Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/5837 E. , 2026/1304 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4352 E., 2024/4419 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tar
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/5837 E. , 2026/1304 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4352 E., 2024/4419 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ve müdafii tarafından süresinde duruşma talebinde bulunulmuş ise de; takdiren duruşma talebinin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2024 tarihli ve 2023/708 Esas, 2024/423 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3., 188/4-a, 62/1. ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2024 tarihli ve 2023/708 Esas, 2024/423 Karar sayıl kararı hakkında sanık ve müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen 10.12.2024 tarihli ve 2024/4352 Esas, 2024/4419 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemi Bölge Adliye Mahkemesince talepleri bulunmasına karşın duruşma açılmaksızın hüküm verilerek sanığın adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair dosya kapsamında delil bulunmadığına, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna, sanık üzerinde kolluk görevlileri tarafından arama kararı olmaksızın yapılan arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, somut olayda uyuşturucu madde ticareti suçu için Yargıtay içtihatlarında belirtilen kriterlerin gerçekleşmediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ya da sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun oluşturduğunun kabul edilmesi ve tahliye edilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, hakkında uyuşturucu madde satışı yaptığına dair istihbari bilgiler elde edilen sanığın olay günü sokak üzerinde plakası bulunmayan motosiklet ile seyir halinde iken kolluk görevlilerince görülüp durdurulduğu, sanığa üzerinde suç unsuru olup olmadığının sorulması üzerine olmadığını söylediği, sonrasında kolluk görevlilerinin kaba üst yoklaması yaptıkları sırada kabarıklık tespit ettikleri, sanığa kabarıklığın ne olduğu sorulduğunda sanığın üzerindeki suça konu metamfetamin uyuşturucu maddesini kolluk görevlilerine teslim ettiği, bu şekilde sanığın kullanma amacı dışında üzerinde uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Sanığın yakalandığı yer ve zaman ve buna ilişkin kolluk tutanağı, sanık üzerinde ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı ve niteliği, ele geçirilen uyuşturucu maddelere ilişkin kriminal rapor, tutanak mümzilerinin tanık sıfatıyla alınan beyanları, sanığın aşamalardaki dosya kapsamına ve olağan hayat tecrübelerine uygun düşmeyen savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, kolluk görevlileri tarafından durdurulan sanığın üzerinde arama yapılmadan önce suç unsuru taşıyıp taşımadığının sorulması sonrası sanığın üzerinde suç unsuru olmadığını beyan etmesi nedeniyle kaba üst yoklaması sırasında kabarıklığın ne olduğunun sorulduğu ve bu şekilde sanığın kendiliğinden suça konu uyuşturucu maddeleri teslim ettiği somut olayda hukuka aykırı bir arama işleminden söz edilemeyeceği ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafinin temyiz talepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 10.12.2024 tarihli, 2024/4352 Esas, 2024/4419 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ve müdafinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Uyuşturucu sattığına dair istihbari bilgi bulunan sanık, plakasız motosikletle seyir hâlindeyken durdurulmuş; üzerinde suç unsuru olmadığını söylemesine rağmen kaba üst yoklamasında kabarıklık fark edilince sanık üzerindeki metamfetamini kendiliğinden görevlilere teslim etmişti. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi ticaret suçundan 12 yılı aşkın hapse hükmetti; müdafi, arama kararı olmadan yapılan işlemin hukuka aykırılığını ve istinafta duruşma açılmamasının adil yargılanma ihlali olduğunu ileri sürdü.
Hukuki İlke: Durdurma sonrası kaba üst yoklamasında fark edilen kabarıklığın sorulması üzerine failin maddeyi kendiliğinden teslim etmesi hâlinde hukuka aykırı bir arama işleminden söz edilemez; teslim edilen madde hükme esas alınabilir ve bu koşullarda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması da isabetlidir.
Uygulama Sonucu: Daire, kendiliğinden teslim nedeniyle arama hukuka aykırılığı bulunmadığını ve suç vasfının doğru belirlendiğini kabul ederek temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanmasına, tahliye talebinin de reddine karar verdi.
Dava Strateji Notu: Kaba üst yoklaması sırasında maddenin 'kendiliğinden teslimi' Yargıtay'ca arama yasağını aşan meşru bir delil elde etme yolu sayılmaktadır; müdafi bu nitelendirmeyle mücadele edecekse teslimin gerçekte fiili zorlama altında yapıldığını tutanak mümzilerinin çapraz sorgusuyla ortaya koymalıdır. Yakalama anındaki teslimin etkin pişmanlık indirimi sağlamadığı da bu kararla teyit edilmiştir; indirim için failin kaynak ve bağlantıları açıklaması gibi aktif katkı gerekir.