Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/4033 E. , 2025/5582 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1632 Esas, 2025/49 Karar SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM :Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz ede
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/4033 E. , 2025/5582 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1632 Esas, 2025/49 Karar SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM :Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı 1.Salihli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 12.10.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası'nın(f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandınlmasına ve hak yoksunluklanna karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Salihli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/116 Esas, 2021/676 Karar sayılı kararı; sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf talebi üzerine dava dosyasının gönderildiği İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi 25.11.2022 tarih, 2021/1422 Esas, 2022/1692 Karar sayılı kararı ile; hükmün 3 ve 4 numaralı bendinin hükümden çıkartılmak ve 3 üncü bent olarak gelmek üzere; " 3- Sanık hakkında verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak TCK 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 3 YIL 4 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ibarelerinin eklenmesi ve diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün 303/1 Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1.a ve 286/1. maddeleri gereğince Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. C. Temyiz İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının sanık müdafii ve mağdur vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 10.07.2024 gün ve 2023/4442 Esas 2024/6293 Karar sayılı kararı ile " Hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınmıştır. Bu hürriyet, hem suç şüphesi altında bulunan kişiler, hem de bir suçun mağduru olan kişiler yönünden güvenceler getirmektedir. Ceza muhakemesi hukukunun amacı, maddi gerçeği bulmaktır. Bu bağlamda temyiz kanun yolu denetiminin amacı ise, hükümdeki hukuka aykırılıkları ortadan kaldırmaktır. Hukuka aykırı bir hükmün kesinleşmesinin ve infaz edilmesinin hukuk devletinde doğurabileceği sorunların ne denli tehlikeli sonuçlara yol açabileceği izahtan varestedir. Bu itibarla temyiz kanun yolunda hükmün hukuka aykırılık taşıyıp taşımadığı hususu denetlenmektedir. Temyiz nedenlerinin maddi hukuka aykırılık iddiasına dayandığının anlaşılması karşısında, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin uyguladığı maddi ceza normlarının hukuka uygun olmasının, maddi olayın doğru ve eksiksiz bir şekilde tespit edilerek bu tespite uygun olan maddi hukuk normlarının uygulanmasına bağlı olduğu, buna göre hükmün hukuki yönüne ilişkin olan ve hükme etki eden maddi olay değerlendirmesindeki hukuka aykırılıkların da temyiz kanun yolunda incelenebileceği hususları ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin Hükümet Tasansı'ndaki gerekçesinde belirtildiği üzere, delillerin yanlış değerlendirilmesi, kuralların yorumunu ve eylemin gerçek niteliğinin saptanmasını etkilediğinde hukuka aykırılık halinin oluşacağı dikkate alınarak, Özel Dairece, fiilin suç oluşturup oluşturmadığı, fiilin hangi suçu oluşturduğu, eksik araştırmaya dayalı olarak hükmün kurulup kurulmadığı, hükmün doğru tesis edilip edilmediği, gerekçenin dava dosyası kapsamına uygun olup olmadığı, dava dosyasına yansıyan ve hükme etki edebilecek delillerin karar yerinde tartışılıp tartışılmadığı, bu bağlamda maddi sorunun isabetli bir şekilde tespit edilip edilmediği gibi dava dosyasına yansıyan tüm maddi hukuka aykınlıklar ile temyiz dilekçesinde muhakeme hukukuna aykırılık iddiasında bulunulmadığından usul hükümlerine uygunluk bakımından da 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 289. maddesinde yazılı bulunan hukuka kesin aykırılık hallerinin mevcut olup olmadığı yönlerinden temyiz incelemesi yapılması, belirtilen maddi gerçeği bulma amacına hizmet etmektedir. Gerçekten, suç vasfının doğru belirlenmesi, cezayı artıran ve eksilten sebeplerin, varsa nitelikli hallerin isabetli uygulanması ceza muhakemesi hukukunun amaçları ile adil yargılanma hakkının ve hak arama hürriyetinin bir zorunluluğudur. Nitekim, Ceza Genel Kurulu da 2018/13-297 Esas, 2019/461 Karar ve 2013/15-509 Esas 2014/170 Karar sayılı kararlannda hükmün bu yönlerden de temyiz kanun yolunda denetlenebileceğine içtihat etmiştir. Açıklandığı üzere, hak arama hürriyeti, sanık yanında katılan yönünden de önemli bir teminat oluşturmaktadır. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286. maddesindeki kuralın hak arama hürriyetini kısıtlayan bir norm olduğu nazara alındığında, katılanın temyiz isteminin bulunduğu durumlarda da bu normun dar yorumlanması gerekmektedir. Bu itibarla, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-b maddesinde katılanın sanık aleyhine temyize başvurmasını kısıtlayan açık bir düzenleme bulunmadığından, katılanın vaki aleyhe temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği benimsenerek yapılan incelemede; Olay tarihinde sanığın katılan mağdure ile gündüzden konuşarak evlenme amacıyla kendisini kaçıracağını beyan ettiği, mağdurun suç tarihi itibariyle 14 yaşında olduğu, gece sanığın katılan mağdurun evinin civarına gelerek katılan mağduru kaçırdığı ve eniştesi ...'nun evine götürdüğü, hem soruşturma hem kovuşturma aşamalarındaki istikrarlı ve birbiriyle uyumlu beyanlarında sanığın kendisini kaçırdıktan sonra yolda cinsel tacizde bulunduğu yönünde anlatımlarının olduğu, sanığın katılana yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemini cinsel amaçla gerçekleştirdiği soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanlardan da anlaşıldığı üzere sanığın hakkında ceza tayin olunurken, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür." demek suretiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Bozma Sonrası Kurulan Hüküm İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin 15.01.2025 gün ve 2024/1632 Esas 2025/49 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109/1,109/3-f,109/5,62/1 ve 53. maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Baro tarafından görevlendirilen katılan vekili olarak lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Delillerin tartışılmadığına, yeterli delil bulunmadığına, sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava konusu olay, sanığın suç tarihinde katılan mağdureyi cinsel saikle hürriyetinden yoksun bıraktığı iddiasına ilişkindir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dosyada mevcut delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu, sanık hakkında hata ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmadığı, baro tarafından görevlendirilen katılan mağdure vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 15.01.2025 tarih ve 2024/1632 Esas, 2025/49 Karar sayılı kararında, katılan mağdure vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Salihli 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2025 tarihinde karar verildi.