Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/608 E. , 2025/3996 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1217 E., 2018/198 K. SUÇLAR : Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama, özel belgede sahtecilik HÜK
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/608 E. , 2025/3996 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1217 E., 2018/198 K. SUÇLAR : Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama, özel belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile sanık hakkında, ilk derece mahkemesince, nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak, sanığın, başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek, zincirleme şekilde sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan mahkumiyetine dair karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama Sanık ... hakkında, sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama, özel belgede sahtecilik suçlarından dolayı, ilk derece mahkemesince, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, Sanıklar hakkında, başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek, zincirleme şekilde sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan kurulan hükümlerin ise; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Hususları yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ...1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2017 gün, 2010/229 Esas, 2017/54 Karar sayılı kararı ile sanıkların, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f, 62, 53 maddeleri gereği, 2 yıl 6 ay hapis ve 4320 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin, 20.02.2018 tarihli, 2017/1217 Esas, 2018/198 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar ve müdafilerinin, istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280/2 maddesi gereğince kabulü ile, sanıkların değişen suç vasfına göre, başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek, zincirleme şekilde, sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb. suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 245/2, 43/1, 62 ve 5271 sayılı Kanun'un 283/1 53 maddeleri gereği, 2 yıl 6 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Atılı suçların yasal unsurları oluşmadığı halde sanık hakkında ayrı ayrı mahkumiyet kararları verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Atılı suçların yasal unsurları oluşmadığı halde sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanığın, hüküm tarihinden sonra 26.07.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 Karar sayılı ilamı doğrultusunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. 2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, sanık ...'in olay tarihinde katılan ... çalışanı, sanık ...'in ise ............'in babası olduğu, sanık ...'in, banka tarafından belirlenen kart satım kotasını doldurabilmek için, bir kısım şahıslar hakkında sahte olarak kredi kartı başvuru formu düzenleyerek imzaladığı, bu kişileri, babası sanık ...'in çalıştığı yerde çalışıyormuş gibi göstererek, adres olarak bu iş yerinin adresini verdikleri, yapılan başvuruların bir çoğu banka tarafından reddedilirken, ve ... adına olan başvurular üzerine, sahte kredi kartlarının tahsis edildiği ve ........adına olan kredi kartının sanık ... tarafından teslim alındığı iddialarına ilişkin olarak, Sanığın sahte belgeler ile bankaya yaptığı başvuru üzerine, kredi kartı sözleşmesinin düzenlenmesi ve akabinde sonra kartın tahsis edilmesi durumunda, eylemin kül halinde, 5237 sayılı Kanunun 245/2 maddesinde belirtilen başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., suçunu oluşturması karşısında; sanık ... hakkında, sahte kredi kartı üretme suçunun unsuru olan sahte olarak kredi kartı başvuru formları düzenlediğinden bahisle, özel belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, mükerrer cezalandırılmasının önlenmesi açısından kanun yararına bozma yoluna konu edilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin kısmen sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımlarının bozma nedenleri dışında kısmen doğru biçimde belirlendiği, ilgili bankanın yazı cevapları, ......adına düzenlenen kredi kartının sahte olduğuna dair tespit raporu, kartın sanık ... tarafından teslim alındığını gösterir teslimat belgesi, ... Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından düzenlenen 05.06.2015 ve 20.05.2016 tarihli uzmanlık raporları ile, kart başvurusunun kart sahibi tarafından yapılmadığının tespit edilmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğine dair kabulde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafinin temyiz istemlerinin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. a. Aynı bankanın birden fazla kartının değişik zamanlarda kopyalanması veya sahte olarak üretilmesi halinde, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, sanık ...'in, banka tarafından .... adına düzenlenen sahte kredi kartını teslim alarak kabul ettiği sabit ise de; suça konu diğer kartlar ile ilgili olarak, eyleme, ne şekilde iştirak ettiğine dair somut bir delil bulunmadığı, nitekim, sanık ... tarafından doldurulan, kredi kartı talep formlarının bazılarında işyeri adresi olarak sanık ...'ün çalıştığı Koski Genel Müdürlüğü'nün gösterilmiş olmasının tek başına, sanık ...'in, bu kartlara dair eylemlere de iştirak etmiş olduğu şeklinde değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, sanık hakkında, zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma şartlarının gerçekleşmediği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanunun 43 üncü maddesi uyarınca cezanın arttırılması suretiyle fazla ceza tayini, b. Sanık müdafinin istinaf talebi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden hüküm kurulurken, 5271 sayılı Kanun'un 283/1 maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, sanığın sonuç cezasının, 2 yıl 6 ay hapis ve 4320 TL adli para cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken, bütün halinde hükmolunan hapis ve adli para cezalarının lehe değerlendirilmesinin ayrı yapılarak, sanığın 2 yıl 6 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, Hususları hukuka aykırı bulunmuştur. III.KARAR A. Sanık ... Hakkında, Sahte Banka Veya Kredi Kartı Kullanmak Suretiyle Yarar Sağlama Ve Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümlere İlişkin Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B.Sanık ... Hakkında, Başkalarına Ait Banka Hesaplarıyla İlişkilendirilerek, Zincirleme Şekilde Sahte Banka Veya Kredi Kartı Üretme, Satma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Gerekçe bölümünün 1 no'lu bendinde açıklanan nedenlerle, ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 20.02.2018 tarihli, 2017/1217 Esas, 2018/198 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen ölüm nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Sanık ... Hakkında, Başkalarına Ait Banka Hesaplarıyla İlişkilendirilerek, Zincirleme Şekilde Sahte Banka Veya Kredi Kartı Üretme, Satma Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Gerekçe bölümünün, 2-a,b no'lu bentlerinde açıklanan nedenlerle, sanık ... müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 20.02.2018 tarihli, 2017/1217 Esas, 2018/198 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası ve temyiz yoluna sadece sanık müdafii tarafından başvurulmuş olması nedeni ile 5271 sayılı Kanunun 307 nci maddesinin beşinci fıkrası gereği kazanılmış hakkı saklı tutulmak suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi ...... Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise; .... Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde karar verildi.