Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/5372 E. , 2026/2233 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/38 E., 2025/316 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/5372 E. , 2026/2233 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/38 E., 2025/316 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.11.2024 tarihli ve 2024/37 Esas, 2024/526 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 11.02.2025 tarihli ve 2025/38 Esas, 2025/316 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, beraat kararı verilen birleşen dosya yönünden lehe vekalet ücreti takdiri gerektiği, hükmün gerekçesiz olduğuna, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde devriye faaliyeti yürüten kolluk görevlilerinin araç içindeki şahıslardan şüphelendikleri, polisleri fark eden şahısların kaçma girişiminde bulundukları, bu esnada sanığın içinde uyuşturucu madde bulunan sigara paketini aracın dışına attığının görüldüğü, söz konusu paketin içerisinde satışa hazır halde ve çeşitli uyuşturucu maddelerin ele geçtiği, sanığın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Kolluk tarafından tanzim edilen tutanaklar, savunma, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamından olay günü sanığın bulunduğu araç içinden uyuşturucu madde bulunan sigara paketini attığının görüldüğü, bahse konu pakette satışa hazır vaziyette, çeşitlilik arz eden uyuşturucu maddelerin ele geçtiği, sanık kovuşturma aşamasında bahse konu maddeleri kendisinin attığını ikrar ettiği, sanığın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, mevcut delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu, sanığın aynı kamu davasında yargılandığı 16.10.2023 tarihli suçtan verilen mahkumiyet hükmünün bulunması karşısında, müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi de mümkün olmadığından, beraat ettiği suç açısından ayrıca vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 11.02.2025 tarihli ve 2025/38 Esas, 2025/316 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Devriye gezen kolluk, şüphelenilen araçtaki şahısların kaçma girişimi sırasında sanığın içinde satışa hazır ve çeşitli uyuşturucular bulunan sigara paketini araçtan dışarı attığını görmüş; sanık kovuşturmada paketi kendisinin attığını ikrar etmiştir. Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi TCK 188/3, 188/4-a uyarınca mahkûmiyet hükmü kurmuş, BAM istinafı düzelterek esastan reddetmiş; müdafi ayrıca beraatle sonuçlanan birleşen dosya için lehe vekâlet ücreti takdirini talep etmiştir.
Hukuki İlke: Aynı kamu davasında hem mahkûmiyet hem beraat hükmü bulunduğunda, müdafiin sunduğu avukatlık hizmeti bölünemeyeceğinden, beraat edilen suç için ayrıca vekâlet ücretine hükmedilmemesi hukuka uygundur; ayrıca kaçış sırasında atılan pakette satışa hazır ve çeşitli maddelerin bulunması, ikrarla birlikte ticari amaçla bulundurmanın kabulüne yeterlidir.
Uygulama Sonucu: Daire, hem sübuta hem vekâlet ücretine yönelik temyiz sebeplerini reddederek CMK 289/1 ile sınırlı incelemede hukuka aykırılık görmemiş; CMK 302/1 gereği, Tebliğname'ye uygun olarak temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına oy birliğiyle karar vermiş, salıverilme talebini de reddetmiştir.
Dava Strateji Notu: Kısmi beraatte vekâlet ücreti talebi, aynı davada mahkûmiyet de varsa hizmetin bölünmezliği gerekçesiyle reddedilmektedir; müdafi bu talebi temyiz stratejisinin merkezine koymamalı, atma anının görüş koşulları ve paketle sanık arasındaki irtibatın tanıklık dışındaki delillerle kurulup kurulamadığı üzerinde yoğunlaşmalıdır.