Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/746 E. , 2025/2345 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3002 E., 2024/2923 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün tem
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/746 E. , 2025/2345 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3002 E., 2024/2923 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 18.09.2024 tarihli ve 2020/435 Esas, 2024/358 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 52/2-4, 58. ve 53. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ve 24.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi'nin, 24.10.2024 tarihli ve 2024/3002 Esas, 2024/2923 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi'nce kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemleri Suçun sübutuna, usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, uyuşturucu maddenin kişisel kullanım sınırında olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dava dosyası kapsamına göre, sanığın ikametinden uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin alınan istihbari bilgi üzerine, usulüne uygun alınan arama ve el Koyma kararına istinaden sanığın ikametinde yapılan aramada, poşet içinde daralı 6 kilo 340 gr gelen (net 2 kilo 400 gr) hint keneviri ele geçtiği, iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, tespit edilen uyuşturucu maddenin kişisel kullanım miktarının çok üzerinde olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanık hakkında kurulan hükümde, adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır cezayı içeren Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2003/216 Esas, 2008/256 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüş ise de; bu husus 5271 sayılı Kanun'un 303/1. maddesinin (f) bendi uyarınca, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi'nin, 24.10.2024 tarihli ve 2024/3002 Esas, 2024/2923 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilen Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 18.09.2024 tarihli ve 2020/435 Esas, 2024/358 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesinin (f) bendi gereği, tekerrür uygulamasının yapıldığı 4. numaralı paragrafın hükümden çıkartılarak, yerine "sanığın Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2003/216 Esas, 2008/256 Karar sayılı 21.04.2010 tarihinde kesinleşen ilamı ile mükerrir olması nedeniyle, sanık hakkında verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik uygulanmasına, ancak sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/109 Esas ve 2013/412 Karar sayılı ilamındaki ceza esas alınarak belirlenmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı, ikametinde yapılan aramada ele geçen daralı 6 kilo 340 gram (net 2 kilo 400 gram) hint keneviri nedeniyle TCK'nın 188/3. maddesinden 12 yıl hapis ve adli para cezasına mahkûm etmiş, İstanbul BAM 16. Ceza Dairesi istinafı reddetmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, adli sicildeki Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesi ilamının tekerrüre esas alınmadığını saptamıştır.
Hukuki İlke: Adli sicilde yer alan ve daha ağır cezayı içeren önceki mahkûmiyetin TCK'nın 58. maddesi kapsamında tekerrüre esas alınmaması hukuka aykırıdır; ancak bu eksiklik yeniden yargılama gerektirmediğinden CMK'nın 303/1-f maddesi uyarınca Yargıtay'ca düzeltilebilir.
Uygulama Sonucu: Düzeltilerek onama; ele geçen madde kişisel kullanım miktarının çok üzerinde bulunduğundan mahkûmiyet yerinde görülmüş, yalnızca tekerrür/mükerrirlere özgü infaz rejimi eklenerek hüküm onanmıştır.
Dava Strateji Notu: Tekerrür uygulamasının atlanması sanık lehine kazanılmış hak yaratmaz; Yargıtay bunu bozmadan düzeltebildiğinden, savunma önceki ilamın gerçekten tekerrüre esas olup olmadığını (kesinleşme tarihi, ceza türü) baştan denetlemelidir.