İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/3361 Karar: 2026/1824 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/3361 K.2026/1824

8. Ceza Dairesi 2025/3361 E. , 2026/1824 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3264 E., 2025/11 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temy

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/3361 E. , 2026/1824 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3264 E., 2025/11 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temy

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/3361 E. , 2026/1824 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3264 E., 2025/11 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2024 tarihli ve 2024/82 Esas, 2024/363 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3., 188/4a., 52., 53. ve 58. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci defa mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 03.01.2025 tarihli ve 2024/3264 Esas, 2025/11 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek hükme yönelik sanık ve sanık müdafinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve sanık müdafinin temyiz sebepleri; ele geçen uyuşturucu maddenin kullanmak için bulundurulduğuna, yeterli delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; kolluk görevlilerince yapılan çalışmalar sırasında sanığın uyuşturucu madde sattığı yönünde istihbari bilgi edinilmesi üzerine kolluk görevlilerince sanığın, ikametinin önünde etrafını izleyerek tedirgin hareketlerde bulunduğunun görülmesiyle fiziki takibe alındığı, tanık ....'nin sanığın yanına gelerek birlikte sanığın ikametinin içine girdikleri, bir müddet sonra sanığın tekerlekli sandalyeye oturur vaziyette olarak, tanık ....'nin de tekerlekli sandalyeyi sürerek evden çıktıkları, sanığın kolluk görevlilerini fark etmesi üzerine sol elinde bulunan bir maddeyi tekerlekli sandalyenin sol tarafına doğru atarak kırdığının görülmesi üzerine kolluk görevlilerince sanık ve tanığın durdurulduğu, sanığın yere attığı maddenin ne olduğu incelendiğinde sonradan alınan uzmanlık raporuna göre ... olduğu tespit edilen uyuşturucu madde ile üzerinde ... kalıntısı bulunduğu tespit edilen kırık cam aparatın ele geçirilerek muhafaza altına alındığı, tanık ....'ye üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda tanığın sonradan alınan uzmanlık raporuna göre ... olduğu tespit edilen uyuşturucu maddeyi kolluk görevlilerine rızaen teslim ettiği, Cumhuriyet savcısından alınan arama kararına istinaden sanığın ikametinde yapılan aramada ise, sonradan alınan uzmanlık raporuna göre ... olduğu tespit edilen uyuşturucu maddenin ele geçirildiği ve sanığın bu şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinin iddia edildiği olaya ilişkin olarak ; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık savunmaları, tanık beyanı, tutanak mümzileri tanıkların beyanları, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, uzmanlık raporları, ATK raporları ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edildiği, dosya kapsamında yapılması gerekli başkaca bir araştırmanın bulunmadığı tespit edilmekle, sanık ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 1. İlk Derece Mahkemesine ve Bölge Adliye Mahkemesine ait hükümlerin karar başlıklarında yer alan suç tarihinin "25.09.2024" tarihi yerine "26.09.2024" tarihi olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. İlk Derece Mahkemesince taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geriye kalan miktarın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı yerine "çevrilebileceğinin" ihtarına karar verilmesi hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 03.01.2025 tarihli ve 2024/3264 Esas, 2025/11 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesi'ne ve Bölge Adliye Mahkemesi'ne ait hükümlerin karar başlıklarında suç tarihi olarak yer alan "26.09.2024" hükümde tarihinin çıkarılarak yerlerine gelmek üzere "25.09.2024" tarihinin yazılması, İlk Derece Mahkemesi'ne ait 1. numaralı hüküm fıkrasının adli para cezasına ilişkin 6. (altıncı) paragrafında yer alan "çevrilebileceğinin" ibaresinin silinerek yerine gelmek üzere " çevrileceğinin" ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İstihbari bilgi üzerine fiziki takibe alınan, tekerlekli sandalyedeki sanık, evinden tanıkla birlikte çıktıktan sonra kolluğu fark edince elindeki maddeyi sandalyenin yanına atıp kırmış; atılan uyuşturucu ve kalıntılı kırık cam aparat ele geçirilmiş, tanık da üzerindeki maddeyi rızasıyla teslim etmiş, savcı kararıyla evde yapılan aramada ayrıca uyuşturucu bulunmuştur. Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15 yıl hapis içeren hükmü, Yargıtay 8. Ceza Dairesince iki maddi hata düzeltilerek onanmıştır.

Hukuki İlke: Kolluğu görünce maddeyi atıp imha etmeye çalışma, tanıkta ve ikamette ele geçen maddelerle birleştiğinde ticaret vasfını destekleyen davranış delilidir; karar başlığındaki suç tarihinin yanlış yazılması ve adli para cezası ihtarında 'çevrilebileceğinin' denilmesi gibi hatalar yeniden yargılama gerektirmediğinden CMK 303/1 uyarınca Yargıtay'ca düzeltilir, ihtarın doğru biçimi cezanın hapse 'çevrileceğidir'.

Uygulama Sonucu: Hükmün düzeltilerek onanması; suç tarihi 26.09.2024 yerine 25.09.2024 olarak ve ihtar ibaresi 'çevrileceğinin' şeklinde düzeltilmiş, sübuta ve aramaya yönelik itirazlar reddedilmiştir.

Dava Strateji Notu: Yakalanma anında maddeyi atma-kırma gibi davranışlar tutanaklara geçtiğinde mahkemelerce suç bilinci göstergesi olarak okunur; savunma bu tür davranış delilini, panik veya kullanım aparatını saklama refleksi gibi alternatif açıklamalarla erken aşamada çerçevelemezse ticaret kabulü güçlenir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla