Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/702 E. , 2026/2282 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2228 E., 2024/1663 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyi
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/702 E. , 2026/2282 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2228 E., 2024/1663 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dileklerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2024 tarihli ve 2024/256 Esas, 2024/322 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4-a. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.11.2024 tarihli ve 2024/2228 Esas, 2024/1663 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve müdafilerinin temyiz istemi, istinaf mahkemesi kararının gerekçeli olmadığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, sanığı üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin delil elde edilmediğine, sanığın uyuşturucu madde sattığını gören kimsenin bulunmadığına, suç üstü halinin var olmadığına, sanığın uyuşturucu maddeyi rıazen vermesi nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın savunmalarının istikrar içerdiğine, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, savunma hakkının kısıtlandığına, ele geçen madde miktarının kullanım sınırları içerisinde kaldığına, içtihatlar tarafından belirlenen kriterlerin dosyada mevcut olmadığına, takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiğine yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın uyuşturucu madde sattığı iddiasına ilişkin olarak, İstihbari bilgi, olay tutanağı, sanık savunmaları, uzmanlık raporu ve tüm dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde sanığın uyuşturucu madde sattığına yönelik bilgi elde edilmesi üzerine çalışmalara başlandığı, sanığın cadde üzerinde görüldüğü, sanığın polisleri görmesi üzerine acele ile hareket etmeye başladığı, polis ekiplerince sanığın yanına gidilerek üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda, sanık üzerinde bulunan kullanım sınırı üzerindeki uyuşturucu maddeyi teslim ettiği, sanığın dava konusu dosyadan 14.03.2024 tarihinde tutuklandığı, dava dosyası içerisinde sanık hakkında 13.04.2024 suç tarihli Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/152390 soruşturma numaralı dosyasından da uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı soruşturma yürütüldüğünün tespit edildiği, her iki dosya arasında hukuki ve fiili bağlantının tespit edilebilmesi amacıyla, (her ne kadar temyize konu dava dosyasından sanığın tutuklandığı ve bu nedenle suç tarihi bu tarihten sonra bulunan dosyalarda hukuki ve fiili kesintinin gerçekleştiği kabul edilecek ise de, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/152390 soruşturma numaralı dosyasındaki suç tarihinin temyize konu dava dosyasının suç tarihinden önceki bir tarihte olabileceği ihtimalinin değerlendirilmesinin gerektiği) söz konusu soruşturma dosyasının dava dosyası içerisine alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 22.11.2024 tarihli ve 2024/2228 Esas, 2024/1663 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sanık hakkında tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesi, polisleri görünce aceleyle hareket eden ve üzerindeki kullanım sınırı üzerindeki uyuşturucuyu teslim eden sanığı uyuşturucu madde ticaretinden TCK 188/3, 4-a uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezasına mahkûm etti; Ankara BAM 3. Ceza Dairesi istinafı esastan reddetti. Temyiz incelemesinde Daire, sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/152390 soruşturma sayılı ayrı bir uyuşturucu ticareti soruşturmasının daha yürütüldüğünü tespit etti.
Hukuki İlke: Sanık hakkında aynı suçtan yürüyen başka bir soruşturma dosyası varsa ve o dosyadaki suç tarihinin temyize konu dosyanın suç tarihinden önce olma ihtimali bulunuyorsa, iki dosya arasındaki hukuki ve fiili bağlantı (kesinti) araştırılmadan hüküm kurulamaz; soruşturma dosyası getirtilip sonucuna göre karar verilmelidir.
Uygulama Sonucu: Daire, diğer soruşturma dosyası dava dosyasına alınmadan eksik araştırmayla hüküm kurulmasını hukuka aykırı bularak BAM kararını CMK 302/2 uyarınca Tebliğname'ye aykırı şekilde oy birliğiyle bozdu; ancak bozma nedenine göre tahliye taleplerini reddetti.
Dava Strateji Notu: Müvekkil hakkında aynı dönemde açılmış başka uyuşturucu soruşturması varsa bunu gizlemek yerine dosyaların birleştirilmesini/bağlantı incelemesini talep etmek lehe sonuç doğurabilir; bu emsal, tutuklama tarihiyle oluşan hukuki kesintinin hangi dosyaya ait olduğu netleşmeden verilen mahkûmiyetin bozulacağını gösteriyor.