İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/3014 Karar: 2025/4636 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/3014 K.2025/4636

8. Ceza Dairesi 2025/3014 E. , 2025/4636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/349 E. 2023/532 K. SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gaziantep Cumhuriyet Baş

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/3014 E. , 2025/4636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/349 E. 2023/532 K. SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gaziantep Cumhuriyet Baş

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/3014 E. , 2025/4636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/349 E. 2023/532 K. SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2022 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 13/4. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde, Gaziantep 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2023 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri uyarınca 25 gün hapis ve 160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 22.09.2023 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 05.02.2025 tarihli ve 2024/12585 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.03.2025 tarihli ve KYB-2025/20000 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosyada kapsamına göre, suç tarihi itibari ile hapis cezasına ilişkin mahkûmiyeti bulanmayan sanık hakkında hükmolunan 25 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme gereğince seçenek yaptırıma çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. Sanığın eylemine uyan 6136 sayılı Kanun'un 13/4. maddesine aykırılık suçu nedeniyle Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen önödeme bildirim tutanağının, hükümlünün son bilinen adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca usulüne uygun şekilde tebliğ yapılması yerine kolluk vasıtasıyla elden tebliği için müzekkere yazıldığı ve kolluk tarafından düzenlenen tutanakta hükümlünün belirtilen adreste ikamet etmediği, adresten ayrıldığının belirtilmesi üzerine şüpheliye ulaşılamadığı belirtilerek iddianame tanzim edildiği, kovuşturma aşamasında ise hükümlüye önödeme ihtaratına ilişkin bir bildirim yapılmadığı anlaşılmakla, Mahkemece hükümlüye karar tarihinden önce yürürlüğe giren 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde önödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesinde zorunluluk bulunması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Kabule göre de; a) Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki "hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir. Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi, b) Hükümlü hakkında temel ceza belirlenirken hapis cezası alt sınırdan tayin olduğu halde, aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması, Kanun'a aykırı bulunmuştur. İnceleme konusu hüküm hakkında belirlenen hususlar yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen hususlar yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 04.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla