Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/685 E. , 2026/1692 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4748 E., 2024/4697 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun eastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/685 E. , 2026/1692 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4748 E., 2024/4697 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun eastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2024 tarihli ve 2024/304 Esas, 2024/403 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4-a, 62. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.12.2024 tarihli ve 2024/4748 Esas, 2024/4697 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafilerinin temyiz istemi, gecikmesinde sakınca bulunan hal olmadığı halde Cumhuriyet savcısından alınan arama kararı ile arama yapılarak hukuka aykırı delil elde edildiğine, mahkumiyete yeterli somut delil bulunmadığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, tutanak mümzilerinin tanık olarak dinlenmediğine, kriminal raporun eksik olduğuna, kolluk tarafından evrakların özensiz olarak düzenlendiğine, toksikoloji raporu içeriğiyle de ele geçen maddelerin kullanım amacıyla bulundurulduğunun sabit olduğuna, ele geçen maddelerin kullanım sınırında olduğuna yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın kullandığı tır ve çekici ile uyuşturucu madde taşıyıcılığı yaptığı ihbarı üzerine yapılan aramada uyuşturucu madde ele geçtiği iddiasına ilişkin olarak, İhbar, olay tutanağı, uzmanlık raporu, sanık savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, edinilen ihbar üzerine sanığın kullandığı tırda yapılan aramada çeşitlilik arz eden uyuşturucu maddelerin ve hassas terazinin ele geçtiği, sanığın ele geçen maddeleri kullanmak için bulundurduğu savunmasına karşın sanığa ait toksikoloji raporunda, esrar etkin maddesi bulunmadığı ve sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun belirlenmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ele geçen maddeleri ticaret kastıyla bulundurduğunun kabulünün gerektiği ve bu nedenle suçun sübut bulduğuna dair ilk derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup; Cumhuriyet savcısı tarafından verilen arama kararına istinaden yapılan arama işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, eksik araştırmanın bulunmadığı belirlenmiş, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.12.2024 tarihli ve 2024/4748 Esas, 2024/4697 Karar sayılı kararında sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanığın kullandığı tır ve çekiciyle uyuşturucu taşıyıcılığı yaptığı ihbarı üzerine Cumhuriyet savcısı kararıyla araçta yapılan aramada çeşitlilik gösteren uyuşturucu maddeler ve hassas terazi ele geçirilmiştir. Sanık maddeleri kullanmak için bulundurduğunu savunmuş, ancak toksikoloji raporunda esrar etkin maddesine rastlanmamıştır; Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin ticaret mahkûmiyeti istinafta esastan reddedilmiş, 8. Ceza Dairesi temyizi karara bağlamıştır.
Hukuki İlke: Kullanma savunması, sanığın toksikoloji raporunda ilgili etken maddenin bulunmamasıyla çürütülebilir; bu durumda savunma suçtan kurtulmaya yönelik sayılır ve maddelerin çeşitliliği ile hassas terazi birlikte ticaret kastını gösterir; Cumhuriyet savcısının kararına dayanan arama, gecikmesinde sakınca bulunan hâl tartışmasına rağmen hukuka uygun kabul edilmiştir.
Uygulama Sonucu: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına ve salıverilme taleplerinin reddine karar verilmiştir; arama hukuka uygun, araştırma eksiksiz ve sübut yeterli bulunmuştur.
Dava Strateji Notu: Kullanıcılık savunması ileri sürülecekse müvekkilin toksikoloji sonucuyla tutarlılığı önceden değerlendirilmelidir; temiz çıkan raporun kullanma savunmasını bizzat çökerttiği bu dosyada görüldüğünden, rapor içeriğiyle çelişen bir savunma kurmak sanık aleyhine delil üretmekle eşdeğer sonuç doğurabilir.