İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/4932 Karar: 2025/9426 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/4932 K.2025/9426

8. Ceza Dairesi 2025/4932 E. , 2025/9426 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/183 D.İş SUÇ : İftira İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığ

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/4932 E. , 2025/9426 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/183 D.İş SUÇ : İftira İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığ

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/4932 E. , 2025/9426 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/183 D.İş SUÇ : İftira İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bergama Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2023 tarihli kararı ile şüpheliler hakkında iftira suçundan, atılı suçun oluşmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı kararının verildiği, şikayetçi vekilinin itirazı üzerine Bergama Sulh Ceza Hakimliğinin 06.03.2024 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığı kararında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 28.04.2025 tarihli ve 2024/20559 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.05.2025 tarihli ve KYB-2025/55947 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada kanuna uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin şikayet dilekçesinde; şüpheli ... ile aralarındaki husumet dolayısıyla kendisini ihbar etmesi neticesinde hakkında adli soruşturma açıldığını, yine, kendisini uyuşturucu pazarlattığı iddiasıyla CİMER'e şikayet ettiğini, işyerinde de şüpheli nedeniyle idari soruşturma geçirdiğini, idari soruşturma sonucunda herhangi bir işlem yapılmasına gerek görülmediğini ancak şüpheli ...'ın arkadaşı ...'ın annesi ... vasıtasıyla aynı şikayet metnini kopyalayarak Cimer'e yeniden şikayet ettirdiğini, bu nedenle yeniden idari soruşturma geçirmekte olduğunu beyan ettiği, Her ne kadar incelemeye konu Bergama Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2023 tarihli kararında söz konusu iddialar hakkında delil bulunmadığı gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karara yapılan itirazın Bergama Sulh Ceza Hâkimliğince kararın dayandığı gerekçelerin usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiş ise de; herhangi bir araştırmanın yapılmadığının görüldüğü, müştekinin şikayet dilekçesinde idari soruşturma evrakını ve kolluk ifade tutanağını sunmuş olmasına karşın, müştekinin geçirdiğini iddia ettiği adli ve idari soruşturma evrakının temin edilmediği, şüphelilerin ifadesine başvurulmadığı, bu suretle Cimer şikayetleri, adli ve idari soruşturma tutanakları ve toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. Şikayetçinin, vekili aracılığıyla Bergama Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu 27.11.2023 tarihli dilekçesinde, doktor olarak görev yaptığını, şüphelilerden ... ile aynı hastanede çalıştığını, çok eski arkadaş olduklarını, ailecek görüştüklerini, bir dönem şüpheli ... ile eşi ...'in boşanma olaylarının olduğunu, bu süreçte kendisinden ve eşinden şahitlik yapmalarını istediklerini, ancak her iki taraf ile de çok yakın arkadaş olmaları nedeniyle şahitlik yapmak istemediklerini, bunun üzerine bir süre görüşmeyi kestiklerini, bir süre sonra şüpheli ...'in Amerika'ya gittiğini, oradan eşi ... ile ... ismindeki bir kişi arasında ilişki olup olmadığını sorduğunu, kendisinin de bilmediğini söylediğini, daha sonra şüpheli ...'in, eşinin ... ile ilişkisinin olduğunu bildiğini, ancak kendisine söylemediğini belirterek "... ile ...'in ilişkisi var, benden gizliyorsun, tünelden sonraki son çıkış, ya bana şahitlik yapar herşeyi itiraf edersin ya da ben seni bitiririm", "Herşey seni gösteriyor, benim karımı ... ile sen tanıştırdın, aralarını yaptın, sen ne şerefsiz adamsın, benim kızım altına kaka yapıyor, niye biliyor musun sen, ... ve ... kızımın önünde esrar, eroin uyuşturucu partileri yapıp grup seks