Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/5918 E. , 2025/9076 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2008/275 E., 2009/214 K. SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/5918 E. , 2025/9076 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2008/275 E., 2009/214 K. SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2009 tarihli kararı ile hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 268/1. maddesi delaletiyle 267/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin, 02.12.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 23.05.2025 tarihli ve 2023/27942 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve KYB-2025/67098 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve KYB-2025/67098 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu 14.02.2007 tarihli mağdur ...'ya ait kimlik bilgilerinin kullanılması şeklinde gerçekleşen ilk eylemi nedeniyle Giresun Cumhuriyet Başsavcılığının 08.07.2008 tarihli ve 2007/3555 soruşturma, 2008/1148 Esas, 2008/428 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonunda, Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2009 tarihli ve 2008/275 Esas, 2009/214 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Aynı sanık hakkında 28.03.2007 tarihli aynı mağdura ait kimlik bilgilerinin kullanılması şeklinde gerçekleşen ikinci eylemi nedeniyle Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2011 tarihli ve 2011/4210 soruşturma, 2011/2110 Esas, 2011/771 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2011 tarihli ve 2011/735 Esas, 2011/501 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararın Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 13.02.2014 tarihli ve 2013/12915 Esas, 2014/3887 Karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiği, iddianame içeriğinde anılan suç tarihinin 28.03.2007 tarihi olarak belirtilmesine rağmen iddianame başlığında ve kararda suç tarihinin 14.02.2007 olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu, Adı geçen sanık hakkında 26.10.2007 tarihli aynı mağdura ait kimlik bilgilerinin kullanılması şeklinde gerçekleşen üçüncü eylemi nedeniyle Sincan Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2008 tarihli ve 2008/3427 soruşturma, 2008/1076 Esas, 2008/395 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, Sincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2008 tarihli ve 2008/5 Esas, 2008/271 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararın Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 13.05.2009 tarihli ve 2008/23710 Esas, 2009/8598 Karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiği, Sanığın her üç eyleminin de ilk hukukî kesintiyi oluşturan Sincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/5 Esas sayılı dosyası kapsamında yer alan iddianamenin düzenlendiği 28.02.2008 tarihinden önce olması karşısında, birleştirme kararı verilerek, tek bir başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan mahkûmiyet kararı verilip zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, ancak inceleme dışı 28.03.20 07... .10.2007 tarihli suçlar yönünden verilen kararların temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmesi sebebiyle kanun yararına bozma incelemesine konu edilmesine kanunî imkân bulunmamakla birlikte, Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2011 tarihli ve 2011/735 Esas, 2011/501 sayılı kararı ile Sincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2008 tarihli ve 2008/5 Esas, 2008/271 sayılı kararı yönünden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması amacıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 308. maddesi kapsamında anılan Dairelerin onama ilâmlarına karşı itiraz edilmesi gerektiği gözetilerek yapılan incelemede; Somut olayda, sanığın inceleme konusu 14.02.2007 tarihli eyleminin ilk hukukî kesintiyi oluşturan Sincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/5 Esas sayılı dosyasına konu 28.02.2008 tarihli iddianameden önce işlendiği, her iki dosyada sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette ve aynı mağdura yönelik olduğu anlaşılmakla; birleştirme kararı verilerek, tek bir başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan mahkûmiyet kararı verilip zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İnceleme konusu Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/275 Esas sayılı dosyasından açılan kamu davasında hükümlü hakkında 14.02.2007 tarihinde gerçekleştirdiği hırsızlık eylemi nedeniyle 14.02.2007 tarihinde kolluk kuvvetleri tarafından yakalanıp tutuklandığında katılan ...'ya ait kimlik bilgilerini kullandığının tespit edilmesi üzerine 5237 sayılı Kanun'un 267/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, inceleme dışı temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/735 Esas sayılı dosyasından açılan kamu davasında hükümlü hakkında 28.03.2007 tarihinde gerçekleştirdiği hırsızlık eylemi nedeniyle aynı tarihinde yakalandığında katılana ait kimlik bilgilerini kullandığının tespit edilmesi üzerine 5237 sayılı Kanun'un 268. maddesi delaletiyle 267/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, yine inceleme dışı temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen Sincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/5 Esas sayılı dosyasından açılan kamu davasında hükümlü hakkında 26.10.2007 tarihinde gerçekleştirdiği hırsızlık eylemleri nedeniyle aynı tarihinde yakalandığında katılana ait kimlik bilgilerini kullandığının tespit edilmesi üzerine 5237 sayılı Kanun'un 268. maddesi delaletiyle 267/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Hükümlünün üç eylemi arasında ilk eylemi olan kanun yararına bozma konu 14.02.2007 tarihli hırsızlık suçundan ... ilinde yakalanarak katılanın kimlik bilgileri ile tutuklandığı 13.03.2007 tarihinde tahliye olduğu, akabinde ise 28.03.2007 tarihinde ... ilinde hırsızlık suçundan yakalandığı, katılanın kimlik bilgilerini kullanarak ifadesinin alındığı ve serbest bırakıldığı, 26.10.2007 tarihinde ise ... ili ... ilçesinde hırsızlık suçundan yakalandığı, yine katılanın kimlik bilgilerini kullanarak ifadesinin alındığı ve serbest bırakıldığı olaylarda hükümlünün yakalanması, tutuklanması ve ifadesinin alınması ile fiili kesintinin meydana geldiği gibi suça konu olay yerlerinin farklı şehirler olduğu hususu da gözetildiğinde hükümlünün yenilenen suç işleme kastının olduğu ve eylemlerinin yeni bir suç oluşturduğu gözetildiğinde dava dosyalarının birleştirilmesi ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, Mahkemesince verilen kararda Kanun'a aykırılık bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde karar verildi.