Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/5478 E. , 2026/2085 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/330 E., 2025/837 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temy
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/5478 E. , 2026/2085 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/330 E., 2025/837 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2024 tarihli ve 2024/237 Esas, 2024/442 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 43, 53... . maddeleri uyarınca 18... ay hapis cezası ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 25.03.2025 tarihli ve 2025/330 Esas, 2025/837 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Suçun unsurlarının oluşmadığına, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, hükmün gerekçesiz olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık hakkında 28.07.2023 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden soruşturma başlatıldığı, aynı gün yakalandıktan sonra 27.08.2023 tarihinde ifade alma ve sorgu işlemlerinin yapılıp sanık hakkında adli kontrol kararı verildiği ve bu suretle fiili kesintinin oluştuğu, akabinde sanığın suç işleme kararını yineleyerek 16.12.2023 tarihinde ikinci kez aynı suçu işlediğinin anlaşılması karşısında; belirtilen eylemlerin ayrı ayrı suç oluşturduğu gözetilmeden, zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edildiği anlaşılmış ise de aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Dava dosyası kapsamına göre, 27.08.2023 tarihinde durumundan şüphelenerek durdurulan sanığın yapılan kaba üst aramasında sağ ve sol cebinde kabarıklık olduğunun görüldüğü, kendisine ne olduğunu sorulduğunda paketçikler halinde eroin ve .. ile kırmızı reçeteye tabi hapları teslim ettiği, 16.12.2023 tarihinde ise durumundan şüphelenerek durdurdurulan araç şoförü olan sanığın kaba üst yoklamasından ve araçta Cumhuriyet savcısından alınan arama emri gereğince yapılan aramadan paketçikler halinde eroin, ..., .., sentetik kannabinoid ve afyon sakızı ile hassas terazi ele geçirildiği iddialarına ilişkin olarak; Olay tutanakları, sanıktan ele geçen maddelerin çeşitliliği ve paket sayısı ile hassas terazi ele geçirilmesine göre, sanığın, ele geçen uyuşturucu maddeleri satış amaçlı bulundurduğuna dair kabulde, koşulları bulunmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, gerekçenin 5237 sayılı Kanun'un aradığı şartları taşıdığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 25.03.2025 tarihli ve 2025/330 Esas, 2025/837 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ...'in sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına yönelik eleştiri yönünden karşı oyu nedeni ile oy çokluğu, diğer yönlerden oy birliği ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Zincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir. Sanığın 27.08.20 23... .12.2023 tarihli eylemlerinde ele geçirilen uyuşturucu maddeleri, ticaretini yapmak amacı ile bulundurmak suretiyle yakın tarihlerde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda aradan geçen kısa zaman aralığı dikkate alındığında sanığın suç işleme kararının yenilendiğine dair aleyhine yeterli somut delil bulunmadığı, sanığın her iki eylemi ile ilgili soruşturma dosyalarının birleştirilerek tek bir iddianame düzenlendiği, sanığın 16.12.2023 tarihli eyleminin hukuki kesinti gerçekleşmeden işlendiği, yakalama, ifade alma, sorguya sevk, adli kontrol, ev araması gibi adli işlemlerinin sanığın kararında bir değişiklik yapması gerektiği düşüncesinin varsayımsal bir düşünce olduğu, nitekim sanığın ifadesinin alınıp serbest bırakılmasından sonra da ikinci eyleminin gerçekleştirdiği nazara alındığında sanığın suç işleme kararında bir değişiklik olmadığının anlaşıldığı failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanığın çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği, bu durumun ceza adaletini öngören 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 3. maddesi ile aynı Kanun'un 43. maddesinin düzenleniş amacına aykırılık oluşturacağı, Yargıtay'ın yerleşik kararlarınında bu yönde olduğu ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına dönük olduğu aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve sanıkların tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği düşüncesi ile karardaki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir. 16.02.2026
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık 27.08.2023'te durdurulduğunda ceplerindeki paketçikler hâlinde eroin ve kırmızı reçeteye tabi hapları teslim etti; adli kontrolle serbest kaldıktan sonra 16.12.2023'te bu kez şoförü olduğu araçta eroin, sentetik kannabinoid, afyon sakızı ve hassas terazi ele geçirildi. Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi zincirleme tek suçtan TCK 43 uygulayarak hapis ve 37.500 TL adli para cezası verdi, istinaf reddedildi.
Hukuki İlke: İfade alma, sorgu ve adli kontrol kararıyla fiilî kesinti oluştuktan sonra suç işleme kararı yenilenerek işlenen ikinci eylem ayrı suçtur; zincirleme suç hükümleriyle tek ceza verilmesi eksik cezalandırmadır, ancak aleyhe temyiz yoksa bu hata bozma nedeni yapılamaz.
Uygulama Sonucu: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hüküm onandı; zincirleme suç uygulamasındaki hata yalnızca eleştiri konusu yapıldı, bir üye ise kısa zaman aralığı ve tek iddianame karşısında suç kararının yenilendiğine dair somut delil bulunmadığı gerekçesiyle eleştiriye karşı oy yazdı.
Dava Strateji Notu: Aleyhe temyiz yokluğunda sanık lehine oluşan zincirleme suç uygulaması korunmuştur; savcılık temyiz etmedikçe bu tür lehe hataların onamayla kesinleşeceği bilinmeli, benzer çift eylemli dosyalarda savunma karşı oydaki 'her adli işlem fiilî kesinti sayılamaz' gerekçesini zincirleme suç talebinin dayanağı yapmalıdır.