yapıyorsunuz. Ben hepinize yapacağımı biliyorum, buradan kaçıp gideceksiniz" şeklinde hakaret ve tehditlerde bulunduğunu, bu olayla ilgili şüpheli ...'in şikayeti üzerine soruşturma başlatıldığını, kendisinin de şikayetçi olduğunu, bu olaydan sonra artık şüpheli ... ile görüşmediğini, ancak daha sonraları kulağına şüpheli ... tarafından yayılmış olan, şikayetçinin uyuşturucu kullandığı, sapık ilişkiler içinde olduğuna dair dedikoduların geldiğini, şikayetçinin bu dedikodulara dayanan bir CİMER şikayeti nedeniyle hakkında disiplin soruşturması başlatıldığını, ancak bu soruşturma neticesinde aklandığını, şüpheli ...'in hiçbir delil göstermeksizin aldolan, dormicum, lyrica tarzı ilaçları uygun olmayan endikasyonlarda yazarak ... ve yine doktor olan ...'a vererek kafelerde pazarlattığı yönünde iftiralarda bulunduğunu, bu iftiralar üzerine şüphelinin yine CİMER üzerinden ... isimli şahıs tarafından aynı iddiaları kopyalayıp şikayetçi hakkında şikayette bulunduğunu, bu yüzden de yine bir idari soruşturma geçirmekte olduğunu, ...'ın da oğlu olan ...'ın eczacı olduğunu, bu şahsın şüpheli ... ile yakın arkadaş olduklarını, ...'ın bu şikayeti yaptırdığını düşündüklerini beyanla şikayetçi olduğu belirlenmiştir. 2. Bergama Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2023 tarihli kararı ile şüpheliler hakkında iftira suçundan, şüphelilere isnat edilen atılı suçun oluşmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı kararının verildiği, şikayetçi vekilinin itirazı üzerine Bergama Sulh Ceza Hakimliğinin 06.03.2024 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığı kararındaki gerekçe ve dosya kapsamına göre, iddiaların gerekli ve yeterli şekilde araştırılıp irdelendiği, neticesinde verilen kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun'un inceleme konusu ile ilgili hükümleri; “Madde 160 - (1) Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. (2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür. Madde 170 - (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir. (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. Madde 172 - (1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Madde 173 - (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) Sulh Ceza Hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) Sulh Ceza Hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. (5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz." Şeklinde düzenlemeler içermektedir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; her ne kadar şüpheliler hakkında Bergama Cumhuriyet Başsavcılığınca isnat edilen atılı suçun oluşmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı verilmiş ise de, şikayetçinin iddiaları ile ilgili herhangi bir araştırma yapılmadığı, şikayet dilekçesi içeriğine göre şikayetçinin aldolan, dormicum, lyrica tarzı ilaçları uygun olmayan endikasyonlarda yazarak ... ve yine doktor olan ...'a vererek kafelerde pazarlattığı yönündeki iddialara ilişkin idari soruşturma geçirdiğini belirttiği ve bu iddiasına ilişkin ... İl Sağlık Müdürlüğü idari soruşturma ifade tutanağı ile disiplin işlemine gerek olmadığı yönündeki soruşturma raporu sonucunu sunduğu, yine hakaret ve tehdit olaylarına ilişkin de adli soruşturmanın başlatıldığını belirterek ... Polis Merkezi Amirliğinde şüpheli olarak verdiği ifadesini sunduğunun anlaşılması karşısında, söz konusu iddialar ile ilgili şikayetçi hakkında yürütülen adli ve idari soruşturma evraklarının akıbetleri ile birlikte temin edilmesi, iddialara konu CİMER şikayetlerinin kim / kimler tarafından yapıldığının araştırılması ve tespit edilen şahısların şüpheli olarak ifadelerinin alınması ile elde edilen bilgiler ışığında ulaşılabilen diğer tüm delillerin toplanması ve sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği nazara alınmadan, eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bergama Sulh Ceza Hakimliğinin 06.03.2024 tarihli ve 2024/183 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla