maddesine dayanılarak Türkiye Barolar Birliği tarafından çıkarılan ve bir düzenleyici işlem olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. ve 14/4. maddeleri ile getirilen düzenlemeler ile Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafii ve vekil ücretlerinin belirlenemeyeceğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. 5. Kısacası; Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafilerin ve vekillerin ücretleri, 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile Yönetmeliğin 8. ve 9. maddelerinde gösterildiği şekilde Adalet Bakanlığınca çıkarılan...rık bir Tarife ile belirlenmektedir. 5271 sayılı Kanun ya da ilgili diğer mevzuatta aksi yönde bir hüküm de bulunmadığından Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafilerin ve vekillerin ücretleri Türkiye Barolar Birliği tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin kapsamında yer almamaktadır. Bu bağlamda; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. ve 14/4. maddeleriyle getirilen düzenlemenin de zorunlu müdafii ve vekiller yönünden uygulama alanı bulunmadığı değerlendirilmektedir. Sonuç olarak, Türkiye Barolar Birliği tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ilgili hükümlerinin Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafilerin ve vekillerin ücretlerinin belirlenmesine ilişkin olarak uygulanamayacağı; Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafilerin ve vekillerin ücretlerinin belirtilen mevzuat çerçevesinde "Adalet Bakanlığınca çıkarılan...rık bir Tarife ile belirlenebileceği" kabul edilmelidir. 6. Yukarıda açıklanan düzenlemeler ışığında, temyiz incelemesine konu dava dosyası incelendiğinde sanık yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince gösterilen maktu vekalet ücretine hükmedilebilmesi için kendisinin vekaletname ile atadığı bir vekille temsili gereklidir. Bir diğer ifadeyle, kanun koyucunun zorunlu müdafii ve vekillere ödenecek ücretler bakımından Türkiye Barolar Birliği tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dışında "tamamen...rı bir tarifeyle farklı bir sistem belirlediği" aşikardır. Kısacası, zorunlu müdafii ve vekillere ödenecek ücretler Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan...rık bir tarifeye göre ödenecektir. Türkiye Barolar Birliği tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin zorunlu müdafii ve vekillere de uygulanabileceğine dair hiçbir norm bulunmaması ve dava dosyası içerisinde bulunan belgelere göre sanık müdafinin baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii olduğunun anlaşılması karşısında, sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş, kararda hukuka...kırılık bulunmamıştır. 2- Sanık ...... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Yapılan Temyiz Talebinin İncelenmesinde Dava dosyası kapsamına göre, sanığın 09.11.2019 tarihinde kargo yoluyla temyiz dışı sanık ... ve ...a içerisinde 224 adet pregabalin ve klonazepam etken maddesi içerdiği tespit edilen yeşil reçeteye tabii hapları, 18.11.2019 tarihinde kargo yoluyla temyiz dışı sanık ......'a 198 adet pregabalin ve gabapentin etken maddesi içerdiği tespit edilen yeşil reçeteye tabii hapları gönderdiği ve 04.12.2019 tarihinde üzerinde 56 adet pregabalin etken maddesi içerdiği tespit edilen yeşil reçeteye tabii olduğu belirlenen hapların ele geçtiği iddiasına ilişkin olarak; 1. Sanığın alınan savunmalarında istikrarlı olarak ele geçen maddeleri ... adlı şahıstan aldığı beyan ettiği, ... adlı şahsın Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesine verdiği dilekçede sanıktan ele geçen maddeleri kendisi tarafından sanığa verildiğini beyan ettiği, ...'ın...rıca Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesine yönelik olarak 29.09.2020 havale tarihli başka bir dilekçe verdiği belirlenmiş olup, ... adlı şahsın ifadesinin alınarak sonucuna göre sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı belirlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması hukuka...kırı bulunmuştur. 2. Sanık ...... özel müdafisii Avukat ... tarafından 13.04.2022 tarihinde dosyaya vekaletname sunulduğu ve Avukat ...'nun yetkili kılınan avukat olarak belirtildiği, bu evrakların 14.04.2022 tarihinde havale edildiği, sanığın kendisini özel vekaletnameli avukat ile temsil ettirdiğinden Baro tarafından görevlendirilen avukatın görevinin sona erdiği göz önüne alındığında, sanığın özel vekaletnameli avukatının duruşmalardan haberdar edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle duruşmalara devam edilerek hüküm kurulması hukuka...kırı bulunmuştur. III. KARAR 1- Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Yapılan Temyiz Talebinin İncelenmesinde Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 07.05.2024 tarihli ve 2024/750 Esas, 2024/985 Karar sayılı kararında sanık müdafinin vekalet ücretine hasren yaptığı temyiz sebebi yönünden herhangi bir hukuka...kırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz itirazının reddi ile Tebliğname’ye uygun olarak, beraat eden sanık müdafince ücreti vekalet ödenmesi gerektiğine ilişkin ...'in karşı oyuyla ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2- Sanık ...... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Yapılan Temyiz Talebinin İncelenmesinde Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 07.05.2024 tarih, 2024/750 Esas, 2024/985 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğnameye...kırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 27.10.2025 tarihinde karar verildi. (KD) KARŞI DÜŞÜNCE Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yargılama merciinin talebi üzerine Baro tarafından kendisine zorunlu müdafii görevlendirildiği, yargılama sonunda beraat eden sanık lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirtilen vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2025 tarihli, 2025/10-67 Esas, 2025/184 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere müdafii; "Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı" ifade etmektedir (5271 sayılı Kanun, madde 2). Bu avukatın seçilmiş ya da görevlendirilmiş olmasında hak ve sorumlulukları itibarıyla bir fark bulunmamaktadır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin kanuni dayanağı olan 1136 sayılı Kanun'un 168. maddesinde, asgarî ücret belirleme hususunda zorunlu müdafii ile seçilmiş/vekâletnameli müdafii arasında herhangi bir...rım yapılmamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 01.06.2021 tarihli, 2018/45 Esas, 2021/234 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, "avukatlık ücreti temyiz aşaması da dahil kesin hüküm elde edilinceye kadar yapılan işin karşılığını" ifade etmektedir. Buna ek olarak, her ne kadar Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde sanık yararına avukatlık ücretine hükmedileceği düzenlenmiş ise de Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin son fıkrasında "Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir." şeklindeki düzenlemeye yer verilerek, sanık lehine hükmedilecek vekalet ücretine taraf avukatının hak kazanacağı açıkça belirtilmiştir. Bu kapsamda, sanıklara sundukları hukuki hizmet arasında fark bulunmayan seçilmiş veya görevlendirilmiş müdafilerin yargılama sonunda hükmedilecek vekalet ücreti arasında da fark bulunmaması gerektiği kabul edilmelidir. Çünkü, yukarıda da belirtildiği üzere, ücreti vekalet sanık lehine hükmedilse bile Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin son fıkrası gereğince bu ücret avukata aittir. Bu açıklamalar ışığında, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde yer alan; "Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." hükmü ile Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin son fıkrası ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2025 tarihli, 2025/10-67 Esas, 2025/184 Karar sayılı kararı nazara alındığında, beraat eden sanık müdafii lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca karar tarihi itibarıyla tarifenin ilgili bölümünde belirlenen vekalet ücretinin ödenmesi gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 27.10.2025 ... (Karşı Düşünce)