Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/3990 E. , 2025/5051 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/627 Esas, 2024/60 Karar SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.02.2010 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında 6136
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/3990 E. , 2025/5051 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/627 Esas, 2024/60 Karar SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.02.2010 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 15/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.10.2010 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 15/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 375,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükümlünün denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2024 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 15/1, 5237 sayılı Kanun'un 62 ve 53. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 375,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 13.03.2024 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 06.03.2025 tarihli ve 2024/16460 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2025 tarihli ve KYB-2025/34740 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olacağı, suç tarihinin 22/01/2010 olduğu, sanığın savunmasının 13/10/2010 tarihinde alındığı, bu tarihte zamanaşımı süresinin kesildiği, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 03/12/2010 tarihinde kesinleşmesi ile zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde 06/07/2013 tarihinde işlediği suç nedeniyle zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 03/12/2010 ile 06/07/2013 tarihleri arasında (2 yıl 7 ay 3 gün) dava zamanaşımı süresinin duracağı, sanığın savunmasının alındığı 13/10/2010 tarihinde yeniden işlemeye başlayan 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, zamanaşımının durduğu süreler (2 yıl 7 ay 3 gün) mahsup edildikten sonra hükmün açıklandığı 26/01/2024 tarihine kadar gerçekleştiği cihetle, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un "Dava zamanaşımı" başlıklı 66. maddesinin birinci fıkrasının inceleme konusu ile ilgili olan (e) bendi ve ikinci fıkrası; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; ... (e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, Geçmesiyle düşer. ... (4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Hükümlünün yargılamaya konu 6136 sayılı Kanun'un 15/1. maddesine aykırılık suçu için anılan Kanun maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 3. Hükümlünün İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesinde alınan 13.10.2010 tarihli savunması ile zamanaşımı süresinin kesildiği, 8 yıllık zamanaşımının bu tarihten itibaren yeniden işlemeye başladığı ve bu tarihten sonra dava zamanaşımı süresini kesen başkaca bir işlemin olmadığı, zamanaşımını kesen son işlem olan hükümlünün mahkeme huzurundaki 13.10.2010 tarihli savunmasından hükmün açıklandığı 26.01.2024 tarihine kadar geçen süreden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 03.12.2010 tarihi ile denetim süresi içerisinde kasıtlı suçun işlendiği 06.07.2013 tarihi arasındaki 2 yıl 7 ay 3 günlük durma süresi de mahsup edildiğinde, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2024 tarihli ve 2023/627 Esas, 2024/60 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, hükümlü hakkında mahkemece hükmedilen bu CEZANIN KALDIRILMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: 6136 sayılı Kanuna aykırılıktan (15/1) hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen, denetim süresinde yeni suç işleyince mahkumiyeti açıklanan hükümlü yönünden dava zamanaşımının dolduğu ileri sürülerek kanun yararına bozma istenmiştir.
Hukuki İlke: HAGB kararının kesinleştiği tarih ile denetim süresinde kasıtlı suçun işlendiği tarih arasındaki durma süresi (CMK 231/8) mahsup edilerek hesaplanan sekiz yıllık olağan dava zamanaşımı (TCK 66/1-e) hüküm tarihinden önce dolmuşsa düşme kararı verilmelidir.
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma (cezanın kaldırılması)
Dava Strateji Notu: HAGB'li eski dosyalarda zamanaşımı hesabında durma sürelerini mutlaka mahsup edin; sekiz yıllık olağan süre dolmuşsa düşme talep edilir ve kesinleşmiş kararda kanun yararına bozma yolu açıktır.