Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/5848 E. , 2025/7986 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/874 E., 2024/3 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/5848 E. , 2025/7986 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/874 E., 2024/3 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Konya 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.08.2024 tarihli 2023/874 Esas, 2024/3 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusunun süresinde olmaması nedeniyle süreden ret kararı verildiği ve kararın 16.01.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2023 tarihli 2023/901 Esas, 2023/ 857 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 20.02.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddi ile kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 05.05.2025 tarihli ve 2024/19721 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.05.2025 tarihli ve KYB-2025/59967 Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.05.2025 tarihli ve KYB-2025/59967 Tebliğname sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, İncelemeye konu Konya 20. Asliye Ceza 08.01.2024 tarihli ve 2023/874 Esas, 2024/3 sayılı dosyasındaki suç tarihinin 19.07.2023, iddianame düzenleme tarihinin ise 06.11.2023 olduğu, Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2023 tarihli ve 2023/901 Esas, 2023/857 sayılı kararın sayılı dosyasındaki suç tarihinin 08.07.2023, iddianame düzenleme tarihinin ise 13.10.2023 olduğu, her iki suçun da 13.10.2023 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 16.06.2016 tarihli ve 2014/29378 Esas, 2016/8441 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiği, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçu niteliği itibariyle sürekliliği gerektirmektedir. Ancak bu durum, yıllarca devam eden fiilin her zaman tek bir suçu oluşturacağı şeklinde de yorumlanmamalıdır. Fiili veya hukuki kesintinin varlığı halinde ayrı suçların oluştuğu kabul edilmelidir. Hukuki kesinti iddianamenin düzenlenmesi, mahkûmiyet kararı, vazgeçme üzerine verilen düşme kararı, af kanunu gibi durumların ortaya çıkması ile gerçekleşmektedir. Fiili kesinti ise failin eylemine ara vermesi veya yakalanması, tutuklanması, askere gitmesi, uzun süre hastanede yatması gibi bir nedenle eylemin sürdürülememesi hallerinde meydana gelmektedir. Bu durumlarda eylemlerin gerçekleştirildiği yer ve araya giren zaman aralığı, yeni bir suç işleme kastı, fiili kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti açısından önem arz etmektedir. Sanığa yüklenen iki eylem arasında hukuki veya fiili kesinti olmadığı durumda eylemin tek suç olarak değerlendirilmesi gerektiği, ancak iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki kesintinin ya da suç işleme kararının yenilendiği kabul edilen yakalanma, tutuklanma gibi hallerde fiili kesintinin oluştuğu kabul edilerek sanığın her bir eylemi için ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği hususu Dairemizin yerleşik içtihatları ile kabul edilmektedir. İnceleme konusu somut olaya ilişkin, 08.07.2023 tarihinde hükümlünün 6136 sayılı Kanun'a aykırı tabanca ile yakalanması ile atılı suçu işlediği iddiası ile soruşturmaya başlandığı, aynı tarihte hükümlünün yakalanması ve ifadesinin alınması ile fiili kesintinin oluştuğu, 19.07.2023 tarihinde ise yine hükümlünün 6136 sayılı Kanun'a aykırı tabanca ve fişekler ile yakalandığı bu suretle hükümlünün eyleminin ayrı bir suç işleme kararı kapsamında kalıp ayrı bir suç teşkil edeceği ve fiilinin ayrı bir suç oluşturacağı dikkate alınarak, aynı nitelikteki iki ayrı suçtan iki defa cezalandırılmasının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2025 tarihinde karar verildi.