Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/5355 E. , 2026/1961 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2880 Esas, 2025/335 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkın
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/5355 E. , 2026/1961 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2880 Esas, 2025/335 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2024 tarihli ve 2024/106 Esas, 2024/420 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3-4/a, 52, 53... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 14/02/2025 tarihli ve 2024/2880 Esas, 2025/335 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurusunun5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin somut delil olmadığına, sanığın kolluk ifadesinin baskı ve şiddetle alınmış olduğuna, ele geçen uyuşturucu maddenin kullanım sınırında kaldığına ve sanığın kullanıcı olduğuna, tanığın ilk ifadesinin polis baskısıyla alındığına, mahkemede uyuşturucu maddeyi sanıktan almadığını söylediğine, sanık ve tanıkta ele geçen maddelerin ambalajlarının farklı olduğuna ve atılı suçun sübut bulmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönündeki ihbar ve istihbari bilgiye istinaden yapılan tasarrut sırasında kullanıcı tanık ..'a uyuşturucu madde satmak suretiyle uyuşturucu ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Sanığın üzerinde ele geçirilen maddenin tanığın üzerinde ele geçen madde ile aynı nitelikte olması, sanık ile tanığın arasındaki alışverişin kollukça görülmüş olması, sanığın kullandığı tespit edilen ikamette de aynı nitelikte uyuşturucu maddenin ele geçmesi, kullanıcı tanığın olaydan hemen sonra alınan ifadesinde üzerinde ele geçen uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığını beyan etmesi, sanığın uyuşturucu madde sattığına yönelik ihbar ve istihbari bilgi, sanığın üzerinde ele geçirilen telefonun incelenmesinde uyuşturucu ticaretine karine teşkil eden mesajlaşmalar tespit edilmesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 14.02.2025 tarihli ve 2024/2880 Esas, 2025/335 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İhbar ve istihbari bilgi üzerine takip edilen sanığın, kullanıcı bir tanığa uyuşturucu sattığı kollukça görülmüş; sanığın üzerinde ve kullandığı ikamette tanıktaki maddeyle aynı nitelikte uyuşturucu ele geçirilmiştir. 15. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı TCK 188/3-4/a uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezasına mahkûm etmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, sanık kolluk ifadesinin baskıyla alındığını ve tanığın mahkemede beyanından döndüğünü ileri sürerek temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Alıcı tanığın olaydan hemen sonra verdiği ilk ifade, kolluğun bizzat gözlemlediği alışveriş, madde niteliklerinin örtüşmesi ve telefonda ticarete karine oluşturan mesajlaşmalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, tanığın sonradan mahkemede beyanından dönmesi mahkûmiyeti sarsmaz; sübut delillerin bütünsel değerlendirilmesiyle belirlenir.
Uygulama Sonucu: Daire, CMK 289/1 ile sınırlı incelemede hukuka aykırılık görmeyerek CMK 302/1 gereği, Tebliğname'ye uygun olarak temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına oy birliğiyle karar vermiştir; çünkü fiziki takip, aynı nitelikli madde ve mesaj içerikleri savunmayı çürütmüştür.
Dava Strateji Notu: Alıcı tanığın duruşmada beyan değiştirmesi tek başına kurtarıcı değildir; savunma, olay anına yakın ilk ifadenin alınma koşullarındaki somut usul sakatlıklarını (müdafi yokluğu, baskı iddiasının tutanaklara yansıması gibi) belgeleyemiyorsa bu hatta yatırım yapmamalı, telefon incelemesindeki mesajların yorumuna ve madde miktarının kullanım sınırına ilişkin teknik itirazlara ağırlık vermelidir.