Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/708 E. , 2026/2237 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/6104 E., 2024/3112 K. SUÇ : Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama HÜKÜM : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/708 E. , 2026/2237 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/6104 E., 2024/3112 K. SUÇ : Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama HÜKÜM : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dileklerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Gaziantep 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2024 tarihli ve 2024/197 Esas, 2024/101 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4-a. maddeleri uyarınca 15... ay hapis ve 36.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 28.11.2024 tarihli ve 2024/6104 Esas, 2024/3112 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafinin temyiz istemi, arama kararı bulunmadan kullanıcı tanık üzerinde arama yapılarak delil elde edilmesi nedeniyle usule aykırı delilin bulunduğuna, sanığın uyuşturucu madde satmadığına ve kullanıcı tanıktan uyuşturucu madde aldığına, sanığın samimi beyanları nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın uyuşturucu madde aldığını ahsı beyan ettiği ve aralarında buna ilişkin telefon konuşmalarının da bulunması nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığına yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın kullanıcı tanığa uyuşturucu madde sattığı iddiasına ilişkin olarak, 1.Olay tutanağı, kullanıcı tanık ifade ve teşhisleri, sanık savunmaları, uzmanlık raporu ve tüm dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde cadde üzerinde yoğun şekilde uyuşturucu madde ticareti yapıldığına dair bilgiler elde edilmesi üzerine yapılan fiziki takipte sanığın kullanıcı tanık ile buluşarak eline bir şeyler döktüğünün görüldüğü, olay sonrası kullanıcı tanık durdurulduğunda elinde uyuşturucu madde ele geçtiği, ele geçen maddeyi sanıktan aldığını beyan ederek teşhiste bulunduğu, sanığın alınan savunmalarında istikrarlı olarak kullanıcı tanığa birlikte kullanmak amacıyla madde verdiğini ikrar ettiği göz önüne alındığında, suçun sübut bulduğunun anlaşıldığı, bu nedenle ilk derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup; kullanıcı tanığın şüphe üzerine durdurulduğunda rızası ile maddeyi teslim ettiği bu nedenle maddenin ele geçme şeklinde hukuka aykırılık bulunmadığı, sanığın uyuşturucu madde aldığını beyan ettiği şahıs hakkında suç duyurusunda bulunulup sonucuna göre yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurularak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının sağlanabileceği, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı göz önüne alındığında sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda (2) ve (3) numaralı bentte belirtilen husus dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 2.Uyuşturucu madde ticaretinin gerçekleştiği yerin camiye olan uzaklığının 169 metre olduğunun tespit edilmesi ve mahkemece de bu şekilde kabul edilerek alt sınırdan uzaklaşılmak sureti ile hüküm kurulmasına rağmen uygulama kısmında 5237 sayılı Kanun'un188/4-b. maddesinin gösterilmemesi kanuna ve hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 3.Hükmün adli para cezasına ilişkin kısmında "ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin" ihtarının belirtilmemesi yasaya ve hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı bendlerde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 28.11.2024 tarihli ve 2024/6104 Esas, 2024/3112 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi kararının 1. Bendinin ikinci paragrafında yer alan "188/4-a" ibaresinin çıkarılarak yerine "188/4-a-b" ibaresinin eklenerek ve 1. Bendin beşinci paragrafında yer alan "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin" ibarelerini yazılması suretiyle hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 17.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Cadde üzerinde yoğun uyuşturucu satışı bilgisi üzerine yapılan fiziki takipte sanığın kullanıcı tanıkla buluşup eline bir şeyler döktüğü görülmüş, durdurulan tanığın elindeki maddeyi sanıktan aldığını beyan edip teşhiste bulunması ve sanığın birlikte kullanmak amacıyla madde verdiğini ikrar etmesi üzerine Gaziantep 13. Ağır Ceza Mahkemesi TCK 188/3, 4-a uyarınca hapis ve 36.000 TL adli para cezasına hükmetmişti; Gaziantep BAM 10. Ceza Dairesi istinafı esastan reddetti. Daire, satış yerinin camiye 169 metre mesafede kabul edilmesine rağmen uygulamada 188/4-b maddesinin gösterilmediğini ve hapse çevirme ihtarının eksik olduğunu saptadı.
Hukuki İlke: Mahkeme, suçun ibadethane yakınında işlendiğini kabul edip alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin etmişse, uygulanan kanun maddeleri arasında TCK 188/4-b'nin de gösterilmesi zorunludur; ayrıca sanığın madde aldığını söylediği kişi hakkında suç duyurusunun sonucuna göre yargılamanın yenilenmesi yoluyla etkin pişmanlık her zaman uygulanabileceğinden bu talep temyizde bozma nedeni yapılamaz.
Uygulama Sonucu: Daire, madde gösterme eksikliği ile ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarının yazılmamasını hukuka aykırı bulup kararı CMK 302/2 gereği bozdu; ancak bu hususlar yeniden yargılama gerektirmediğinden CMK 303 uyarınca '188/4-a' ibaresini '188/4-a-b' yaparak ve ihtarı ekleyerek hükmü düzelterek onadı, salıverilme talebini reddetti.
Dava Strateji Notu: Kullanıcı tanık teşhisi ve 'birlikte kullanım için verdim' ikrarı birleştiğinde satma/sağlama vasfı korunmaktadır; bu tür ikrarların 191 kapsamına çekilmesi zordur. Sanığın kendi tedarikçisini bildirmesi hâlinde etkin pişmanlık kapısının temyizde değil, suç duyurusu sonuçlandığında yargılamanın yenilenmesiyle açılacağı bu emsalle netleşmiştir; müdafiler süreci o kanaldan takip etmelidir.